M.Rifat Hisarcıklıoğlu
Kamu Alımları Sempozyumu
20 Nisan 2006, Ankara
Sayın Bayındırlık ve İskan Bakanım,
Değerli Başkanlar,
Saygıdeğer Katılımcılar,
Kıymetli Basın Mensupları,
Hanımefendiler, Beyefendiler,
Sizleri, şahsım, ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu adına, saygıyla selamlıyorum.
Katılımcı demokrasi ve serbest piyasa ekonomisinin, uyum içinde çalışması denetleyici ve düzenleyici kurumların varlığına bağlıdır.
Siyasetten bağımsız, denetleyici ve düzenleyici kurumların varlığı, Türkiye için hayati önem taşımaktadır.
Türkiye 1980 sonrası dönemde girdiği liberalleşme sürecinde, son adımı da bu kurumları tesis ederek atmıştır.
Dolayısıyla, bu kurumları eleştirirken de, överken de, henüz emekleme çağında olduklarını, unutmamalıyız.
Kendilerinden bu aşamada, ne mucizevi nitelikte şeyler beklemeliyiz, ne de,
görevlerini yapmalarını engelleyecek gelişmelere, sessiz kalmalıyız.
Toplum olarak, bu kurumlara her açıdan, sahip çıkmalıyız.
Bu kapsamda, Kamu İhale Kurumu, hem mali disiplinin devamı, hem de rekabet ortamının sağlıklı ve düzgün işlemesi için, son derece önemlidir
Bilindiği gibi kamu alımları, bütün ülkelerde kalkınma planlarının ve kalkınma stratejilerinin, bir aracı olarak kullanılmaktadır.
Yılda 40 milyar doları bulan kamu alımlarında, rekabet tesis edilmedikçe, Türkiye’de de sürdürülebilir ekonomik kalkınma, mümkün değildir.
Tam tersine, bu büyük pazarda yaşanacak yolsuzluk ve israf, tüm ülke ekonomisini temelden sarsabilecek potansiyele sahiptir.
Kriz öncesi ekonomik düzenimizi bir hatırlayalım.
Siyasetçi, bir harcama veya yatırım kararı alırken, siyasi ranta öncelik veriyor.
Önce, bütçeye bir başlangıç ödeneği koyuyor.
Başlangıç ödeneğini bir koydu mu, gerisi kolay.
İhaleler düzenleniyor, büyük ihtimalle, ihaleyi siyasetçiye yakın biri kazanıyor.
Bütçede, yatırımın tamamını karşılayacak para olmadığı için, inşaat uzuyor, sürekli, değer artışları yapılıyor.
Sonuçta, devlet, ayağını yorganına göre uzatmadığı için, o yatırımın parası,
borçlanarak sağlanıyor.
Hazine, yüksek faizler veriyor, toplanan para, plansızca başlanmış siyasi yatırımlara, oradan da özel ceplere akıyor.
Sonunda elimizde, binlerce yarım kalmış yatırım projesi birikiyor.
İşte ,2001 krizine böyle geldik.
Bunun için, kamu ihale sistemi, ve Kamu İhale Kurumu, yolsuzluk doğuran, israfçı bir kamu yönetimi anlayışını değiştirmek için, elimize geçmiş büyük bir şanstır.
Kamu ihale sisteminin, kapsamının daraltılmasına rağmen, sadece 2004 yılında 12 milyar dolar, 2005’te ise, 20 milyar doları aşkın, harcama gerçekleştirilmiştir.
Meseleye, bu çerçeve içinde baktığımızda, Kamu İhale Kurumu’nun kapsamı, ve gerekliliği konusundaki tartışmaların, anlamsızlığı ortaya çıkmaktadır.
Sayın Bakanım,
Kamu alımlarında, bilgi ve iletişim teknolojisinden yararlanılması, çok etkili ve yaygın bir uygulamadır.
Hedef, en az iş yükü ve maliyetle, satın alma sistemidir.
Bu sayede, ihalelerde uygulama birliği, ve standart sağlanacaktır.
Bunun ötesinde, ciddi oranlarda tasarruf sağlanacaktır.
E-ihale sistemi uygulayan ülkeler, kamu alımları maliyetinde, yaklaşık yüzde 20 tasarruf sağlamışlardır.
Ülkemizde de beklenen tasarruf, yılda 8 milyar dolar civarındadır.
Öte yandan kamu ihalelerine katılanların tamamı, birliğimize bağlı meslek mensuplarıdır.
Türk iş dünyasının, tamamını temsil etmenin getirdiği sorumlulukla biz, bu konuda da, elimizi taşın altına koyuyor, ve Kamu İhale Kurumuyla birlikte, ortak çalışmalar yürütüyoruz..
Bu çerçevede, Ekonomi ve Teknoloji Üniversitemizle, Kamu İhale Kurumu arasında, geçtiğimiz eylül ayında bir protokol imzaladık.
Böylece, kamu alımları politikasının belirlenmesi, yönlendirilmesi, değerlendirilmesi, ve çeşitli eğitim programlarının düzenlenmesi konularında, ortak çalışmalar yapılmaktadır.
Ayrıca Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, ve Kamu İhale Kurumu arasında da işbirliği protokolü imzaladık.
Böylece birliğimize bağlı birimler tarafından düzenlenen, bilgi ve belgelerin, elektronik ortamda paylaşılması konusunda iş birliğine gittik.
Çünkü biz, sadece sorunları, ve sıkıntıları dile getirmenin, yeterli olmadığına, bu sorunların aşılması için, çözüm ortağı olmamız gerektiğine inanıyoruz.
Bürokrasinin en aza indirilmesi; kamuoyunda, kamu alımları konusunda yaşanan tereddütlerin azaltılması için, bu projelerde başarılı olmamız gerektiğini de biliyoruz.
Sayın Bakanım,
Kamu alımları sistemimizde yapılan reformlarla, getirilen kurumsal yapının güçlendirilerek korunması çok önemlidir.
Uygulamaları ve iç işleyişi bakımından bağımsız ve tarafsız bir kurumun varlığı, bu alanda ortaya çıkacak sapma ve yolsuzluklarla mücadele açısından çok önemlidir.
İşadamları açısından da şikayet mekanizması, hak ve menfaatlerini korumada, yardımcı olacak önemli bir araçtır.
Ancak unutmamamız gereken şey reform sürecinin asla bitmemesi gerektiğidir.
Zira tüm dünyada, kamu yönetimi anlayışı ve uygulamaları, sürekli gelişmekte ve yeniliklere ihtiyaç duyulmaktadır.
Türkiye kamu alımları noktasında bu gelişim ve değişimi bir ölçüde yakalamıştır.
Ancak reformlar devam etmelidir.
Sosyal, çevresel, ekonomik ve teknolojik gerçeklerle uyumlu politika unsurları bir an önce netleştirilmelidir.
Ben bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, Kamu İhale Kurulu Başkan Vekili Sayın Adnan Zengin’e ve Kurul Üyelerine, hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum.
2. Uluslar arası Kamu Alımları Sempozyumu’nun, başarılı ve faydalı geçmesini dileyerek, hepinizi saygıyla selamlıyorum.