BANKACILIK KANUNU
| R.G. Tarih: | 01/11/2005 | R.G.Sayı: | 25983/m | |||
| 4734 ile İlgili Maddeler: | Madde 106, Madde 111 |
|||||
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
Amaç
MADDE
1. — Bu Kanunun amacı, finansal piyasalarda güven ve istikrarın
sağlanmasına, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasına, tasarruf
sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunmasına ilişkin usûl ve esasları
düzenlemektir.
Kapsam
MADDE
2. — Türkiye'de kurulu mevduat bankaları, katılım bankaları, kalkınma ve
yatırım bankaları, yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki
şubeleri, finansal holding şirketleri, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye
Katılım Bankaları Birliği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu ve bunların faaliyetleri bu Kanun hükümlerine tâbidir.
Özel kanunlarla kurulmuş olan bankalar
hakkında da kanunlarında yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun
hükümleri uygulanır.
Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde
genel hükümler tatbik olunur.
Tanımlar
ve kısaltmalar
MADDE
3. — Bu Kanunun uygulanmasında;
İlişkili Bakan: Başbakan veya
görevlendireceği Devlet Bakanını,
Kurul: Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulunu,
Kurum: Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumunu,
Başkan: Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulu Başkanını,
Merkez Bankası: Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası Anonim Şirketini,
Fon: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunu,
Fon Kurulu: Tasarruf Mevduatı Sigorta
Fonu Kurulunu,
Fon Başkanı: Tasarruf Mevduatı Sigorta
Fonu Kurulu Başkanını,
Kredi kuruluşu: Mevduat bankalarını ve
katılım bankalarını,
Kuruluş birlikleri: Türkiye Bankalar
Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliğini,
Banka: Mevduat bankaları ve katılım
bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarını,
Mevduat bankası: Bu Kanuna göre kendi
nam ve hesabına mevduat kabul etmek ve kredi kullandırmak esas olmak üzere
faaliyet gösteren kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki
kuruluşların Türkiye'deki şubelerini,
Katılım bankası: Bu Kanuna göre özel
cari ve katılma hesapları yoluyla fon toplamak ve kredi kullandırmak esas olmak
üzere faaliyet gösteren kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki
kuruluşların Türkiye'deki şubelerini,
Kalkınma ve yatırım bankası: Bu Kanuna
göre mevduat veya katılım fonu kabul etme dışında; kredi kullandırmak esas
olmak üzere faaliyet gösteren ve/veya özel kanunlarla kendilerine verilen
görevleri yerine getiren kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki
kuruluşların Türkiye'deki şubelerini,
Finansal holding şirketi: İçlerinden
en az bir tanesi bir kredi kuruluşu olmak şartıyla bağlı ortaklıklarının tümü
veya çoğunluğu kredi kuruluşu veya finansal kuruluş olan şirketi,
Şube: Elektronik işlem cihazlarından
ibaret birimler hariç olmak üzere, bankaların bağımlı bir parçasını oluşturan
ve bu kuruluşların faaliyetlerinin tamamını veya bir kısmını kendi başına
yapan, sabit ya da seyyar bürolar gibi her türlü işyerini,
Merkez şube: Yurt dışında kurulu bir
bankanın Türkiye'de açtığı şubeyi, birden fazla şubenin olması hâlinde ise
Kuruma bildirilecek ve Kurulca onaylanacak şubeyi,
Fon bankası: Mülga 3182 sayılı
Bankalar Kanunu, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanunu
ve bu Kanun uyarınca temettü hariç ortaklık hakları ile yönetimi ve denetimi
Fona intikal eden bankalar ile Fonun çoğunluk hissesine sahip olduğu bankaları,
Finansal kuruluş: Kredi kuruluşları
dışında kalan ve sigortacılık, bireysel emeklilik veya sermaye piyasası
faaliyetlerinde bulunmak veya bu Kanunda yer alan faaliyet konularından en az
birini yürütmek üzere kurulan kuruluşlar ile kalkınma ve yatırım bankaları ve
finansal holding şirketlerini,
Kontrol: Bir tüzel kişinin;
sermayesinin, asgarî yüzde ellibirine sahip olma şartı aranmaksızın,
çoğunluğuna doğrudan veya dolaylı olarak sahip olunması veya bu çoğunluğa sahip
olunmamakla birlikte imtiyazlı hisselerin elde bulundurulması veya diğer
hissedarlarla yapılan anlaşmalara istinaden oy hakkının çoğunluğu üzerinde
tasarrufta bulunulması suretiyle veya herhangi bir suretle yönetim kurulu
üyelerinin karara esas çoğunluğunu atayabilme ya da görevden alma gücünün elde
bulundurulmasını,
Ana ortaklık: Kontrolündeki
ortaklıklar ile Kurul tarafından belirlenen usûl ve esaslarla tanımlanan
ortaklıkların finansal tablolarını kendi nezdinde konsolide eden banka veya
finansal holding şirketini,
Bağlı ortaklık: Ana ortaklığın
kontrolü altında faaliyet gösteren ortaklıkları,
Nitelikli pay: Bir ortaklığın
sermayesinin veya oy haklarının doğrudan veya dolaylı olarak yüzde on veya daha
fazlasını teşkil eden paylar ile bu oranın altında olsa dahi yönetim
kurullarına üye belirleme imtiyazı veren payları,
Hâkim ortak: Bir ortaklığı doğrudan ya
da dolaylı olarak, tek başına veya birlikte kontrol eden gerçek veya tüzel
kişiyi,
Yöneticiler: Bankanın yönetim kurulu,
denetim komitesi ve kredi komitesi başkan ve üyeleri ile genel müdür, genel
müdür yardımcıları ve imza yetkisine sahip mensuplarından; bölge müdürleri,
şube müdürleri ve genel müdürlük merkez teşkilatında yer alan bölüm, kısım,
grup ve bunlara eşdeğer isimler altında faaliyet gösteren birimlerin
yöneticilerini,
Mevduat: Yazılı ya da sözlü olarak
veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz
karşılığında, istendiğinde ya da belli bir vadede geri ödenmek üzere kabul
edilen parayı,
Tasarruf mevduatı: Mevduat bankaları
nezdinde açtırılan, gerçek kişilere ait ve münhasıran çek keşide edilmesi
dışında ticari işlemlere konu olmayan mevduat hesaplarını,
Özel cari hesap: Katılım bankalarında
açılabilen ve istenildiğinde kısmen veya tamamen her an geri çekilebilme özelliği
taşıyan ve karşılığında hesap sahibine herhangi bir getiri ödenmeyen fonların
oluşturduğu hesapları,
Katılma hesabı: Katılım bankalarına
yatırılan fonların bu kurumlarca kullandırılmasından doğacak kâr veya zarara
katılma sonucunu veren, karşılığında hesap sahibine önceden belirlenmiş
herhangi bir getiri ödenmeyen ve anaparanın aynen geri ödenmesi garanti
edilmeyen fonların oluşturduğu hesapları,
Katılım fonu: Katılım bankaları
nezdinde açtırılan gerçek ve tüzel kişilere ait özel cari hesap ve katılma
hesaplarında yer alan parayı,
Destek hizmeti kuruluşu: Kurulca
belirlenecek esaslar çerçevesinde Merkez Bankası tarafından kurulmuş ya da
Merkez Bankası bünyesinde faaliyet gösterenler ile Sermaye Piyasası Kurulunun
denetiminde bulunan takas, saklama ve merkezi kayıt hizmeti kuruluşları hariç,
bu Kanun kapsamındaki kuruluşlara ana hizmetlerinin uzantısı veya tamamlayıcısı
niteliğinde hizmet veren kuruluşları,
Kıyı bankacılığı: Bankacılık
faaliyetleri, kurulu bulunulan ülke harici ile sınırlı tutulan veya ülke
genelinde uygulanan ekonomik ve malî mevzuata tâbi olmayan ya da kurulu
bulunulan ülkede yerleşik olanlardan mevduat ve fon kabulünün yasaklandığı
bankacılığı,
İfade eder.
Faaliyet
konuları
MADDE
4. — Bankalar, diğer kanunlarda öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla
aşağıda belirtilen faaliyetleri gerçekleştirebilirler:
a) Mevduat kabulü.
b) Katılım fonu kabulü.
c) Nakdî, gayrinakdî her cins ve
surette kredi verme işlemleri.
d) Nakdî ve kaydî ödeme ve fon
transferi işlemleri, muhabir bankacılık veya çek hesaplarının kullanılması
dahil her türlü ödeme ve tahsilat işlemleri.
e) Çek ve diğer kambiyo senetlerinin
iştirası işlemleri.
f) Saklama hizmetleri.
g) Kredi kartları, banka kartları ve
seyahat çekleri gibi ödeme vasıtalarının ihracı ve bunlarla ilgili
faaliyetlerin yürütülmesi işlemleri.
h) Efektif dahil kambiyo işlemleri;
para piyasası araçlarının alım ve satımı; kıymetli maden ve taşların alımı,
satımı veya bunların emanete alınması işlemleri.
i) Ekonomik ve finansal göstergelere,
sermaye piyasası araçlarına, mala, kıymetli madenlere ve dövize dayalı; vadeli
işlem sözleşmelerinin, opsiyon sözleşmelerinin, birden fazla türev aracı içeren
basit veya karmaşık yapıdaki finansal araçların alımı, satımı ve aracılık
işlemleri.
j) Sermaye piyasası araçlarının alım
ve satımı ile geri alım veya tekrar satım taahhüdü işlemleri.
k) Sermaye piyasası araçlarının ihraç
veya halka arz yoluyla satışına aracılık işlemleri.
l) Daha önce ihraç edilmiş olan
sermaye piyasası araçlarının aracılık maksadıyla alım satımının yürütülmesi
işlemleri.
m) Başkaları lehine teminat, garanti
ve sair yükümlülüklerin üstlenilmesi işlemleri gibi garanti işleri.
n) Yatırım danışmanlığı işlemleri.
o) Portföy işletmeciliği ve yönetimi.
p) Hazine Müsteşarlığı ve/veya Merkez
Bankası ve kuruluş birlikleri nezdinde oluşturulan bir sözleşme kapsamında
üstlenilen yükümlülükler çerçevesinde alım satım işlemlerine ilişkin piyasa
yapıcılığı.
r) Faktöring ve forfaiting işlemleri.
s) Bankalararası piyasada para alım
satımı işlemlerine aracılık.
t) Finansal kiralama işlemleri.
u) Sigorta acenteliği ve
bireysel emeklilik aracılık hizmetleri.
v) Kurulca belirlenecek diğer
faaliyetler.
Mevduat bankaları birinci fıkranın (b)
ve (t), katılım bankaları (a), kalkınma ve yatırım bankaları (a) ve (b)
bentlerinde belirtilen faaliyetleri gerçekleştiremezler.
Dolaylı
pay sahipliği
MADDE
5. — Bu Kanunun uygulanmasında, gerçek kişilere ait dolaylı pay
sahipliğinin belirlenmesinde, bir gerçek kişi ile eş ve çocuklarına ve bunların
sınırsız sorumlulukla katıldıkları ortaklıklara veya bu kişi veya ortaklıkların
ayrı ayrı veya birlikte kontrol ettikleri ortaklıklara ait paylar birlikte
dikkate alınır. Tüzel kişilere ait dolaylı pay sahipliğinin belirlenmesinde,
bunlara ait paylar ile bunların kontrol ettikleri ortaklıklara ait paylar
birlikte hesaplanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl
ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
İKİNCİ KISIM
İzne Tâbi İşlemler
BİRİNCİ
BÖLÜM
Kuruluş
ve Faaliyet İzinleri
Kuruluş
veya Türkiye'de şube ve temsilcilik açma izni
MADDE
6. — Türkiye'de bir bankanın kurulmasına veya yurt dışında kurulmuş bir
bankanın Türkiye'deki ilk şubesinin açılmasına, bu Kanunda öngörülen şartların
yerine getirilmesi kaydıyla Kurulun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla
alınacak kararla izin verilir.
İzin için yapılacak başvurulara ve
iznin verilmesine ilişkin usûl ve esaslar Kurulca çıkarılacak yönetmelikle
belirlenir. İzne ilişkin karar, başvurunun yapıldığı ya da başvuruda eksiklik
bulunması hâlinde, istenilen bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihten itibaren
üç ay içinde ilgiliye bildirilir. Eksikliklerin altı ay içinde giderilmemesi
hâlinde başvuru geçersiz hale gelir.
Türkiye'de münhasıran kıyı bankacılığı
faaliyetinde bulunmak üzere banka kurulması veya yurt dışında kurulu bankalarca
bu amaçla şube açılması, bunların faaliyet alanları ile finansal raporlama ve
denetim usûlleri ve faaliyetlerinin geçici veya sürekli olarak durdurulması
hususları Kurul kararıyla belirlenir.
Yurt dışında kurulu bankalar, mevduat
veya katılım fonu kabul etmemek ve Kurulca belirlenecek esaslara göre faaliyet
göstermek kaydıyla, Kurulun izni ile Türkiye'de temsilcilik açabilirler.
Kuruluş
şartları
MADDE
7. — Türkiye'de kurulacak bir bankanın;
a) Anonim şirket şeklinde kurulması,
b) Hisse senetlerinin nakit karşılığı
çıkarılması ve tamamının nama yazılı olması,
c) Kurucularının bu Kanunda belirtilen
şartları haiz olması,
d) Yönetim kurulu üyelerinin bu
Kanunun kurumsal yönetim hükümlerinde belirtilen nitelikleri ve plânlanan
faaliyetleri gerçekleştirebilecek meslekî tecrübeyi haiz olması,
e) Öngörülen faaliyet konularının
plânlanan malî, yönetim ve organizasyon yapısı ile uyumlu olması,
f) Nakden ve her türlü muvazaadan âri
olarak ödenmiş sermayesinin en az otuzmilyon Yeni Türk Lirası olması,
g) Ana sözleşmesinin bu Kanun
hükümlerine uygun olması,
h) Kurumun etkin denetimini
engellemeyecek şeffaf ve açık bir ortaklık yapısı ve organizasyon şemasına
sahip olması,
i) Konsolide denetimini engelleyici
nitelikte herhangi bir hususun bulunmaması,
j) Öngörülen faaliyet konularına ait
iş plânlarını, kuruluşun malî yapısı ile ilgili projeksiyonlarını sermaye
yeterliliğini de içerecek şekilde, ilk üç yıl için bütçe plânını ve yapısal
örgütlenmesini gösteren bir faaliyet programını iç kontrol, risk yönetimi ve iç
denetim sistemi de dahil olmak üzere ibraz etmesi,
Şarttır.
Kalkınma ve yatırım bankaları için
ödenmiş sermaye, birinci fıkranın (f) bendinde belirtilen tutarın üçte
ikisinden az olamaz.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl
ve esaslar Kurulca belirlenir.
Kurucularda
aranan şartlar
MADDE
8. — Bankaların kurucu ortaklarının;
a) 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
hükümlerine göre müflis olmaması, konkordato ilân etmiş olmaması, uzlaşma
suretiyle yeniden yapılandırma başvurusunun tasdik edilmiş olmaması ya da
hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilmiş olmaması,
b) Bu Kanunun 71 inci maddesi
uygulanan bankalarda veya bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Fona
devredilmiş olan bankalarda nitelikli paya sahip olmaması veya kontrolü elinde
bulundurmaması,
c) Tasfiyeye tâbi tutulan bankerler
ile iradî tasfiye haricinde tasfiyeye tâbi tutulan finansal kuruluşlarda,
faaliyet izni kaldırılan kalkınma ve yatırım bankalarında, ortaklarının temettü
hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden veya
bankacılık yapma ve mevduat ve katılım fonu kabul etme izin ve yetkileri
kaldırılan kredi kuruluşlarında, Fona
intikalinden veya bankacılık
yapma ve mevduat ve katılım fonu kabul etme izin ve yetkileri kaldırılmadan
önce nitelikli paya sahip olmaması veya kontrolü elinde bulundurmaması,
d) Taksirli suçlar hariç olmak üzere
affa uğramış olsalar bile mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ve diğer kanunlar
uyarınca ağır hapis veya beş yıldan fazla hapis, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve
diğer kanunlar uyarınca üç yıldan fazla hapis cezasıyla cezalandırılmamış
olması veya mülga 3182 sayılı Bankalar Kanununun, bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun, bu Kanunun ve 2499 sayılı Sermaye
Piyasası Kanununun ve ödünç para verme işleri hakkında mevzuatın hapis cezası
gerektiren hükümlerine muhalefet yahut mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5237
sayılı Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunlar uyarınca basit veya nitelikli
zimmet, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı
kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık
suçları, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, karapara aklama veya
Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile Devlet sırlarını açığa vurma,
Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar,
Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine
karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlar, vergi kaçakçılığı
suçlarından veya bu suçlara iştirakten hükümlü bulunmaması,
e) Gerekli malî güç ve itibara sahip
bulunması,
f) İşin gerektirdiği dürüstlük ve
yeterliliğe sahip olması,
g) Tüzel kişi olması hâlinde, risk
grubu ile birlikte ortaklık yapısının şeffaf ve açık olması,
Şarttır.
Bankaların tüzel kişi kurucu
ortaklarının doğrudan veya dolaylı olarak nitelikli paya sahip gerçek kişi
ortaklarının bu maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) ve (f)
bentlerinde yer alan şartları taşıması gerekir.
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası
anlaşmalarla kurulmuş çok taraflı kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar
hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uygulanmaz.
Merkezi
yurt dışında bulunan bankaların Türkiye'de şube açma şartları
MADDE
9. — Kurulca belirlenen usûl ve esaslar çerçevesinde gerekli izni alarak
Türkiye'de şube açmak suretiyle faaliyet gösterecek yurt dışında kurulu bir
bankanın;
a) Merkezinin bulunduğu ülkede esas
faaliyetlerinde yasaklamanın bulunmamış olması,
b) Merkezinin bulunduğu ülkenin
yetkili denetim merciinin Türkiye'de faaliyet göstermesine ilişkin olumsuz
görüşünün bulunmaması,
c) Ödenmiş sermayesinin Türkiye'ye
tahsis edilen kısmının 7 nci maddede belirtilen miktardan az olmaması,
d) Müdürler kurulu üyelerinin,
kurumsal yönetim hükümlerinde belirtilen şartları ve plânlanan faaliyetleri
gerçekleştirebilecek meslekî tecrübeyi haiz olmaları,
e) İzin kapsamındaki faaliyet
konularına ait iş plânlarını, ilk üç yıl için bütçe plânını ve yapısal
örgütlenmesini gösteren bir faaliyet programını ibraz etmesi,
f) Dahil olduğu grubun ortaklık
yapısının şeffaf ve açık olması,
Şarttır.
Merkezinin bulunduğu ülkedeki yerel
düzenlemelere aykırılıkları nedeniyle faaliyeti yasaklanan konularda faaliyet
izni verilmez.
Faaliyet
izni
MADDE
10. — Bu Kanunun 6 ncı maddesi çerçevesinde kuruluş veya Türkiye'de şube
açma izni alan bankaların, Kuruldan ayrıca faaliyet izni alması şarttır. Bir
beyanname ile yapılacak başvuru üzerine verilecek izin, Kurul tarafından aksi
kararlaştırılmış olmadıkça, 4 üncü maddede belirtilen bütün faaliyetleri aynı
maddenin son fıkrasındaki sınırlamalar çerçevesinde kapsar. Verilen faaliyet
izinleri Resmî Gazetede yayımlanır. Kararın, ilk izin başvurusunun yapıldığı
tarihten itibaren en geç üç ay içinde verilmesi gerekir.
Kurum, bu Kanun ve bu Kanuna
dayanılarak yapılan düzenlemelerdeki şartları taşımayanlara gerekli
düzeltmeleri yapmaları ve eksiklikleri tamamlamaları için altı ayı geçmemek
üzere süre verir. Bu süre içinde yeniden başvuranlar hakkında yapılan inceleme
sonucunda durumları uygun bulunmayanlara verilmiş olan kuruluş izni geçersiz
olur ve sonuç yazılı olarak bildirilir. Kuruluş izni almış olan bankaların
faaliyete geçebilmesi için;
a) Sermayesinin nakit olarak ödenmiş
ve plânlanan faaliyetleri gerçekleştirebilecek düzeyde olması,
b) Kurucuları tarafından 7 nci maddede
belirtilen asgarî sermayenin yüzde onu tutarındaki sisteme giriş payının en az
dörtte birinin Fon hesabına yatırıldığına dair belgenin ibraz edilmesi,
c) Faaliyetlerinin kurumsal yönetim
hükümlerine uygunluğunu sağlaması ve yeterli personel ve teknik donanıma sahip
olması,
d) Yöneticilerinin, kurumsal yönetim
hükümlerinde belirtilen nitelikleri haiz olması,
e) Kurulca faaliyet konularını
yürütebilecek yeterliliğe sahip olunduğu kanaatine varılması,
Gerekir.
Sisteme giriş payının ödenmeyen
kısmının, faaliyete geçiş tarihinden itibaren Kurulca belirlenecek ödeme plânı
çerçevesinde Fon hesabına yatırılacağına ilişkin taahhütnamenin Kuruma ibrazı
zorunludur. Sisteme giriş payı bir defaya mahsus olmak üzere alınır. Banka
hissedarları sisteme giriş payının ödenmesinden müteselsilen sorumludurlar.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl
ve esasları belirlemeye Kurul yetkilidir.
Kuruluş
izninin iptali
MADDE
11. — Bir bankanın kuruluş izni;
a) İznin gerçeğe aykırı beyanlarla
alınmış olması,
b) Kuruluş izninin verildiği tarihten
itibaren dokuz ay içerisinde faaliyet izni için başvurulmaması,
c) Kuruluş izninden vazgeçildiğinin
beyan edilmesi,
d) İznin verilmesinde aranan
şartların, faaliyete geçilinceye kadar kaybedilmesi,
e) Faaliyet izni alınamamış olması,
f) İradi olarak bu Kanunun 4 üncü
maddesinde belirtilen faaliyetlerin tümünden vazgeçilmesi ve iradi tasfiyenin
tamamlanması,
g) Devrolunan bankanın birleşme veya
bölünme işlemlerinin tamamlanması,
h) Bu Kanunun 106 ncı maddesi
kapsamında tasfiye veya iflas takibatının tamamlanması,
Hâllerinden herhangi birinin gerçekleşmesi
durumunda, Kurulun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla alınan kararla iptal
edilir.
Faaliyet
izninin iptali veya sınırlandırılması
MADDE
12. — Bir bankanın, faaliyet izninin gerçeğe aykırı beyanlarla alınmış
olması veya faaliyet izninin alınmasından itibaren altı ay içinde faaliyete
geçilmemesi ya da bir yıl içinde kesintisiz altı ay süre ile faaliyette
bulunulmamış olması hâlinde faaliyet izni iptal edilir. Faaliyet izninin
alındığı tarihten itibaren bir ay içerisinde ilgili kuruluş birliğine üye
olunmaması veya sisteme giriş payının kalan taksitlerinin Fon hesabına
yatırılmamış olması ve bu yükümlülüklerin Kurum tarafından yapılan uyarıya
rağmen yerine getirilmemesi durumunda, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentleri dışında kalan faaliyet konuları Kurulca tek tek
sınırlanabilir.
Bu kararlar ilgililere yazılı olarak
bildirilir ve Resmî Gazetede yayımlanır.
Türkiye'de şubesi bulunan yurt dışında
kurulu bankaların, kurulu bulundukları ülkede herhangi bir nedenle faaliyet
izninin kaldırılması, faaliyetlerinin durdurulması, iflas veya tasfiyelerine
karar verilmesi veya konkordato ilân etmeleri hâlinde, bunların Türkiye'deki
şubelerinin faaliyet izinleri Kurul tarafından kaldırılır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) veya (b) bentleri kapsamında bir kredi kuruluşuna verilen
yetkinin Kurul tarafından kaldırılması, faaliyet izninin kaldırılması
hükmündedir.
Yurt
içinde şube açma
MADDE
13. — Kurulca belirlenecek esaslara ve bu Kanunda yer alan kurumsal yönetim
hükümleri ile koruyucu hükümlere uyulmuş olması ve Kuruma bildirilmesi şartıyla
bankalarca yurt içinde şube açılması serbesttir.
Sınır
ötesi faaliyetler
MADDE
14. — Türkiye'de kurulan bankaların, kıyı bankacılığı bölgeleri de dahil
olmak üzere yurt dışında şube veya temsilcilik açmaları, ortaklık kurmaları
veya kurulmuş ortaklıklara katılmaları, bu Kanunda yer alan kurumsal yönetim
hükümleri ile koruyucu hükümlere ve Kurulca belirlenecek esaslara uyulması
kaydıyla Kurulun iznine tâbidir.
Bağımsız denetim, değerleme, derecelendirme ve destek hizmeti
kuruluşlarının yetkilendirme izni
MADDE
15. — Bankaların bağımsız denetim, değerleme, derecelendirme ve destek
hizmeti faaliyetlerini gerçekleştirecek olan kuruluşların yetkilendirilmesine,
yetkilerinin geçici veya sürekli olarak kaldırılmasına Kurulca karar verilir.
Buna ilişkin usûl ve esaslar ilgili meslek birliklerinin görüşü alınarak
Kurulca belirlenir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Ana
Sözleşmeye İlişkin Hükümler
Ana
sözleşme değişiklikleri
MADDE
16. — Bankaların ana sözleşme değişikliklerinde Kurumun uygun görüşü
aranır. Kurumca uygun görülmeyen değişiklikler genel kurulda karara bağlanamaz.
Kurumun uygun görüşü alınmaksızın yapılan ana sözleşme değişiklikleri Ticaret
Siciline tescil edilemez. Ana sözleşme değişikliği için bu Kanun ve ilgili
diğer mevzuatta öngörülen izin, onay veya olumlu görüş başvuruları, yetkili
mercilerce onbeş iş günü içinde cevaplandırılır.
Bankalar ana sözleşmelerini güncel
olarak internet sayfalarında yayınlar. Ana sözleşmelerin güncelleştirilmesi,
değişikliklerin gerçekleştiği tarihten itibaren on iş günü içerisinde yapılmak
zorundadır.
Sermaye
artırımları
MADDE
17. — Sermaye artırımlarının, her türlü muvazaadan âri olarak, ilgili
mevzuatla ilâve edilmesine izin verilen kaynaklar hariç, iç kaynaklara
başvurulmadan nakden ödenmesi şarttır. Sermaye artırımının Ticaret Siciline
tescil edilmesinde Kurumun uygun görüşü aranır.
Sermayenin mevzuata aykırı olarak
artırıldığı tespit edilen kısmı, özkaynak hesabında dikkate alınmaz.
Bu madde kapsamında sermaye artırımına
ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Pay
edinim ve devirleri
MADDE
18. — Bir kişinin, bir bankada doğrudan veya dolaylı pay sahipliği yoluyla
sermayenin yüzde onunu ve daha fazlasını temsil eden payları edinmesi veya bir
ortağa ait doğrudan veya dolaylı payların sermayenin yüzde on, yüzde yirmi,
yüzde otuzüç veya yüzde ellisini aşması sonucunu veren pay edinimleri ile bir
ortağa ait payların, bu oranların altına düşmesi sonucunu veren pay devirleri
Kurulun iznine tâbidir.
Yönetim kuruluna veya denetim
komitesine üye belirleme imtiyazı veren payların tesisi, devri veya yeni
imtiyazlı pay ihracı yukarıdaki oransal sınırlara bakılmaksızın Kurulun iznine
tâbidir.
Bu izinlerin verilmesinde, bankanın
devralınan hisselerinin nominal değerinin yüzde biri oranında devir payının
devralan tarafından Fona yatırılması zorunludur.
Ortak sayısının beşten aşağı düşmesine
yol açan işlemler ile izin alınmadan yapılan pay devirleri pay defterine
kaydolunmaz. Bu hükme aykırı olarak pay defterine yapılan kayıtlar hükümsüzdür.
Oy hakkı edinilmesi ve hisseler üzerinde intifa hakkı tesisinde de bu hüküm
uygulanır.
Nitelikli paya sahip olan ortakların
kurucularda aranan nitelikleri taşıması şarttır. Kurucularda aranan nitelikleri
kaybeden nitelikli paya sahip ortaklar temettü dışındaki ortaklık haklarından
yararlanamaz. Bu halde, diğer ortaklık hakları Kurumun bildirimi üzerine Fon
tarafından kullanılır. Bu ortaklar sermayedeki doğrudan ve dolaylı payları
yüzde onun altına düşene kadar rüçhan haklarını kullanamazlar.
Bir bankanın sermayesinin yüzde on
veya daha fazlasına sahip olan tüzel kişilerin paylarının doğrudan veya dolaylı
olarak birinci fıkrada belirtilen oranlar veya esaslar dahilinde el
değiştirmesi, devralacak ortağın kurucularda aranan nitelikleri taşıması
şartıyla Kurulun iznine tâbidir.
Kurulun izni olmadan payların
devredilmesi hâlinde, bu paylara ait temettü hariç ortaklık hakları Fon
tarafından kullanılır.
Hisseleri borsada işlem gören
bankaların hisselerinin borsadan alınması ve bir bankanın hisselerinin 2004
sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre icra dairesinden satın alınması
durumunda gerçekleştirilecek işlemlere ve bu maddenin uygulanmasına dair usûl
ve esaslar Kurulca belirlenir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Birleşme,
Bölünme, Hisse Değişimi ve İradi Tasfiye
Birleşme,
bölünme ve hisse değişimi
MADDE
19. — Türkiye'de faaliyette bulunan bankalardan birinin; diğer bir veya
birkaç banka veya finansal kuruluş ile birleşmesi veya bütün aktif ve pasifi
ile diğer hak ve yükümlülüklerini Türkiye'de faaliyette bulunan diğer bir
bankaya devretmesi, bütün aktif ve pasifleri ile diğer hak ve yükümlülüklerini
devir alması veya bölünmesi ya da hisse değişimi Kurulun iznine bağlıdır. İzin
tarihinden itibaren üç ay içinde ilgili bankaların yetkili organlarınca karar
alınarak gerekli işlemlere geçilmediği takdirde, verilen izin geçersiz olur.
Bankaların bu Kanun hükümlerine göre birleşme, bölünme ve devirlerinde 6762
sayılı Türk Ticaret Kanunu ile devir veya birleşmeye konu bankaların toplam
aktiflerinin sektör içindeki paylarının yüzde yirmiyi geçmemesi kaydıyla 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 7, 10 ve 11 inci maddeleri
hükümleri uygulanmaz. Birleşme veya devir işleminin kesinleşmesini müteakip,
devredilen kuruluşun bütün aktif ve pasifleri ile diğer hak ve yükümlülükleri
devralan bankaya geçer ve devredilen kuruluşun tüzel kişiliği sona ererek kaydı
Ticaret Sicilinden silinir.
Bu madde hükmünün uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.
İradi
tasfiye
MADDE
20. — Bankaların faaliyetlerine son vermeleri ve tasfiyeleri Kurulun iznine
ve Kurumun denetimine tâbidir.
Türkiye'de faaliyette bulunan bankalar
faaliyetlerine son vermek ve bunları tasfiye etmek istedikleri takdirde, durumu
Türkiye çapında basımı ve dağıtımı yapılan en az iki gazete ile ilân ve mevduat
sahipleri veya katılım fonu sahipleri ile alacaklılarına veya bu durumda
sayılabilecek kişi ve kurumlara tebliğ ederek ellerinde bulunan aynî ve nakdî
her türlü mevduat veya katılım fonu ile emanet ve cari hesap bakiyelerini ve
sair borçlarını, vadeli olsalar bile vadelerini beklemeksizin iki ay içinde
iadeye ve bu süre içerisinde sahibi başvurmayan aynî ve nakdî her türlü
mevduat, katılım fonu, emanet ve alacakları Kuruma tevdi etmeye mecburdurlar.
Kurum, bu suretle verilen değerleri, takip eden yıl başından başlamak üzere on
yıl süre ile her yıl başında usûlüne göre ilan etmek suretiyle saklar. Son ilân
tarihinden itibaren altı ay içinde aranmayan bu değerler Fona gelir kaydolunur.
Bu madde hükmünün uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
İzin
Başvurularının Reddi
İzin
başvurularının reddi
MADDE
21. — Bu Kanun hükümleri uyarınca Kuruma yapılan izin başvuruları;
denetimin etkin bir şekilde ifa edilmesine engel olabilecek nitelikte doğrudan
veya dolaylı herhangi bir ilişkinin varlığı veya izne tâbi işlem için öngörülen
koşulların, niteliklerin, yeterliliklerin izin başvurusu esnasında ya da değerlendirme
sürecinde sağlanamaması veya kaybedilmesi hâlinde Kurulca reddedilir. Ret
kararları ilgililere gerekçeli olarak bildirilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Kurumsal Yönetim
BİRİNCİ
BÖLÜM
Yönetim
Kurumsal
yönetim ilkeleri
MADDE
22. — Kurumsal yönetime ilişkin yapı ve süreçler ve bunlara ilişkin ilkeler
Sermaye Piyasası Kurulu ile kuruluş birliklerinin de görüşü alınarak Kurul
tarafından belirlenir.
Yönetim
kurulu
MADDE
23. — Bankaların yönetim kurulları genel müdür dahil beş kişiden az olamaz.
Genel müdür, bulunmadığı hallerde vekili, yönetim kurulunun doğal üyesidir. Bu
Kanunda genel müdür için öngörülen şartlar, yönetim kurulu üyelerinin yarıdan
bir fazlası için de aranır. Murahhas üyelerin genel müdürde aranan şartları
taşımaları zorunludur. Yönetim kurulu üyeliğine seçilenler ve herhangi bir
nedenle boşalma hâlinde görevlendirilenler, bu maddede aranan şartları
taşıdıklarını gösteren belgelerle birlikte yedi iş günü içerisinde Kuruma
bildirilir. Genel müdürlük ve yönetim kurulu başkanlığı görevleri aynı kişi
tarafından icra edilemez. Yönetim kurulu üyelerinin bu Kanunun 8 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen
şartları taşıması gerekir.
Türkiye'de şube açmak suretiyle
faaliyette bulunan yurt dışında kurulu bankaların Türkiye'deki yönetim
merkezlerinde, yönetim kurulu yetki ve sorumluluklarını taşıyan, merkez şube
müdürünün de dahil olduğu en az üç kişilik bir müdürler kurulu oluşturmaları
zorunludur. Bu Kanunun uygulanmasında müdürler kurulu yönetim kurulu hükmünde olup,
birinci fıkrada belirtilen şartlar müdürler kurulu üyeleri için de aranır.
İç kontrol, risk yönetimi ve iç
denetim sistemlerinin ilgili mevzuata uygun olarak tesis edilmesi,
işlerliğinin, uygunluğunun ve yeterliliğinin sağlanması, finansal raporlama sistemlerinin
güvence altına alınması, banka içindeki yetki ve sorumlulukların belirlenmesi
yönetim kurulunun sorumluluğundadır.
Denetim
komitesi
MADDE
24. — Bankaların, yönetim kurullarınca yönetim kurulunun denetim ve gözetim
faaliyetlerinin yerine getirilmesine yardımcı olmak üzere denetim komitesi
oluşturulur. Denetim komitesi en az iki üyeden oluşur. Denetim komitesi üyeleri
icraî görevi bulunmayan yönetim kurulu üyeleri arasından seçilir. Türkiye'de
şube olarak faaliyet gösteren bankalarda ise kendisine bağlı icraî mahiyette
faaliyet gösteren bir birim bulunmayan müdürler kurulu üyelerinden biri
görevlendirilir.
Denetim komitesi üyelerinin, Kurulca
belirlenen niteliklere sahip olmaları şarttır. Buna ilişkin bilgi ve belgeler
atamanın yapılmasını müteakiben en geç yedi iş günü içinde Kuruma bildirilir.
Denetim komitesi, yönetim kurulu adına
bankanın iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemlerinin etkinliğini ve
yeterliliğini, bu sistemler ile muhasebe ve raporlama sistemlerinin bu Kanun ve
ilgili düzenlemeler çerçevesinde işleyişini ve üretilen bilgilerin bütünlüğünü
gözetmek, bağımsız denetim kuruluşlarının yönetim kurulu tarafından
seçilmesinde gerekli ön değerlendirmeleri yapmak, yönetim kurulu tarafından
seçilen bağımsız denetim kuruluşlarının faaliyetlerini düzenli olarak izlemek,
bu Kanun kapsamında ana ortaklık niteliğindeki kuruluşlarda, konsolide denetime
tâbi kuruluşların iç denetim işlevlerinin konsolide olarak sürdürülmesini ve
eşgüdümünü sağlamakla görevli ve sorumludur.
Denetim komitesi, iç kontrol, iç
denetim ve risk yönetimi sistemleri kapsamında oluşturulan birimlerden ve
bağımsız denetim kuruluşlarından; görevlerinin ifasıyla ilgili olarak düzenli
raporlar almak ve bankanın faaliyetlerinin sürekliliği ve güven içinde
yürütülmesini olumsuz etkileyebilecek hususlar veya mevzuata ve iç
düzenlemelere aykırılıklar bulunması hâlinde bu hususları yönetim kuruluna
bildirmekle yükümlüdür.
Denetim komitesi, altı aylık dönemleri
aşmamak kaydıyla icra ettiği faaliyetlerin sonuçları ile bankada alınması
gereken önlemlere, yapılmasına ihtiyaç duyulan uygulamalara ve bankanın
faaliyetlerinin güven içinde sürdürülmesi bakımından önemli gördüğü diğer
hususlara ilişkin görüşlerini yönetim kuruluna bildirmekle yükümlüdür.
Denetim komitesi, bankanın tüm
birimlerinden, anlaşmalı destek hizmeti kuruluşları ve bağımsız denetim
kuruluşlarından bilgi ve belge almaya, bedeli banka tarafından karşılanmak
suretiyle konularında ihtisas sahibi kişilerden yönetim kurulunun onayına bağlı
olarak danışmanlık hizmeti sağlamaya yetkilidir. Denetim komitesinin görev,
yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esasları yönetim kurulu tarafından
düzenlenir.
Genel
müdür ve yardımcıları
MADDE
25. — Banka genel müdürlerinin hukuk, iktisat, maliye, bankacılık, işletme,
kamu yönetimi ve dengi dallarda en az lisans düzeyinde, mühendislik alanında
lisans düzeyinde öğrenim görmüş olanların ise belirtilen alanlarda lisansüstü
öğrenim görmüş olmaları ve bankacılık veya işletmecilik alanında en az on
yıllık meslekî deneyime sahip olmaları şarttır.
Genel müdür yardımcılarının en az yedi
yıllık meslekî deneyime sahip ve asgarî üçte ikisinin birinci fıkrada
belirtilen alanlarda en az lisans düzeyinde öğrenim görmüş olması şarttır.
Başka unvanlarla istihdam edilseler dahi, yetki ve görevleri itibarıyla genel
müdür yardımcısına denk veya daha üst konumlarda icraî nitelikte görev yapan
diğer yöneticiler de bu Kanunun genel müdür yardımcılarına ilişkin hükümlerine
tâbidir.
Genel müdürlüğe ve yardımcılıklarına
atanacakların, bu maddede aranan şartları taşıdıklarını gösteren belgelerle
birlikte Kuruma bildirilmesi şarttır. Bildirimden itibaren yedi iş günü içinde
Kurumca olumsuz görüş bildirilmemesi durumunda ilgili kişilerin atamaları
yapılabilir.
Herhangi bir nedenle görevden ayrılan
genel müdür ve yardımcılarının görevden ayrılma nedenleri, ilgili banka ve
görevden ayrılan tarafından yedi iş günü içinde Kuruma bildirilir.
Bu madde uygulamasında, genel müdürün
sahip olması gereken nitelikler ve atanmalarına veya görevden ayrılmalarına
ilişkin yükümlülükler bakımından, yurt dışında kurulu bankaların Türkiye'deki
merkez şubesi müdürü, genel müdür gibi değerlendirilir.
Genel müdür ve genel müdür
yardımcıları, konsolide denetime tâbi ortaklıklar hariç başka bir ticari
kuruluşta tam veya yarı zamanlı olarak görev alamaz.
Çalışma
ve imza yetkisi yasağı
MADDE
26. — Bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d)
bentlerinde belirtilen şartları taşımayan kişiler, bankalarda genel müdür,
genel müdür yardımcısı veya imza yetkisini haiz görevli olarak
çalıştırılamazlar. Bankalar, bu kimselerin imza yetkilerini derhal kaldırmak
zorundadırlar.
Kurum denetimleri sonucunda, bu Kanun
veya ilgili diğer mevzuat hükümlerini ihlâl ettikleri ve bankanın emin bir
şekilde çalışmasını tehlikeye düşürdükleri tespit edilen ve haklarında kanunî
kovuşturma talep edilen banka mensuplarının, imza yetkileri Kurul kararı ile
geçici olarak kaldırılır. Bu kimseler, Kurulun izni olmadıkça imza yetkisini
haiz personel olarak hiçbir bankada çalıştırılamazlar.
Yemin
ve mal beyanı
MADDE 27. — Bankaların
yönetim kurulu üyeleri ile müdürler kurulu başkan ve üyeleri, seçilmeleri veya
atanmalarından sonra yerel ticaret mahkemesi huzurunda yemin etmedikçe göreve
başlayamazlar. Bu kişiler ile genel müdür ve yardımcıları ve imza yetkisine
sahip mensuplarından bölge müdürleri, şube müdürleri ve genel müdürlük merkez
teşkilatında yer alan bölüm, kısım, grup ve bunlara eşdeğer isimler altında
faaliyet gösteren birimlerin yöneticileri 3628 sayılı Mal Bildiriminde
Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu hükümlerine tâbidirler.
Yemin ve mal beyanına ilişkin usûl ve
esaslar Kurulca belirlenir.
Karar
defteri
MADDE
28. — Yönetim kurulu, denetim komitesi ve kredi komitesi ile müdürler
kurulu kararları, aralarında açıklık bırakılmamak ve satır aralarında çıkıntı
olmamak şartıyla tarih ve numara sırasıyla 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun
defterlerle ilgili hükümleri gereğince onaylanmış müteselsil sayfa numaralı
ayrı birer deftere metnin doğruluğundan hiçbir şekilde şüpheyi davet etmeyecek
şekilde günü gününe kaydedilir ve her kararın altı, üyeler tarafından karar
tarihinden itibaren en geç bir ay içinde imza olunur. Kurulca belirlenecek usûl
ve esaslar çerçevesinde, yıl sonlarında ciltlettirilmeleri kaydıyla karar
defterleri yerine yaprakları noterce tasdikli ve müteselsil sıra numaralı ayrı
kalamoza kullanılabilir.
İKİNCİ
BÖLÜM
İç
Sistemler
İç
sistemlere ilişkin yükümlülükler
MADDE
29. — Bankalar, maruz kaldıkları risklerin izlenmesi, kontrolünün
sağlanması, faaliyetlerinin kapsamı ve yapısıyla uyumlu ve değişen koşullara
uygun, tüm şube ve konsolidasyona tâbi ortaklıklarını kapsayan yeterli ve etkin
bir iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemi kurmak ve işletmekle
yükümlüdürler.
İç kontrol, risk yönetimi ve iç
denetim sistemlerinin kuruluşuna, işleyişine, yeterliliğine, oluşturulacak
birimlere, icra edilecek faaliyetlere, üst yönetimin görev ve sorumlulukları
ile Kuruma yapılacak raporlamalara ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
İç
kontrol sistemi
MADDE
30. — Bankalar, iç kontrol sistemi kapsamında, faaliyetlerinin mevzuata, iç
düzenlemelerine ve bankacılık teamüllerine uygun olarak yürütülmesini, muhasebe
ve raporlama sisteminin bütünlüğünü, güvenilirliğini ve bilgilerin zamanında
elde edilebilirliğini her seviyedeki personeli tarafından uyulacak ve
uygulanacak sürekli kontrol faaliyetleri ile sağlamak, görevlerin fonksiyonel
ayrımlarını, yetki ve sorumlulukların paylaşımını, fon ödemelerini, banka
işlemlerinin mutabakatını, varlıkların korunmasını ve yükümlülüklerin kontrol
altında tutulmasını temin etmek, maruz kalınan her türlü riskin tanınması,
değerlendirilmesi ve yönetimi için gerekli alt yapıyı hazırlamak ve yeterli
iletişim ağını oluşturmak zorundadır. İç kontrol faaliyetleri yönetim kuruluna
bağlı olarak çalışacak iç kontrol birimi ve personeli tarafından yürütülür.
Risk
yönetimi sistemi
MADDE
31. — Bankalar risk yönetimi sistemi kapsamında, risk politikalarını
Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde oluşturmak, uygulamak ve raporlamak
zorundadır. Risk yönetimi faaliyetleri yönetim kuruluna bağlı olarak çalışacak
risk yönetimi birimi ve personeli tarafından yürütülür.
İç
denetim sistemi
MADDE
32. — Bankalar bütün birim, şube ve konsolidasyona tâbi ortaklıklarını kapsayan
bir iç denetim sistemi kurmak zorundadır. Bu çerçevede, faaliyetlerin mevzuata,
ana sözleşmeye, iç düzenlemelere ve bankacılık ilkelerine uygunluğu, banka
müfettişleri tarafından denetlenir.
İç denetim faaliyetleri, tarafsız ve
bağımsız bir şekilde, gerekli meslekî özen gösterilerek, yeterli sayıda
müfettiş tarafından yerine getirilir. Ana ortaklık niteliğindeki bankanın iç
denetiminde görev alanlar konsolidasyona tâbi ortaklıklarda iç denetim görevini
ifa edebilir. İç denetimle görevli birimce veya yetkili müfettişlerce bu
Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında düzenlenecek iç denetim
raporunun, en az üçer aylık dönemler itibarıyla ve denetim komitesi
aracılığıyla yönetim kuruluna tevdii zorunludur.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Yetkili
Kuruluşlar
Bağımsız
denetim kuruluşları
MADDE
33. — Bu Kanunun 15 inci maddesine göre yetkilendirilecek bağımsız denetim
kuruluşlarının çalışmalarına ilişkin esaslar Türkiye Serbest Muhasebeci Malî
Müşavirler ve Yeminli Malî Müşavirler Odaları Birliği,Türkiye Muhasebe
Standartları Kurulu, Merkez Bankası ve kuruluş birliklerinin görüşü alınarak
Kurulca düzenlenir. Bağımsız denetim kuruluşları, bu Kanun uyarınca yaptıkları
faaliyetler dolayısıyla üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumludurlar.
Bağımsız denetim kuruluşları denetim
esnasında, bankanın varlığını tehlikeye sokabilecek veya yöneticilerin Kanun
veya esas sözleşmeyi ihlâl etmiş olduklarını gösteren hususları tespit ederse,
durumu derhal Kuruma bildirir. Bu bildirim, meslekî gizlilik prensiplerinin ve
anlaşmalarının veya bankacılık sırlarına ilişkin yükümlülüklerin ihlâl edildiği
anlamına gelmez.
Değerleme
ve derecelendirme kuruluşları
MADDE
34. — Bu Kanun ve bu Kanuna istinaden çıkarılan düzenlemelerde öngörülen
değerlemeler ve derecelendirmeler, Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar
çerçevesinde, değerleme ve derecelendirme kuruluşlarına yaptırılır.
Destek
hizmeti kuruluşları
MADDE
35. — Bankalar, destek hizmetinden doğabilecek riskler ile bunların
yönetilmesine, beklenen fayda ve maliyetin değerlendirilmesine ilişkin
hazırlayacakları programı Kuruma ibraz etmek zorundadır. Destek hizmeti,
bankaların yasal yükümlülüklerini yerine getirmelerini, ilgili düzenlemelere
uymalarını ve etkin biçimde denetlenmelerini engelleyici nitelikte olamaz.
Destek hizmeti kuruluşlarına ve hizmet
alınabilecek konulara ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Sorumluluk
sigortası
MADDE
36. — Bağımsız denetim, değerleme, derecelendirme ve destek hizmeti
kuruluşları, verdikleri hizmetlerden doğabilecek zararları karşılamak amacıyla
sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Finansal
Raporlama
Muhasebe
ve raporlama sistemi
MADDE
37. — Bankalar, kuruluş birliklerinin ve Türkiye Muhasebe Standartları
Kurulunun görüşü alınmak suretiyle Kurul tarafından uluslararası standartlar
esas alınarak belirlenecek usûl ve esaslara uygun olarak muhasebe sistemlerinde
tekdüzeni uygulamak; tüm işlemlerini gerçek mahiyetlerine uygun surette
muhasebeleştirmek; finansal raporlarını bilgi edinme ihtiyacını
karşılayabilecek biçim ve içerikte, anlaşılır, güvenilir ve
karşılaştırılabilir, denetime, analize ve yorumlamaya elverişli, zamanında ve
doğru şekilde düzenlemek zorundadır.
Bankalar, kanunî ve yardımcı defter ve
kayıtlarını, şubeleri, yurt içi ve yurt dışındaki muhabirleri ile hesap
mutabakatı sağlamadan bilançolarını kapatamazlar.
Yayımlanan finansal tabloların gerçeğe
aykırı olduğunun tespiti hâlinde Kurul gerekli tedbirleri almaya yetkilidir.
Konsolide
finansal raporlar
MADDE
38. — Ana ortaklık, finansal durum ve faaliyet sonuçları hakkında bir bütün
olarak bilgi vermek amacıyla 37 nci maddeye istinaden Kurulca düzenlenen usûl
ve esaslar çerçevesinde konsolide finansal raporlar düzenlemek zorundadır.
Konsolide finansal rapor kapsamında bulunan kuruluşlar, kendilerinden konsolide
finansal raporların düzenlenmesine ilişkin olarak istenecek her türlü bilgi ve
belgeyi ilgili ana ortaklığa vermekle yükümlüdür.
Finansal
raporların imzalanması, sunulması, ilânı ve denetimi
MADDE
39. — Bankalar tarafından hazırlanan finansal raporlardan Kurulca
belirlenecek olanların, yönetim kurulu başkanı, denetim komitesi üyeleri, genel
müdür ile finansal raporlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı ve ilgili birim
müdürü veya bu unvanlara eşdeğer kişiler tarafından ad, soyad ve unvan
belirtilmek suretiyle finansal raporlamaya ilişkin düzenlemelere ve muhasebe
kayıtlarına uygun olduğu belirtilerek imzalanması zorunludur. İmza yükümlülüğü,
Türkiye'de şube açmak suretiyle faaliyette bulunan bankalarda müdürler kurulu
üyelerince yerine getirilir.
Bankaların genel kurullarına sunacağı
yıllık finansal raporların bağımsız denetim kuruluşlarınca onaylanması şarttır.
Bankalar, düzenleyecekleri finansal
raporlarını, Kurulun belirleyeceği usûl ve esaslar çerçevesinde ilgili
mercilere sunmak ve ilân etmek zorundadırlar.
Yıllık
faaliyet raporu
MADDE
40. — Bankalar, statülerine, yönetim ve organizasyon yapılarına, insan
kaynaklarına, faaliyetlerine, finansal durumlarına, yönetimin değerlendirmeleri
ve geleceğe yönelik beklentilerine ilişkin bilgileri, finansal tablolarını,
özet yönetim kurulu raporunu ve bağımsız denetim raporunu da içeren yıllık
faaliyet raporu hazırlamak zorundadırlar. Faaliyet raporunun hazırlanmasına,
ilgili mercilere bildirilmesine ve kamuya açıklanmasına ilişkin usûl ve esaslar
Kurulca belirlenir.
Sorumluluk
MADDE
41. — Yönetim kurulu, bu Kanunun 37 nci maddesi uyarınca faaliyetlerin
muhasebeleştirilmesi, finansal tabloların hazırlanması, onaylanması, denetlenmesi,
yetkili mercilere sunulması ve yayımlanması dâhil finansal raporlama sistemini,
görev, yetki ve sorumlulukları belirlemek, bilgi sistemlerini yeterli hale
getirmek ve uygulamayı gözetmekle yükümlüdür.
Belgelerin
saklanması
MADDE
42. — Alınan yazılar ve faaliyetler ile ilgili belgelerin asılları veya
bunun mümkün olmadığı hâllerde sıhhatlerinden şüpheye mahal vermeyecek
kopyaları ve yazılan yazıların makine ile alınmış, tarih ve numara sırası
verilerek düzenlenecek suretleri, usûlleri çerçevesinde ilgili banka nezdinde
on yıl süreyle saklanır. Bu belgelerin mikrofilm, mikrofiş şeklinde veya
elektronik, manyetik veya benzeri ortamlarda saklanmaları mümkündür. Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Koruyucu Hükümler
BİRİNCİ
BÖLÜM
Özkaynaklar
ve Standart Oranlar
Koruyucu
düzenlemeler
MADDE
43. — Kurul; bankaların varlıkları, alacakları, özkaynakları, borç,
yükümlülük ve taahhütleri, gelir ve giderleri arasındaki ilgi ve dengelerin ve
malî bünyeyi etkileyen diğer tüm unsurların ve maruz kalınan risklerin tespiti,
tahlili, izlenmesi, ölçülmesi ve değerlendirilmesi amacıyla sınırlamalar ve
standart oranlar da belirlemek suretiyle gerekli düzenlemeleri yapmaya ve
bunlar hakkında her türlü tedbiri almaya yetkilidir. Bu hüküm, 38 inci madde
gereğince konsolide malî tablo hazırlama yükümlülüğü bulunan ana ortaklık için
Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde konsolide ve konsolide
olmayan bazda uygulanır. Bankalar, yapılan düzenlemelere uymak, belirlenen
sınırlamaları ve standart oranları konsolide baz da dahil olmak üzere
hesaplamak, tutturmak ve idame ettirmek ve bunlara ilişkin olarak Kurum
tarafından istenen tedbirleri belirlenen süreler içinde almak ve uygulamakla
yükümlüdür.
Kurul, kurumsal yönetim hükümleri ile
koruyucu hükümlerin uygulanmasını da dikkate alarak, her bir banka ya da banka
grubu için belirlenen asgarî veya azamî standart oranlar ve sınırlardan farklı
daha ihtiyatlı bir oran veya sınır tesis etmeye veya hesaplama ve bildirim dönemlerini
farklılaştırmaya veya genel olarak belirlenmemiş oran ve sınırlar tespit etmeye
yetkilidir.
Bu Kanun kapsamında öngörülen
sınırlamalara ve standart oranlara ilişkin eşiklere erişilmesi veya aşımların
oluşması hâlinde, ilgili banka durumu derhal Kuruma bildirmek zorundadır.
Ödenmiş
sermaye, yedek akçeler ve özkaynak
MADDE
44. — Ödenmiş sermaye, bankaların fiilen ve her türlü muvazaadan arî olarak
ödenmiş veya Türkiye'ye ayrılmış ve ödenmiş sermayelerinden, bilançoda görülen
zararın yedek akçelerle karşılanamayan kısmı düşüldükten sonra kalan tutardır.
Yedek akçeler, bankaların 6762 sayılı
Türk Ticaret Kanunu ve ilgili kanunlar ile ana sözleşmelerine göre ayırdıkları
yedek akçelerinden varsa bilanço zararının düşülmesinden sonra elde edilen
tutardır.
Özkaynak, ana sermaye ve katkı sermaye
toplamı ile bu toplamdan sermayeden indirilecek değerlerin düşülmesi sonucu
bulunacak tutarı ifade eder.
Konsolide özkaynak, konsolide esasa
göre uygulanacak kredi sınırları ile standart oranların hesaplanmasında bu
maddenin üçüncü fıkrası hükmüne göre hesaplanarak dikkate alınır.
Bu maddeye ilişkin usûl ve esaslar
Kurulca belirlenir.
Sermaye
yeterliliği
MADDE
45. — Bu Kanunun uygulanmasında maruz kalınan riskler nedeniyle
oluşabilecek zararlara karşı yeterli özkaynak bulundurulması sermaye
yeterliliğini ifade eder. Bankalar, Kurum tarafından düzenlenecek yönetmelikte
öngörülen usûl ve esaslara göre yüzde sekiz oranından az olmamak üzere
belirlenecek sermaye yeterliliği oranını hesaplamak, tutturmak, idame ettirmek
ve raporlamak zorundadır.
Bankaların iç sistemleri, aktif ve
malî yapıları dikkate alınarak asgarî sermaye yeterliliği oranını artırmaya,
bankalar bazında farklılaştırmaya, kaynağı katılma hesabı olan aktiflerin risk
ağırlıklarının belirlenmesinde bu hesapların özelliklerini dikkate almak
suretiyle düzenleme yapmaya Kurul yetkilidir.
Likidite
yeterliliği
MADDE
46. — Bankalar, Merkez Bankasının uygun görüşü alınmak suretiyle Kurulca
belirlenecek usûl ve esaslara göre asgarî likidite düzeyini hesaplamak,
tutturmak, idame ettirmek ve raporlamak zorundadır.
Aşımların
giderilmesi
MADDE 47. — Bu Kanun ve bu
Kanuna istinaden çıkarılan düzenlemelerde yer alan sınırlama ve oranlara
ilişkin aşımların Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde giderilmesi
zorunludur.
Özkaynaklarda meydana gelebilecek
düşüşler nedeniyle özkaynağın belirli bir oranı ile ilişkilendirilen sınırlama
ve oranlarda aşımların oluşması ve şartların gerektirmesi hâlinde, bu aşımlar
Kurumca belirlenecek bir süre içinde giderilir. Aşımların giderilmesi için
belirlenen süre içinde bu Kanunun idarî para cezalarına ilişkin hükümleri
uygulanmaz.
İKİNCİ
BÖLÜM
Krediler
ve Risk Grubu
Krediler
MADDE
48. — Bankalarca verilen nakdî krediler ile teminat mektupları,
kontrgarantiler, kefaletler, aval, ciro, kabul gibi gayrinakdî krediler ve bu
niteliği haiz taahhütler, satın alınan tahvil ve benzeri sermaye piyasası
araçları, tevdiatta bulunmak suretiyle ya da herhangi bir şekil ve surette
verilen ödünçler, varlıkların vadeli satışından doğan alacaklar, vadesi geçmiş
nakdî krediler, tahakkuk etmekle birlikte tahsil edilmemiş faizler, gayrinakdî
kredilerin nakde tahvil olan bedelleri, ters repo işlemlerinden alacaklar,
vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeler nedeniyle
üstlenilen riskler, ortaklık payları ve Kurulca kredi olarak kabul edilen
işlemler izlendikleri hesaba bakılmaksızın bu Kanun uygulamasında kredi
sayılır.
Birinci fıkrada belirtilenlere ilâve
olarak, kalkınma ve yatırım bankalarının finansal kiralama yöntemiyle sağladığı
finansmanlar ile katılım bankalarının taşınır ve taşınmaz mal ve hizmet
bedellerinin ödenmesi suretiyle veya kâr ve zarar ortaklığı yatırımları,
taşınmaz, ekipman veya emtia temini veya finansal kiralama, mal karşılığı
vesaikin finansmanı, ortak yatırımlar veya benzer yöntemlerle sağladıkları
finansmanlar da bu Kanun uygulamasında kredi sayılır.
Risk
grubu
MADDE
49. — Bir gerçek kişi ile eşi ve çocukları, bunların yönetim kurulu üyesi
veya genel müdürü oldukları veya bunların ya da bir tüzel kişinin birlikte veya
tek başlarına, doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettikleri ya da sınırsız
sorumlulukla katıldıkları ortaklıklar bir risk grubunu oluşturur.
Bir banka ile bu bankanın nitelikli
pay sahipleri, yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü, bunların birlikte veya
tek başına, doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettikleri ya da bunların
sınırsız sorumlulukla katıldıkları veya yönetim kurulu üyesi ya da genel müdürü
oldukları ortaklıklar bankanın dahil olduğu risk grubunu oluşturur.
Yukarıda belirtilen risk gruplarının
belirlenmesinde birlikte kontrol edilen ortaklıklar, bu ortaklıkların
kontrolünü birlikte sağlayan her bir hissedarın risk grubuna dahil edilir.
Bu maddenin uygulanmasında aralarında
birinin ödeme güçlüğüne düşmesinin diğer bir veya birkaçının ödeme güçlüğüne
düşmesi sonucunu doğuracak boyutta kefalet, garanti veya benzeri ilişkiler
bulunan gerçek ve tüzel kişiler ilgili risk gruplarına dahil edilir.
Sermayesinin çoğunluğu ayrı ayrı veya
birlikte Hazineye, Özelleştirme İdaresi Başkanlığına, genel veya katma bütçeli
dairelere ait bankalar; doğrudan veya dolaylı olarak kontrol ettikleri
ortaklıklar ile birlikte bir risk grubu oluşturur.
Bankalar dışındaki kamu iktisadi
teşebbüslerinin veya hisselerinin çoğunluğu Özelleştirme İdaresi Başkanlığının
elinde bulunan diğer kamu kurum ve kuruluşları, sermaye, yönetim ve
denetimlerine hâkim oldukları bağlı ortaklık, iştirak ve müesseseler ile
birlikte bir risk grubu oluşturur.
Bu maddenin uygulanmasına, banka ve
ortaklıklarda yönetim kurulu üyesi ve genel müdür olarak görev yapanlar ve
velâyet altında olmayan çocuklar bakımından aynı risk grubuna dahil edilecek
gerçek ve tüzel kişilerin tespitine ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Dâhil
olunan risk grubu ve mensuplara kredi kullandırma koşulları
MADDE
50. — Bankalar;
a) Yönetim kurulu üyelerine, genel
müdüre, genel müdür yardımcılarına ve kredi açmaya yetkili mensuplarına;
bunların eş ve velâyet altındaki çocuklarına; tek başlarına ya da birlikte
sermayesinin yüzde yirmibeş veya fazlasına sahip oldukları ortaklıklara,
b) (a) bendinde sayılanlar dışında
kalan mensupları ile bunların eş ve velâyeti altındaki çocuklarına,
c) Mensuplarının kurduğu veya bunlar
için kurulan sandık, dernek, sendika veya vakıflara,
Her ne şekil ve surette olursa olsun
nakdî ve gayrinakdî kredi veremez, tahvil ya da benzeri menkul kıymetlerini
satın alamazlar.
Birinci fıkra hükümleri, yönetim
kurulu üyeliklerinde aslen bulunan veya temsilci bulunduran ve banka
sermayesinde doğrudan veya dolaylı olarak nitelikli paya sahip olan gerçek kişi
ortaklar ile tüzel kişi ortaklar hakkında uygulanmaz.
Bir bankanın ortaklıklarının yönetim
ve denetim kurullarında bulunan kimselerin aynı zamanda ilgili bankanın mensubu
olması, bu ortaklıkların ilgili banka ile işlem yapmasına engel değildir.
Bankanın dâhil olduğu risk grubunda
bulunan gerçek ve tüzel kişilere kredi kullandırılması hâlinde, gerekli
kararların yönetim kurulunun üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile alınması
ve bunlara sağlanan kredi koşullarının kredi kullananın lehine diğer kişi ve
gruplara kullandırılanlardan ve piyasa koşullarından farklılık arz etmemesi
şarttır.
Bir bankanın yönetim kurulu üyelerine,
mensupları ile bunların eşlerine ve velâyet altındaki çocuklarına, aylık net
ücretleri toplamının beş katını aşmamak üzere verilecek krediler, üç katını
aşmamak üzere çek karnesi veya kredi kartı verilmesi suretiyle kullandırılacak
krediler ile bu Kanunun 55 inci maddesinin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen
menkul kıymetler karşılığı kullandırılan krediler birinci ve dördüncü fıkra
hükümlerine tâbi değildir.
Banka, bankanın risk grubunda yer alan
kişilere açtığı kredileri Kuruma düzenli olarak raporlar.
Sonradan bu madde hükümlerine aykırı
hale gelen kredilerin en geç altı ay içinde tasfiye edilmesi zorunludur.
Kredi
açma
MADDE
51. — Kredi açma yetkisi yönetim kuruluna aittir. Yönetim kurulu; kredi
açma, onay verme ve diğer idarî esaslara ilişkin politikaları oluşturmak,
bunların uygulanmasını ve izlenmesini sağlamak ve gerekli tedbirleri almakla
yükümlüdür.
Yönetim kurulu kredi açma yetkisini
Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde kredi komitesine veya genel
müdürlüğe devredebilir. Genel müdürlük kendisine devredilen kredi açma
yetkisini diğer birimleri,
bölge müdürlükleri veya
şubeleri aracılığıyla da kullanabilir. Kredi komitesinin oluşumu
ile çalışma ve karar alma esasları Kurulca belirlenir. Bu Kanunun kredi
sınırlarına ilişkin hükümlerine tâbi olmayan krediler için kredi açma yetkisi
yönetim kurulunca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde devredilebilir.
Kredi açma yetkisini haiz olanlar,
kendileri ile eş ve velâyeti altındaki çocuklarının veya bunlarla risk grubu
oluşturan diğer gerçek ve tüzel kişilerin taraf olduğu kredi işlemlerine
ilişkin değerlendirme ve karar verme aşamalarında yer alamaz ve bu hususu
yazılı olarak yetkililere bildirir.
Kurul, bu madde ve 50 nci madde
hükümlerine aykırı olarak kullandırıldığı tespit edilen kredilerin, ilgili
bankanın özkaynak hesabında indirim kalemi olarak dikkate alınmasına karar
vermeye veya bu krediler tutarında ilave özkaynak temin edilmesini zorunlu
tutmaya yetkilidir.
Kredilerin
izlenmesi
MADDE
52. — Bankalar, kredileri nedeniyle maruz kalınacak riskleri ölçmek, karşı
tarafın malî gücünü düzenli olarak analiz etmek ve izlemek, gerekli bilgi ve
belgeleri temin etmek ve bunlara ilişkin esasları belirlemek zorundadır. Kredi
müşterileri bu çerçevede konsolide ve konsolide olmayan bazda istenilen bilgi
ve belgeleri bankalara vermekle yükümlüdür.
Sermayesinin yarısından fazlasına
genel ve katma bütçeli dairelerin, kamu iktisadi teşebbüslerinin, 28.5.1986
tarihli ve 3291 sayılı Kanun kapsamına alınan kuruluşların sahip olduğu kurum
ve ortaklıklara ve bankalar dışında kalan müşterilere açılacak kredi ve
verilecek kefalet ya da teminatların Kurumca belirlenecek tutarı geçmesi
hâlinde alınacak hesap durumu belgesi ile eki bilanço ve kâr ve zarar
cetvellerinin genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygunluğunun Kurumca
belirlenecek esaslar dahilinde 1.6.1989 tarihli ve 3568 sayılı Kanuna göre
ruhsat almış, denetim yetkisine sahip meslek mensupları tarafından onaylanması
şarttır.
Bu maddenin uygulanmasıyla ilgili usûl
ve esaslar Kurulca belirlenir.
Karşılıklar
ve teminatlar
MADDE
53. — Bankalar, krediler ve diğer alacaklarla ilgili olarak, doğmuş veya
doğması muhtemel zararların karşılanması ve bunlar dışında kalan varlıkların
değer azalışları için yeterli düzeyde karşılık ayrılmasına, aktiflerin
kalitesine ve sınıflandırılmasına, garantilerin ve teminatların alınmasına,
bunların değerinin ve güvenilirliğinin ölçülmesine, takibe alınan kredilerin
izlenmesine ve vadesi dolmuş kredilerin geri ödenmesine ilişkin politikaları
oluşturmak ve uygulamak, bunları düzenli olarak gözden geçirmek, tüm bu
hususları icra edebilecek gerekli yapıları tesis etmek ve işletmek zorundadır.
Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Bu madde uyarınca krediler ve diğer
alacaklarla ilgili olarak ayrılan özel karşılıkların tamamı, ayrıldıkları yılda
kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Sınırlamalar
Kredi
sınırları
MADDE
54. — Bankalarca bir gerçek ya da tüzel kişiye veya bir risk grubuna
kullandırılabilecek kredilerin toplamı özkaynakların yüzde yirmibeşini aşamaz.
Bu oran, 49 uncu maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan risk grubu bakımından
yüzde yirmi olarak uygulanır. Kurul, bu oranı yüzde yirmibeşe kadar yükseltmeye
veya kanunî haddine kadar indirmeye yetkilidir. Bir adi ortaklığa verilen
krediler, sorumlulukları oranında ortaklara kullandırılmış sayılır.
Bankalarca hâkim ortak veya nitelikli
pay sahibi olup olmadıklarına bakılmaksızın bankaların sermayesinin yüzde bir
ve daha fazla payına sahip olup pay defterine kayıtlı olan tüm ortaklarına ve
bunlarla risk grubu oluşturan kişilere kullandırılacak kredilerin toplamı
özkaynaklarının yüzde ellisini aşamaz.
Birlikte kontrol edilen ortaklıklara
kullandırılan krediler, bu ortaklıkları birlikte kontrol eden hissedarların her
birinin ortaklık sermayesinde sahip olduğu payların, birlikte kontrol ettikleri
toplam paya oranı ölçüsünde ortaklığı birlikte kontrol eden her bir hissedarın
dâhil olduğu risk grubuna kullandırılmış sayılır.
Bir gerçek ya da tüzel kişiye veya bir
risk grubuna özkaynakların yüzde onu veya daha fazlası oranında kullandırılan
krediler büyük kredi sayılır ve bunların toplamı özkaynakların sekiz katını
aşamaz.
Bir risk grubuna kullandırılan
kredilerin teminatını oluşturmak üzere aynı risk grubuna dâhil gerçek veya
tüzel kişilerden kabul edilen aval, garanti ve kefaletler risk grubuna ait
kredi sınırlarının hesabında dikkate alınmaz.
Gayrinakdî krediler, vadeli işlem ve
opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeler, kabul edilen aval, garanti
ve kefaletler, kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlarla gerçekleştirilen
işlemler, Kurulca kabul edilecek ülkelerin merkezî yönetimleri, merkez
bankaları ve bankaları ile yapılan işlemler veya bunlarca çıkarılan ya da
ödenmesi garanti edilen bono, tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları,
verilen diğer garantiler karşılığı yapılan işlemler kredi sınırlarının
hesabında Kurulca belirlenen esaslar ve oranlar dâhilinde dikkate alınır.
Bu madde hükümleri, ana ortaklık
bakımından konsolide esasa göre uygulanır.
Kredi
sınırlamalarına tâbi olmayan işlemler
MADDE
55. — Aşağıdaki kredi işlemleri 54 üncü maddedeki sınırlamalara tâbi
değildir:
a) Karşılığı nakit, nakit benzeri
kıymet ve hesaplar ile kıymetli maden olan işlemler.
b) Hazine Müsteşarlığı, Merkez
Bankası, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığıyla
yapılan işlemler ile bu kurumlarca çıkarılan ya da ödenmesi garanti edilen
bono, tahvil ve benzeri menkul kıymetler karşılığı yapılan işlemler.
c) Merkez Bankası nezdindeki
piyasalarda veya kanunla teşkilatlanmış diğer para piyasalarında yapılan
işlemler.
d) Aynı kişiye ya da aynı risk grubuna
yeni kredi tahsisi hâlinde daha önce yabancı para cinsinden veya yabancı para
ölçüsü ile verilen kredilerin, müteakiben tahsis edilen kredinin
kullandırılmaya başlandığı tarihteki cari kurdan dikkate alınması kaydıyla çek
ve kredi kartı kullandırımları hariç, kredilerde kur değişikliklerinin
doğurduğu artışlar ile vadesi geçmiş kredilere tahakkuk ettirilen faiz, kâr
payı ve diğer unsurlar.
e) Her türlü sermaye artırımları dolayısıyla
bedelsiz edinilen ortaklık payları ile ortaklık paylarının herhangi bir fon
çıkışı gerektirmeyen değer artışları.
f) Kurulca belirlenecek esaslar
dâhilinde bankaların kendi aralarındaki işlemler.
g) Kurulca belirlenecek esas ve
süreler çerçevesinde elden çıkarılması kaydıyla halka arza aracılık
yüklenimleri kapsamında edinilen ortaklık payları.
h) Özkaynak hesabında indirilecek
değer olarak dikkate alınan işlemler.
i) Kurulca belirlenecek diğer
işlemler.
Ortaklık
paylarına ilişkin sınırlamalar
MADDE
56. — Bankaların; kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar dışındaki bir
ortaklıktaki payı kendi özkaynaklarının yüzde onbeşini, bu ortaklıklardaki
paylarının toplam tutarı ise kendi özkaynaklarının yüzde altmışını aşamaz.
Bu Kanunun 55 inci maddesinin (e)
bendinde belirtilen işlemler, birinci fıkrada belirtilen sınırların hesabında
dikkate alınmaz.
Birinci fıkrada zikredilen sınırların
aşılması hâlinde, aşım tutarı özkaynak hesaplamasında ana sermayeden indirim
kalemi olarak dikkate alınır.
Bankalar, kendilerinde doğrudan veya
dolaylı olarak pay sahibi olan ortaklık ve kuruluşlarda doğrudan veya dolaylı
olarak pay sahibi olamazlar, bunların hisse senetlerini rehin olarak kabul
edemezler ve karşılığında avans veremezler.
Gayrimenkul
ve emtia üzerine işlemler
MADDE
57. — Bankaların gayrimenkullerinin net defter değerleri toplamı
özkaynaklarının yüzde ellisini aşamaz. Bu hesaplamada, değerleme veya enflasyon
düzeltmesine bağlı olarak oluşan ve gayrimenkul hesabına eklenen değer
artışları yüzde elli oranında dikkate alınır.
Bankalar, 2499 sayılı Sermaye Piyasası
Kanunu kapsamında gayrimenkul ve emtiayı esas alan sözleşmeler ile Kurulca
uygun görülecek kıymetli madenlerin alım ve satımı hariç olmak üzere ticaret
amacıyla gayrimenkul ve emtianın alım ve satımı ile uğraşamaz, ipotekli konut
finansmanı kuruluşu ve gayrimenkul yatırım ortaklıkları hariç olmak üzere ana
faaliyet konusu gayrimenkul ticareti olan ortaklıklara katılamazlar.
Katılım bankaları tarafından
gayrimenkul, ekipman veya emtia temini veya finansal kiralama, kâr ve zarar
ortaklığı, ortak yatırımlar yoluyla finansman sağlanması ve benzer faaliyetler
nedeniyle üstlenilen yükümlülüklerden dolayı gayrimenkul ve emtia üzerine
yapılan işlemler, bu madde ile yasaklanan ve sınırlanan faaliyetler kapsamında
değerlendirilmez.
Alacaklardan dolayı edinilmek zorunda
kalınan emtia ve gayrimenkullerin elden çıkarılmasına ilişkin usûl ve esaslar
Kurul tarafından belirlenir.
Sandık
ve vakıflara ilişkin işlemler
MADDE
58. — Bankalarca münhasıran çalışanlarına ait olmak üzere sağlık ve sosyal
yardım, emeklilik, ihtiyat ve tasarruf sağlama amaçlarıyla kurulan sandık ve
vakıflara açıklarının kapatılması için kaynak aktarılamaz.
Bağış
sınırları
MADDE
59. — Bankalar ve konsolide denetime tâbi kuruluşlarca bir malî yılda
yapılabilecek bağış miktarı, banka özkaynaklarının binde dördünü aşamaz. Ancak,
yapılan bağış ve yardımların en az yarısının, kurumlar vergisi matrahının
tespitinde gider veya indirim olarak dikkate alınabilecek bağış ve yardımlardan
oluşması zorunludur. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca
belirlenir.
BEŞİNCİ
KISIM
Mevduata ve Katılım Fonu Toplamaya İlişkin
Hükümler
Mevduat
ve katılım fonu kabulü
MADDE
60. — Kredi kuruluşları ile özel kanunlarına göre yetkili olanlar dışında
hiçbir gerçek veya tüzel kişi, aslen veya fer'an meslek edinerek mevduat veya
katılım fonu kabul edemez, ticaret unvanları ve kamuya yapacakları açıklamalar
ile ilân ve reklamlarında bu izlenimi yaratacak ifade ve deyimleri kullanamaz.
Karşılığında hesap cüzdanı yerine
makbuz, katılma belgesi, senet ve benzeri belgelerin verilmesi, alınan
paraların mevduat veya katılım fonu kabulü sayılmasına engel değildir.
Resmî ve özel kuruluşlar ile
ortaklıklarda, yalnız çalışanlarına ait olmak üzere sağlık ve sosyal yardım,
emeklilik, ihtiyat ve tasarruf sağlama amaçlarıyla kurulan sandık ve vakıfların
münhasıran kendi üyelerinden bu amaçlar için topladıkları paralar ile sigorta
şirketlerinin işlemleri bu Kanun uygulamasında mevduat ve katılım fonu kabulü
sayılmaz.
Kalkınma ve yatırım bankalarının kendi
müstakrizlerinden, ortak ve ortaklıklarından genel esaslar dâhilinde
sağladıkları fonlar ile bankalardan, para piyasaları, sermaye piyasaları ve
organize piyasalardan sağlayacakları fonlar bu Kanun uygulamasında mevduat
sayılmaz.
Türkiye'de kurulan kredi
kuruluşlarının yurt dışındaki şubeleri ve ortaklıkları, mevduat cüzdanı ve fon
toplamaya ilişkin evrakın düzenlenmesi işlemlerini faaliyette bulundukları
ülkede yapmak zorundadır. Bu şube veya ortaklıklar adına hiçbir şekil ve
surette yurt içinde mevduat cüzdanı ve fon toplamaya ilişkin evrak düzenlenemez
veya verilemez.
Türkiye'de kurulu kredi kuruluşları,
yurt dışında kurulu ortaklıkları veya başka banka veya finansal kuruluşlar
adına yurt içinde yerleşik kişilerden mevduat veya katılım fonu kabul etmek
amacıyla; evrak ya da cüzdan bulundurmaları, personel istihdam etmeleri, bu
ortaklıklar veya başka kredi kuruluşu veya finansal kuruluşlar adına toplanacak
mevduat ve katılım fonu üzerinden personele ücret, komisyon, prim ve benzeri
adlar altında para ödemek veya personele bu kuruluşların reklamını yaptırmak
suretiyle müşterilerini anılan kuruluşlara yönlendirmeleri, bu ve benzeri
yöntemler kullanarak yurt dışında kurulu kuruluşlar adına mevduat ve katılım
fonu kabul etmeleri, bu madde kapsamında izinsiz mevduat ve katılım fonu kabulü
sayılır.
Kredi kuruluşları, mevduat hesapları
ile katılım fonu hesaplarını Kurulun görüşü alınmak suretiyle Merkez Bankasınca
tespit edilecek vade ve türlerine göre tasnif etmek, tasarruf mevduatı ve
gerçek kişilere ait katılım fonunu diğer hesaplardan ayırmak zorundadırlar.
2499 sayılı
Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine göre ihraç edilen sermaye piyasası araçları
hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
Mevduatın
ve katılım fonunun çekilmesi
MADDE
61. — 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun rehinlere ve hapis hakkına, 818
sayılı Borçlar Kanununun alacağın devir ve temlikine, takasa dair hükümleri ile
diğer kanunların verdiği yetkiler ve koyduğu yükümlülükler saklı kalmak şartıyla
mevduat ve katılım fonu sahiplerine ödenmesi gereken tutarları geri alma
hakları hiçbir suretle sınırlandırılamaz. Mevduat veya katılma hesabı sahipleri
ile kredi kuruluşları arasında vade ve ihbar süresi hakkında kararlaştırılan
şartlar saklıdır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl
ve esaslar Kurulca belirlenir.
Zamanaşımı
MADDE
62. — Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan
hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden
başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tâbidir.
Zamanaşımına uğrayan her türlü
mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine
ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben Fona gelir kaydedilir.
Bu maddenin uygulanması ile ilgili
usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Mevduatın
ve katılım fonunun sigortalanması
MADDE
63. — Kredi kuruluşları nezdlerindeki tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere
ait katılım fonları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından sigorta edilir.
Kredi kuruluşları, nezdlerindeki
tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonlarını, sigortaya tâbi
kısım üzerinden sigorta ettirmek ve bunun üzerinden prim ödemek zorundadır.
Sigortaya tâbi olacak tasarruf
mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonlarının kapsamı ve tutarı, Merkez
Bankası, Kurul ve Hazine Müsteşarlığının olumlu görüşü alınmak suretiyle Fon
Kurulu tarafından belirlenir. Risk esaslı sigorta priminin oranı, yıllık bazda
sigortaya tâbi tasarruf mevduat ve katılım fonunun binde yirmisini aşamaz. Risk
esaslı sigorta priminin tarifesi, tahsil zamanı, şekli ve diğer hususlar
Kurulun görüşü alınmak suretiyle Fon Kurulu tarafından belirlenir.
Kredi kuruluşlarının iflası hâlinde
mevduat ve katılım fonu sahipleri, Fonun imtiyazlı alacaklarından ve Devlet ile
sosyal güvenlik kuruluşlarının 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklarından
sonra gelmek üzere sigortaya tâbi olmayan kısım için 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanununun 206 ncı maddesindeki üçüncü sıra anlamında imtiyazlı alacaklıdırlar.
Kredi kuruluşlarınca Fona ödenen
sigorta primleri kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul
edilir.
Faaliyet izni kaldırılan kredi
kuruluşları nezdinde bulunan ve doğruluğu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde
kanıtlanan mevduat ve katılım fonunun sigorta kapsamındaki kısmı, Fon
kaynaklarından ödenir.
Sigorta
kapsamı dışında kalan mevduat ve katılım fonu
MADDE
64. — Aşağıda sayılan tasarruf mevduatı ve katılım fonu hesapları sigortaya
tâbi değildir:
a) İlgili kredi kuruluşunun hâkim
ortakları ile bunların ana, baba, eş ve velâyet altındaki çocuklarına ait
mevduat ve katılım fonu ile diğer hesaplar.
b) İlgili kredi kuruluşunun yönetim
veya müdürler kurulu başkan ve üyeleri, genel müdür ve yardımcıları ile
bunların ana, baba, eş ve velâyet altındaki çocuklarına ait mevduat ve katılım
fonu ile diğer hesaplar.
c) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı
Türk Ceza Kanununun 282 nci maddesindeki suçtan kaynaklanan malvarlığı
değerleri kapsamına giren mevduat ve katılım fonu ile diğer hesaplar.
d) Kurul tarafından belirlenen diğer
mevduat, katılım fonu ve hesaplar.
ALTINCI KISIM
Denetim ve Alınacak Önlemler
Denetim
MADDE
65. — Bu Kanun kapsamındaki kuruluşlar ve bunların faaliyetleri, Kurumun
denetim ve gözetimine tâbidir.
Kurum, bankaların genel kurul
toplantılarına gözlemci sıfatıyla temsilci gönderebilir.
Konsolide
denetim
MADDE
66. — Bu Kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince,
konsolide bazda sınırlama ve oranlara tâbi olan ana ortaklık bankalar ve
bunların yurt içi ve yurt dışı bağlı ortaklıkları, birlikte kontrol edilen
ortaklıkları, şube ve temsilcilikleri konsolide denetime tâbidir.
Birinci fıkrada belirtilen kuruluşlar,
öncelikle iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemleri, muhasebe ve
finansal raporlama birimi, finansal tablolar ve raporları ile risk grubuna
kullandırılan kredilere ilişkin bilgi ve belgeler olmak üzere her türlü kayıt,
bilgi, belge, yapı ve sistemlerini konsolide denetime uygun ve hazır hale
getirmek zorundadırlar.
Bağlı ortaklık ve birlikte kontrol
edilen ortaklıkların bu Kanun uyarınca yapılacak konsolide denetimi, gerek
duyulması hâlinde, Kurum ve konsolide denetime tâbi kuruluşların denetimi ve
gözetimi ile yetkili mercilerle birlikte gerçekleştirilir. Denetim sonuçları
ile denetime esas bilgi ve belgeler anılan yetkili mercilerin görüşü alınarak
Kurulca belirlenecek usûl ve esaslara göre paylaşılır ve kullanılır.
Önlem
alınmasını gerektiren hâller
MADDE
67. — Konsolide veya konsolide olmayan bazda yapılan denetimler sonucunda
bir bankanın;
a) Aktiflerinin vade itibarıyla
yükümlülüklerini karşılayamama tehlikesiyle karşı karşıya gelmesi ya da
likiditeye ilişkin düzenlemelere uymaması,
b) Gelir ve giderleri arasındaki ilgi
ve dengelerin bozulması nedeniyle kârlılığın faaliyetleri emin bir şekilde
yürütecek yeterlilikte olmaması,
c) Özkaynaklarının sermaye
yeterliliğine ilişkin düzenlemelere göre yetersiz olması veya bu durumun
gerçekleşmek üzere bulunması,
d) Aktif kalitesinin malî bünyeyi
zayıflatabilecek şekilde bozulması,
e) Bu Kanuna ve ilgili düzenlemelere
veya Kurulca alınan kararlara aykırı nitelikte karar, işlem ve uygulamalarının
bulunması,
f) İç denetim, iç kontrol ve risk
yönetim sistemlerini kurmaması veya bu sistemleri etkin ve yeterli bir şekilde
işletmemesi veya denetimi engelleyici herhangi bir hususun bulunması,
g) Yönetiminin basiretsizliği
nedeniyle bu Kanun ve ilgili mevzuat ile tanımlanmış risklerin önemli ölçüde
artması veya malî bünyeyi zayıflatabilecek şekilde yoğunlaşması,
Hâllerinden herhangi birinin tespit
edilmesi durumunda, bu Kanunun 68 inci, 69 uncu ve 70 inci maddelerinde
öngörülen tedbirler derhal alınır.
Düzeltici
önlemler
MADDE
68. — Kurum, 67 nci maddede düzenlenen;
a) (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki
hâllerden birinin veya birkaçının tespiti hâlinde, bankanın özkaynağının
artırılması veya kâr dağıtımının geçici bir süreyle durdurularak ihtiyatlara
aktarılması veya ayrılan karşılıkların artırılması, hissedarlara kredi
verilmesinin durdurulması veya aktiflerin elden çıkarılması suretiyle likidite
temin edilmesi veya yeni yatırımların sınırlandırılması veya durdurulması,
ücret ve diğer ödemelerin sınırlandırılması, uzun vadeli yatırımların
durdurulması,
b) (e), (f) ve (g) bentlerindeki
hâllerden birinin veya birkaçının varlığı hâlinde bu aykırılıkların
giderilmesi, kredi politikasının gözden geçirilerek riskli işlemlerin
durdurulması, maruz kalınan vade, kur veya faiz riskinin azaltılması için
gerekli önlemlerin alınması,
Tedbirlerinden
bir veya birkaçının ya da tamamının ve Kurumca uygun görülecek diğer
tedbirlerin, Kurumun uygun göreceği bir süre ve onaylayacağı bir plân dahilinde
alınmasını ve uygulanmasını bankanın yönetim kurulundan ister.
İyileştirici
önlemler
MADDE
69. — Banka tarafından 68 inci maddede yer alan önlemlerin alınmaması veya
alınan önlemlere rağmen sorunların giderilememesi ya da bu tedbirlerin alınması
durumunda dahi sonuç alınamayacağının Kurumca belirlenmesi hâlinde Kurul;
a) 67 nci maddenin (a), (b), (c) ve
(d) bentlerinde sayılan hallerden herhangi birinin veya birkaçının
gerçekleşmesi durumunda, malî bünyenin düzeltilmesi, sermaye yeterliliği veya
likidite düzeylerinden birinin ya da her ikisinin yükseltilmesi, uygun bir süre
vererek uzun vadeli veya duran varlıkların elden çıkarılması, işletme ve
yönetim giderlerinde kısıntıya gidilmesini veya mensuplarına her ne ad altında
olursa olsun düzenli olarak ödenenler dışındaki ödemelerin durdurulması,
belirli kişi, kurum, risk grubu veya sektörlere nakdî ve gayrinakdî kredi
kullandırımının sınırlandırılması veya yasaklanması,
b) 67 nci maddenin (e), (f) ve (g)
bentleri ile ilgili olarak aykırılıkların giderilmesi, karar, işlem ve
uygulamalarda yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bulunması hâlinde genel
kurulun en kısa sürede olağanüstü toplantıya çağrılarak yönetim kurulu
üyelerinden bir veya birkaçının veya tamamının değiştirilmesi veya üye sayısını
artırarak üye atanması veya karar ve işlemlerde sorumluluğu bulunan
mensuplarının görevden alınması, (g) bendi ile ilgili olarak maruz kalınan
risklerin azaltılması için kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere Kurulca uygun
görülecek bir plân oluşturulması ve yönetim kurulu üyeleri ile nitelikli paya
sahip ortaklarından, bu plânın yazılı olarak taahhüt edilmesi ve belirlediği
dönemler itibarıyla uygulama sonuçlarının gönderilmesi,
De dâhil olmak üzere, uygun göreceği
her türlü tedbirin alınmasını ve ivedilikle uygulanmasını banka yönetim
kurulundan ister.
Kısıtlayıcı
önlemler
MADDE
70. — Banka tarafından 68 inci ve/veya 69 uncu maddelerde yer alan
önlemlerin alınmaması veya alınan önlemlere rağmen sorunların giderilememesi ya
da bu tedbirlerin alınması durumunda dahi sonuç alınamayacağının belirlenmesi
hâlinde Kurul bankadan;
a) Faaliyetlerini, faaliyet türleri
itibarıyla tüm teşkilatını veya gerekli görülecek yurt içi veya yurt dışı
şubelerini veya muhabirlerle ilişkilerini kapsayacak şekilde kısıtlaması veya
geçici olarak durdurulması,
b) Kaynakların toplanması ve
kullandırılmasına ilişkin olarak faiz oranı ve vade kısıtlamaları da dâhil
olmak üzere, her türlü sınırlama ve kısıtlama getirmesi,
c) Yönetim kurulu da dâhil olmak üzere
genel müdür, genel müdür yardımcıları, ilgili birim ve şube yöneticilerinin bir
kısmını veya tamamını görevden alması, görevden alınan kişilerin yerine
atanacak veya seçilecek kişiler için Kurumdan onay alınması,
d) Sigortaya tâbi mevduat veya katılım
fonu tutarını aşmamak ve yeterli teminatı hâkim ortakların hisse senetlerinden
veya diğer malvarlıklarından karşılanmak üzere uzun vadeli kredi sağlaması,
e) Zarar doğurduğu tespit edilen faaliyetlerinin
sınırlandırılması veya durdurulması, verimi düşük veya verimsiz varlıklarının
elden çıkarılması,
f) İstekli olan bir veya birkaç banka
ile birleşmesi,
g) Özkaynakların artırılmasını
sağlamak amacıyla uygun görülecek yeni hissedarlar bulunması,
h) Doğan zararın özkaynaktan
indirilmesi,
Tedbirlerinden bir ya da birkaçının
veya uygun göreceği diğer tedbirlerin alınmasını ve uygulanmasını ister.
Faaliyet
izninin kaldırılması veya Fona devir
MADDE
71. — Denetlemeler sonucunda bir bankayla ilgili olarak;
a) Bu Kanunun 70 inci maddesi
kapsamında alınması istenen tedbirlerin Kurul tarafından verilen süre
içerisinde ya da her halükârda en geç oniki ay içinde kısmen ya da tamamen
alınmaması ya da bu tedbirleri kısmen veya tamamen almış olmasına rağmen, malî
bünyesinin güçlendirilmesine imkân bulunmadığı veya bu tedbirler alınmış olsa
dahi malî bünyesinin güçlendirilemeyeceğinin tespit edilmesi,
b) Faaliyetine devamının mevduat ve
katılım fonu sahiplerinin hakları ve malî sistemin güven ve istikrarı
bakımından tehlike arz ettiğinin ortaya çıkması,
c) Yükümlülüklerini vadesinde yerine
getiremediğinin tespit edilmesi,
d) Yükümlülüklerinin toplam değerinin
varlıklarının toplam değerini aşması,
e) Hâkim ortaklarının veya
yöneticilerinin, banka kaynaklarını, bankanın emin bir şekilde çalışmasını
tehlikeye düşürecek biçimde doğrudan veya dolaylı veya dolanlı olarak kendi
lehlerine kullanması veya dolanlı olarak kaynak kullandırması ve bankayı bu
suretle zarara uğratması,
Hâllerinden bir veya birkaçının
varlığı durumunda Kurul, en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla alınan kararla
bankanın faaliyet iznini kaldırmaya ya da kredi kuruluşunun temettü hariç
ortaklık hakları ile yönetim ve denetimini, zararın mevcut ortakların
sermayesinden indirilmesi kaydıyla kısmen veya tamamen devri, satışı veya
birleştirilmesi amacıyla Fona devretmeye yetkilidir.
Faaliyet izni kaldırılan kredi
kuruluşları bu Kanunda yer alan hükümlere göre, kalkınma ve yatırım bankaları
ise genel hükümlere göre tasfiye edilir.
Bu madde kapsamında alınan Kurul
kararları Resmî Gazete’de yayımlanır. Yayım tarihi ilgililer bakımından tebliğ
tarihi olarak kabul edilir.
Sistemik
riske karşı alınacak önlemler
MADDE
72. — Finansal sistemin bütününe sirayet edebilecek ölçüde olumsuz bir
gelişmenin ortaya çıkması ve bu durumun Kurumun koordinasyonunda, Fon, Hazine
Müsteşarlığı ve Merkez Bankasınca müştereken tespiti hâlinde, alınacak
olağanüstü tedbirleri belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili olup, ilgili bütün
kurum ve kuruluşlar belirlenen bu olağanüstü tedbirleri derhal uygulamakla
yetkili ve sorumludur.
YEDİNCİ KISIM
Kanunî Yükümlülükler
Sırların
saklanması
MADDE
73. — Kurul başkan ve üyeleri ile Kurum personeli, Fon Kurulu başkan ve
üyeleri ile Fon personeli görevleri sırasında öğrendikleri bankalara ve
bunların bağlı ortaklık, iştirak, birlikte kontrol edilen ortaklıkları ve
müşterilerine ait sırları bu Kanuna ve özel kanunlarına göre yetkili olanlardan
başkasına açıklayamaz ve kendilerinin veya başkalarının yararlarına
kullanamazlar. Kurumun dışarıdan destek hizmeti aldığı kişi ve kuruluşlar ile
bunların çalışanları da bu hükme tâbidir. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan
sonra da devam eder.
Bu Kanun hükümleri uyarınca Kurumun,
yurt dışındaki muadili denetim mercileri ile düzenleyeceği mutabakat zabıtları
çerçevesinde vereceği bilgi ve belgeler birinci fıkradaki sır kapsamında
değildir. Kurul düzenleyeceği mutabakat zabıtları veya zabıtlar dışında elde
edeceği sırların korunmasını sağlamakla görevlidir. Kurumun elde edeceği sır
niteliğindeki bilgi ve belgeler, kuruluş ve faaliyet izni verilmesinde,
faaliyetlerin denetiminde, düzenlemelere uyulup uyulmadığının izlenmesinde ve
Kurul kararlarına karşı açılacak idarî davaların görülmesinde kullanılabilir.
Kurumun bu fıkra kapsamında elde edeceği sır niteliğindeki bilgi ve belgeler
hiçbir kişi, kurum ve kuruluşa verilemez. Mahkeme kararına bağlanmış sır
kapsamına giren bilgilerin verilmesinden Kurum sorumlu tutulamaz.
Bankaların ortakları, yönetim kurulu
üyeleri, mensupları, bunlar adına hareket eden kişiler ile görevlileri, sıfat
ve görevleri dolayısıyla öğrendikleri bankalara veya müşterilerine ait sırları,
bu konuda kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar.
Bankaların destek hizmeti aldığı kuruluş ve çalışanları hakkında da bu hüküm
uygulanır. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder.
Kredi kuruluşları ve finansal
kuruluşların destek hizmeti kuruluşları ile aralarında akdedecekleri yazılı
sözleşmeler çerçevesinde bu kuruluşların müşterilerinin risk durumlarının
izlenmesi, değerlendirilmesi, kontrolü ve müşteri hizmetlerinin yerine
getirilmesi nedeniyle yapılacak bilgi ve belge alışverişi ile hizmet temini ve
ayrıca kredi kuruluşları ve finansal kuruluşların kendi aralarında doğrudan
doğruya veya en az beş banka tarafından kurulacak şirketler vasıtasıyla
yapacakları her türlü bilgi ve belge alışverişi bu hükmün dışındadır.
İtibarın
korunması
MADDE
74. — 5187 sayılı Basın Kanununda belirtilen araçlarla ya da radyo,
televizyon, video, internet, kablolu yayın veya elektronik bilgi iletişim
araçları ve benzeri yayın araçlarından biri vasıtasıyla; bir bankanın itibarını
kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir hususa kasten
sebep olunamaz ya da bu yolla asılsız haber yayılamaz.
Etik
ilkeler
MADDE
75. — Bankalar ile bunların mensupları; bu Kanuna, ilgili düzenlemelere,
kuruluş amaç ve politikalarına uygun olarak faaliyetlerin icra edilmesini temin
etmeye ve yönetimde adalet, doğruluk, dürüstlük ve sosyal sorumluluğu esas
almaya yönelik etik ilkelere uymakla yükümlüdürler.
Etik ilkeler, kuruluş birlikleri
tarafından Kurulun uygun görüşü alınmak suretiyle belirlenir.
Müşteri
hakları
MADDE
76. — Bankalar, müşterilerinin, verilen hizmetlerden kaynaklanan her türlü
sorularına cevap verecek bir sistem kurmakla ve bu hizmetle ilgili bilgiyi
müşterilerine bildirmekle yükümlüdür. Bankalar, kredi sözleşmelerinin onaylı
bir örneğini müşterilerine vermek zorundadır. Talepleri hâlinde müşteri ile
yapılan diğer işlemlere ilişkin her türlü belgenin bir örneği de müşterilere
verilir.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinde yer alan
faaliyet konularına ilişkin olarak, bankalar ile bireysel müşterileri arasında
akdedilecek sözleşmelerin şekil ve içeriğinde yer alması gereken asgarî
hususlar ile tip sözleşmelerin uygulanacağı işlemler Kurulun uygun görüşü
alınarak kuruluş birlikleri tarafından belirlenir. 4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanun hükümleri saklıdır.
Bankaların, kimliklerini ve vergi
numaralarını belgelemeyen müşterileri adına mevduat, katılım fonu, kredi ve her
ne ad altında olursa olsun hesap açmaları, sözleşme düzenlemeleri, havale ve
kambiyo hizmetleri ile diğer bankacılık ve malî hizmetleri vermeleri yasaktır.
Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurumun görüşü alınarak Malîye
Bakanlığınca düzenlenir. Bu fıkra hükmüne ve Malîye Bakanlığınca yapılan
düzenlemelere uymayanlar hakkında 2.4.1998 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun 5
inci maddesi hükmünün uygulanması bu Kanunun kovuşturma usûlü hükümlerine tâbi
değildir.
SEKİZİNCİ KISIM
Kalkınma ve Yatırım Bankaları ve Finansal
Holding Şirketi
Kalkınma
ve yatırım bankalarına ilişkin hükümler
MADDE
77. — Kalkınma ve yatırım bankaları, bu Kanunun 54, 55, 56, 57, 61, 63, 64,
106 ilâ 129 uncu maddeleri, 130 uncu maddesinin (a) bendi, 131 ilâ 142 nci
maddeleri hariç olmak üzere diğer hükümlerine tâbidir.
Finansal
holding şirketi
MADDE
78. — Kurul, finansal holding şirketlerinin kapsamını belirlemeye ve
kurulmasını zorunlu tutmaya; sermaye yeterliliği, iç sistemler, konsolide
denetim ve denetimin koordinasyonuna ilişkin usûl ve esasları belirlemeye
yetkilidir. Kurulca belirlenen kapsama girmekle birlikte finansal holding
şirketi kurması zorunlu tutulmayan bir grubun tâbi olacağı hükümleri tespite
Kurul yetkilidir.
Finansal holding şirketleri hakkında,
Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde bu Kanunun 14, 15, 16, 18,
22, 23, 24, 25, 26, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42,
43, 44, 47, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 78, 93, 95 ve 96 ncı madde hükümleri
ve bu maddelere ilişkin ceza hükümleri uygulanır.
Finansal holding şirketleri bakımından
belirlenecek standart oranlar ve sınırlamalar ile yapılacak hesaplamalar
yalnızca konsolide bazda dikkate alınır.
DOKUZUNCU KISIM
Kuruluş Birlikleri
Türkiye
Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği
MADDE
79. — Mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankaları, tüzel kişiliği
haiz ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan Türkiye Bankalar
Birliğine; katılım bankaları ise aynı nitelikteki Türkiye Katılım Bankaları
Birliğine, faaliyet izni aldıkları tarihten itibaren bir ay içinde üye olmak
zorundadır.
Birliklerin
görev ve yetkileri
MADDE
80. — Kuruluş birlikleri;
a) Mesleğin gelişmesini temin etmek,
b) Meslek ilkelerini belirlemek suretiyle
üyelerin birlik ve mesleğin gerektirdiği vakar ve disiplin içinde ekonominin
ihtiyaçlarına uygun olarak çalışmalarını sağlamak,
c) Üye banka mensuplarının uyacakları
meslek ilkeleri ve standartlarını Kurumun uygun görüşünü alarak belirlemek,
d) İlgili mevzuat uyarınca alınan
kararlar ile Kurumca alınması istenilen tedbirlerin uygulanmasını takip etmek,
e) Üyeleri arasında haksız rekabeti
önlemek amacıyla gerekli her türlü tedbiri almak ve uygulamak,
f) Üyelerin ilân ve reklamlarında
uyacakları esas ve şartları tür, şekil, nitelik ve miktarları itibarıyla
Kurumun uygun görüşünü alarak tespit etmek,
g) Kurum ile işbirliği yapmak
suretiyle bankalar arasında ortak projelere ilişkin işbirliğini temin etmek,
h) Üyelerinin ortak menfaatlerini
ilgilendiren konularda yönetim kurulu kararına istinaden dava açmak,
i) Müşteri haklarına dair hükümlerde
öngörülen sözleşmelerin şekil ve içeriklerine ilişkin usûl ve esasları
belirlemek,
j) 4077 sayılı Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun hükümleri ve diğer kanunlarla tanınmış müracaat hakları saklı
kalmak kaydıyla üyeler ve bireysel müşterileri arasındaki ihtilafların
değerlendirilmesi ve çözüme kavuşturulmasını temin etmek üzere hazırlayacakları
ve Kurulca onaylanan usûl ve esaslar dâhilinde hakem heyeti oluşturmak,
İle görevli ve yetkilidir.
Organlar
ve statü
MADDE
81. — Kuruluş birliklerinin organ seçimleri bu Kanunda öngörülen esaslar
çerçevesinde gizli oyla ve yargı gözetimi altında gerçekleştirilir. Seçim
yapılacak genel kurul toplantısından en az onbeş gün önce seçimlere katılacak
üye bankaları ve temsilcilerini belirleyen liste, toplantının gündemini,
yerini, gününü, saatini ve çoğunluk olmadığı takdirde yapılacak ikinci
toplantıya ilişkin hususları belirten bir yazı ile birlikte üç nüsha olarak Yüksek
Seçim Kurulunca belirlenecek seçim kurulu başkanı hâkime tevdi edilir. Hâkim
gerekli incelemeyi yaparak listeyi ve diğer hususları onaylar; bir sandık
kurulu başkanı ve iki sandık kurulu üyesi ile bunlar için birer yedek üye atar.
Oy verme işlemi gizli oy, açık sayım ilkelerine göre yapılır. Seçim süresinin
sonunda seçim sonuçları tutanakla tespit edilip seçim sandık kurulu başkanı ve
üyeleri tarafından imzalanır. Tutanağın düzenlenmesinden itibaren iki gün
içinde seçimlere yapılacak her türlü itiraz hâkim tarafından aynı gün incelenir
ve kesin olarak karara bağlanır.
Kuruluş birliklerinin organları,
çalışma esasları ve faaliyetlerinin kapsamı, birliklerin görüşünü alarak
Kurumun yapacağı öneri üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulacak
statülerinde gösterilir. Üyeler, birliklerin statüsüne ve birlikler tarafından
alınacak karar ve tedbirlere uymak zorundadır. Kuruluş birliklerinin giderleri,
statüleri gereğince tespit olunan oy sayısına göre üyelere dağıtılır. Üyeler,
kendilerine düşen masraf paylarını statülerde belirtilen süre içinde yatırmak
zorundadır. Masraf iştirak payları belirlenen süre içinde ödenmediği takdirde
birlikler tarafından icra yoluyla tahsil olunur. Masraf iştirak paylarının
ödenmesine dair kararlar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinde
yazılı resmî belge niteliğindedir.
Kuruluş birliklerinin aldığı genel ya
da özel nitelikteki karar ve tedbirlere zamanında ve tam olarak uymayan üyeler
hakkında birliklerin yönetim kurulunca ikibin Yeni Türk Lirasından yirmibin
Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezasına karar verilir.
ONUNCU KISIM
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna
İlişkin Hükümler
BİRİNCİ
BÖLÜM
Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumu
Kuruluş
ve bağımsızlık
MADDE
82. — Kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulmuştur. Kurumun merkezi Ankara'dadır. Kurum,
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ile Başkanlıktan oluşur.
Kurum, bu Kanunla ve mevzuatla
kendisine verilen düzenleme ve denetlemeyle ilgili görev ve yetkileri kendi
sorumluluğu altında bağımsız olarak yerine getirir ve kullanır. Kurumun
kararları yerindelik denetimine tâbi tutulamaz. Hiçbir organ, makam, merci veya
kişi Kurumun kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremez.
Kurum, bu Kanunda ve 5018 sayılı Kamu
Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen usûl ve esaslar çerçevesinde
kendisine tahsis edilen malî kaynaklarını görev ve yetkilerinin gerektirdiği
ölçüde, kendi bütçesinde belirlenen usûl ve esaslar dahilinde serbestçe
kullanır.
Kurum, görev ve yetkilerini etkin
şekilde yerine getirmek amacıyla yeterli sayı ve nitelikte personeli istihdam
eder.
Kurumun malları Devlet malı
hükmündedir, haczedilemez ve rehnedilemez.
İKİNCİ
BÖLÜM
Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurulu
Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurulu
MADDE
83. — Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Kurumun karar organıdır.
Kurul; biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere yedi üyeden oluşur. Kurul
Başkanı Kurumun da başkanıdır.
Başkanın izin, hastalık, yurt içi ve
yurt dışı görevlendirme ve görevde bulunmadığı diğer hâller ile görevden
alınması durumunda ikinci başkan, onun da bulunmadığı hâllerde Kurul tarafından
belirlenecek bir üye Başkana vekâlet eder.
Üyelerin atanması
MADDE
84. — Kurul üyelerinin aşağıda belirtilen şartları taşımaları zorunludur:
a) 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 48 inci maddesinin (A) fıkrasının (1), (4), (5), (6) ve (7) numaralı
bentlerinde belirtilen şartları taşımak.
b) 8 inci maddenin birinci fıkrasının
(a), (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen şartları taşımak.
c) 26 ncı maddede yer alan çalışması
yasaklananlardan olmamak.
d) Hukuk, iktisat, malîye, bankacılık,
işletme, kamu yönetimi ve dengi dallarda en az lisans düzeyinde; mühendislik
alanında lisans düzeyinde öğrenim görmüş olanlar için belirtilen alanlarda
lisansüstü öğrenim görmüş olmak.
Üyeler, yüksek öğrenim sonrası en az
on yıl deneyim sahibi veya yukarıda sayılan öğrenim dallarında en az on yıl
öğretim üyeliği yapan kişiler arasından Bakanlar Kurulunca atanır. Üyelerden en
az birinin hukuk fakültesi mezunu, birinin ise Kurumda başkan yardımcısı,
anahizmet birimi yöneticisi veya meslek personeli olarak çalışmış olması
şarttır. Bakanlar Kurulu, üyelerden birini başkan birini de ikinci başkan olarak
görevlendirir. Bakanlar Kurulunun atama kararı Resmî Gazete’de yayımlanır.
Kurul Başkan ve üyeleri, görevlerinin
devamı süresince görevlerini tam bir dikkat, dürüstlük ve tarafsızlık ile
yürüteceklerine, kanun hükümlerine aykırı hareket etmeyeceklerine ve
ettirmeyeceklerine dair Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu huzurunda yemin
ederler. Yemin için yapılan başvuru Yargıtay tarafından acele işlerden sayılır.
Kurul üyeleri, yemin etmedikçe göreve başlayamazlar.
Başkan
ve üyelerin görev süreleri
MADDE
85. — Kurul Başkan ve üyelerinin görev süresi altı yıldır. Süreleri biten
başkan ve üyeler yeniden atanamazlar. Başkanlığın ve üyeliğin herhangi bir
sebeple boşalması hâlinde, boşalan yere 84 üncü maddede belirtilen esaslar
dahilinde bir ay içinde atama yapılır. Bu şekilde atananlar, bir defalığına
tekrar atanabilir.
Kurul Başkan ve üyelerinin görev
süreleri dolmadan herhangi bir nedenle görevlerine son verilemez. Ancak, ağır
hastalık veya sakatlık nedeniyle iş göremeyecekleri, atanmaları için gerekli şartları
kaybettikleri veya durumlarının 86 ncı maddeye aykırı düştüğü tespit edilen
veya görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlardan dolayı haklarında
verilen mahkûmiyet kararı kesinleşen Kurul Başkan ve üyeleri süreleri dolmadan
Başbakanın onayı ile görevden alınırlar. Bunların yerlerine en geç bir ay
içinde atama yapılır. Ayrıca geçici iş göremezlik halinin üç aydan fazla
sürmesi hâlinde, bu durumda olan üyelerin üyelikleri düşer ve bunların
yerlerine bir ay içinde atama yapılır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun
48 inci maddesinin (A) fıkrasının (5) numaralı bendinde öngörülen suçlarla
ilgili olarak haklarında ceza davası açılan Kurul Başkan ve üyelerinden görevi
başında kalması sakıncalı görülenler, Bakanlar Kurulu tarafından tedbiren
görevden uzaklaştırılabilir. Görevden uzaklaştırılan Kurul Başkan ve üyeleri
hakkında Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. Bu şekilde
geçici olarak boşalan üyeliklere, 84 üncü maddedeki şartları taşıyanlar
arasından, tedbiren görevden uzaklaştırılan üye göreve dönünceye ve her
halükârda söz konusu üyenin üyelik süresini geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca
atama yapılabilir.
Yasaklar
MADDE
86. — Kurul Başkan ve üyeleri, asli görevlerini aksatmayan bilimsel amaçlı
yayın, ders ve konferans ile telif hakları hariç Kurumdaki resmî görevlerinin
yürütülmesi dışında kalan resmî veya özel hiçbir görev alamaz, dernek, vakıf,
kooperatif ve benzeri yerlerde yöneticilik yapamaz, ticaretle uğraşamaz,
serbest meslek faaliyetinde bulunamaz, Kurumun düzenlemek ve denetlemekle
yetkili olduğu sektör veya alanla ilgili ortaklıklarda pay sahibi olamaz,
hakemlik ve bilirkişilik yapamazlar.
Kurul Başkan ve üyeleri göreve
başlamadan önce kendilerinin veya eş ve velâyeti altındaki çocuklarının sahibi
bulunduğu menkul kıymetlerden Hazine tarafından çıkarılan borçlanmaya ilişkin
olanlar hariç Kurumun düzenlemek ve denetlemekle sorumlu olduğu kuruluşların
her türlü sermaye piyasası araçlarını eş, evlatlık, üçüncü dereceye kadar kan
ve ikinci dereceye kadar kayın hısımları dışındakilere otuz gün içinde satmak
suretiyle elden çıkarmak zorundadır. Kurul üyeliklerine atanmalarından itibaren
otuz gün içinde bu fıkraya uygun hareket etmeyen üyeler, üyelikten çekilmiş
sayılır. Bu durum, Kurul kararı ile tespit edilir ve ilişkili Bakana
bildirilir.
Kurul Başkan ve üyeleri, görevlerinden
ayrılmalarını izleyen iki yıl içinde Kurumun denetlemekle ve düzenlemekle
görevli olduğu sektör ve alandaki özel kuruluşlarda görev alamazlar. Bu fıkra
hükmüne uymayanlara 2531 sayılı Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları
İşler Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen cezalar verilir.
Kurul Başkan ve üyeleri ve diğer
personel, Kurumla ilgili gizlilik taşıyan bilgileri ve ticari sırları,
görevlerinden ayrılmış olsalar bile kanunen yetkili kılınan mercilerden
başkasına açıklayamazlar, kendilerinin veya başkalarının menfaatine
kullanamazlar.
Kurul Başkan ve üyeleri 3628 sayılı
Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa
tâbidir.
Kurulun
çalışma esasları
MADDE
87. — Kurul en az haftada bir defa olmak üzere, gerekli hallerde toplanır.
Toplantıyı Kurul Başkanı, yokluğunda ikinci başkan yönetir. Toplantının gündemi
Başkan, yokluğunda ikinci başkan tarafından hazırlanarak toplantıdan en az bir
gün önce Kurul üyelerine bildirilir. Gündem maddelerine geçmeden önce Başkan
tarafından Kurumun faaliyetleri hakkında Kurula bilgi verilir. Gündeme yeni
madde eklenebilmesi için toplantı başlamadan önce bir üyenin öneride bulunması
ve önerilen maddenin gündeme eklenmesinin Kurulca kabul edilmesi gerekir.
Geçerli mazereti olmaksızın bir takvim
yılında toplam üç toplantıya katılmayan veya bir toplantıya katıldığı halde
Kurul kararlarını süresi içinde imzalamayan veya karşı oy gerekçesini süresi
içinde yazılı olarak bildirmeyen Kurul üyeleri üyelikten çekilmiş sayılır. Bu
durum, Kurul kararı ile tespit edilir ve ilişkili Bakana bildirilir.
Kurul en az beş üyenin hazır bulunması
ile toplanır ve bu Kanunda belirtilen özel nisap gerektiren haller dışında en
az dört üyenin aynı yöndeki oyuyla karar alır. Üyeler çekimser oy kullanamaz.
Toplantıda karar yeter sayısı sağlanamadığı durumlarda, izleyen toplantılarda
oylarda eşitlik olması hâlinde Başkanın bulunduğu tarafın oyu üstün sayılarak
karar alınır. Kurul kararı tutanakla tespit edilir ve karar tutanağı toplantı
esnasında veya en geç toplantıyı izleyen işgünü, toplantıya katılan tüm üyeler
tarafından imzalanır.
Herhangi bir nedenle üye sayısının
Kurulun karar almasını imkânsız kılacak bir sayıya düşmesi hâlinde, toplantı
nisabı sağlanacak şekilde bir ayı geçmemek üzere, kıdem sırasına göre, Kurum
başkan yardımcıları vekâlet eder. Bu madde hükmüne istinaden Kurul üyeliği
görevini yürüten Kurum başkan yardımcılarının malî ve özlük haklarında bir
değişiklik olmaz.
Bu Kanunda belirtilen süreler saklı
kalmak üzere, Kurul kararı, alındığı toplantı tarihinden itibaren en geç onbeş
gün içinde gerekçeleri, varsa karşı oy gerekçeleri ve imzaları ile birlikte
tekemmül ettirilir.
Kurul Başkan ve üyeleri kendisi, eşi,
evlatlıkları ve üçüncü derece dahil kan ve ikinci derece dahil kayın hısımlarıyla ilgili konularda müzakere ve oylamaya
katılamazlar. Bu durum karar metninde ayrıca belirtilir.
Kurul toplantıları gizlidir. İhtiyaç
duyulması hâlinde görüşlerinden yararlanmak üzere uzman kişiler Kurul
toplantısına davet edilebilir. Ancak Kurul kararları toplantıya dışardan
katılanların yanında alınamaz.
Kurulun düzenleyici kararları tekemmül
etmesinden itibaren en geç yedi işgünü içinde ilişkili Bakanlığa ve yayımlanmak
üzere Başbakanlığa gönderilir. Bu kararlar gönderildiği tarihten itibaren en
geç yedi gün içinde Resmî Gazete’de yayımlanır. Bu Kanunda öngörülen hükümler
saklı kalmak üzere, denetleyici nitelikteki kararlar internet ortamı başta
olmak üzere uygun vasıtalarla kamuoyuna duyurulur. Kurul, yayımlanması ülke
ekonomisi ve kamu düzeni açısından sakıncalı olan denetleyici nitelikteki
kararların yayımlanmamasına karar verebilir.
Kurul üyeleri ile Kurum personelinin
uyacakları meslekî ve etik ilkeler ile Kurulun çalışma usûl ve esaslarına
ilişkin diğer hususlar Kurul tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Kurulun
görev ve yetkileri
MADDE
88. — Kurul bu Kanun ve diğer mevzuatta belirtilen görevler yanında
aşağıdaki görevleri yapar ve yetkileri kullanır:
a) Düzenlemek ve denetlemekle görevli
olduğu sektör veya alanla ilgili uluslararası ilke ve standartlarla uyumlu
ikincil düzenlemeleri yapmak ve kararlar almak.
b) Kurumun stratejik plânını,
performans ölçütlerini, amaç ve hedeflerini, hizmet kalite standartlarını
belirlemek, insan kaynakları ve çalışma politikalarını oluşturmak, Kurumun
hizmet birimleri ve bunların görevleri hakkında öneride bulunmak.
c) Kurumun stratejik plânı ile amaç ve
hedeflerine uygun olarak hazırlanan bütçe teklifini görüşmek ve karara
bağlamak.
d) Kurumun performansını ve malî
durumunu gösteren raporları onaylamak.
e) Başkanın önerisi üzerine, başkan
yardımcıları ve daire başkanlarını atamak.
f) Taşınmaz alımı, satımı, kiralanması
konularındaki önerileri görüşüp karara bağlamak.
g) Kanunlarla verilen diğer görevleri
yapmak.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Başkanlık
Teşkilatı
Başkan
MADDE
89. — Kurumun en üst yöneticisi olan Başkan, Kurumun genel yönetim ve
temsilinden sorumludur.
Başkanın görev ve yetkileri şunlardır:
a) Kurul toplantılarının gündemini,
gün ve saatini belirlemek, toplantıları idare etmek, gündeme alınmayan
başvurular hakkında gerekli işlemleri yapmak ve bunlara ilişkin olarak Kurula
bilgi vermek.
b) Kurul kararlarının yayımlanmasını
veya tebliğini sağlamak, bu kararların gereğinin yerine getirilmesini temin
etmek ve uygulanmasını izlemek.
c) Hizmet birimlerinden gelen
önerilere son şeklini vererek Kurula sunmak.
d) Kurulun belirlediği stratejilere,
amaç ve hedeflere uygun olarak, Kurumun yıllık bütçesi ile malî tablolarını
hazırlamak.
e) Hizmet birimlerinin, verimli ve
uyumlu bir biçimde çalışmasının en üst düzeyde organizasyonu ve koordinasyonunu
sağlamak, Kurum hizmet birimleri arasında çıkabilecek görev ve yetki
sorunlarını çözmek.
f) Yıllık faaliyet raporlarını
hazırlamak, amaç ve hedeflere, performans ölçütlerine göre faaliyetlerin
değerlendirilmesini yaptırmak ve bunları Kurula sunmak.
g) Kurumun faaliyet gösterdiği alanda
strateji, politikalar ve ilgili mevzuat ile Başkanlığın ve çalışanların
performans ölçütleri hakkında değerlendirme yapmak.
h) Kurumun diğer kuruluşlarla
ilişkilerini yürütmek ve Kurumu temsil etmek.
i) Kurul tarafından atanması
öngörülenler dışındaki Kurum personelini atamak.
j) Kurum başkanı adına imzaya yetkili
personelin görev ve yetki alanını belirlemek.
k) Kurumun yönetim ve işleyişine
ilişkin diğer görevleri yerine getirmek.
Başkan, Kurula ilişkin olmayan görev
ve yetkilerinden bir bölümünü, sınırlarını açıkça belirlemek ve yazılı olmak
kaydıyla alt kademelere devredebilir.
Başkan
yardımcıları
MADDE
90. — Başkana başkanlığa ilişkin görevlerinde yardımcı olmak üzere Kurul
kararıyla üç başkan yardımcısı atanır. Başkan yardımcılarından biri, yerinde
denetim ve gözetimle görevli birimlerden sorumlu olur. Başkan yardımcılarının
84 üncü maddede belirtilen şartları taşıması gerekir.
Başkan yardımcıları gerektiğinde
sınırlarını yazılı olarak açıkça belirlemek şartıyla görev ve yetkilerinden bir
kısmını alt kademelere devredebilir.
Kurumun
hizmet birimleri
MADDE
91. — Kurumun hizmet birimleri, daire başkanlıkları şeklinde teşkilatlanmış
anahizmet, danışma ve yardımcı hizmet birimlerinden oluşur. Ancak, daire
başkanlıklarının sayısı onu geçemez.
Hizmet birimleri, bu Kanunda
belirtilen faaliyet alanı, görev ve fonksiyonlara uygun olarak Kurumun teklifi
ve Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
Anahizmet birimi olarak Strateji
Geliştirme Daire Başkanlığı kurulur. Hukuk, basın ve halkla ilişkiler, yönetim
ve finans gibi alanlarda ihtiyaca göre sayıları toplam beşi geçmemek üzere
Başkanlık müşaviri görevlendirilebilir.
İnsan kaynakları ve eğitim, idarî ve
malî işler ve benzeri faaliyetleri yürütmek üzere Destek Hizmetleri Daire
Başkanlığı kurulur. Bu daire başkanlığında biri Kurulun özel büro hizmetlerinde
kullanılmak üzere en çok dört adet müdürlük kurulabilir.
Kurum, düzenlemekle görevli olduğu
alanın yoğun olduğu illerde olmak ve sayısı üçü geçmemek kaydıyla Bakanlar
Kurulu kararıyla yurt içi temsilcilik açabilir.
Kurum
personeli
MADDE
92. — Bu Kanun ile Kuruma verilen görevlerin gerektirdiği sürekli görev ve
hizmetler, bankalar yeminli murakıpları ve yardımcıları, bankacılık uzman ve
yardımcıları, hukuk uzman ve yardımcıları ile bilişim uzman ve yardımcılarından
oluşan meslek personeli ve idarî personel eliyle yürütülür. Kurumun her türlü personelinin
bu Kanunun 84 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi hariç, diğer
bentlerinde yer alan nitelikleri taşımaları zorunludur.
Başkan yardımcıları, daire başkanları,
müdürler, başkanlık müşavirleri ve meslek personeli kadro karşılığı sözleşmeli
statüde istihdam edilir. Kadro karşılığı sözleşmeli çalışan Kurum personeli
ücret, malî ve sosyal haklar dışında, diğer personel ise her türlü hak ve
yükümlülükleri yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbidir.
Bu Kanunun ekinde yer alan (I) sayılı
cetveldeki toplam kadro sayısı geçilmemek üzere, kadro unvan ve derecelerinin
değiştirilmesi ile bu kadroların kullanılmasına ilişkin esas ve usûlleri
belirlemeye Kurul yetkilidir. Ancak, meslek personeli dışında kalan Kurum
personelinin unvan değişiklikleri 190 sayılı Genel Kadro ve Usûlü Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alan kadro unvanlarıyla sınırlı
olarak yapılır.
Kurumun anahizmet birimlerinde
uzmanlık gerektiren işlerde meslek personeli çalıştırılması esastır. Anahizmet,
danışma ve yardımcı hizmet birimlerinde istihdam edilecek personelin
nitelikleri Başkanın teklifi üzerine Kurul tarafından belirlenir. Kurumda
yönetici, müşavir ve meslek personeli unvanlarını haiz olmayan personelin oranı
bu Kanunun eki cetvellerde yer alan toplam kadro sayısının yüzde otuzunu
geçemez.
Kurumda, meslek personeli sayısının
yüzde onunu geçmeyecek şekilde, sektörde en az on yıl meslekî tecrübesi olanlar
ile Kurumun faaliyet alanına ilişkin konularda doktor unvan ve derecesini
alanlar arasından yeteri kadar uzman personel, hizmet veya vekâlet akdi
hükümlerine göre çalıştırılabilir.
Kurum personeli başka kamu kurum ve
kuruluşlarında geçici olarak görevlendirilemez.
Bankacılık, hukuk ve bilişim uzman
yardımcılığı ile bankalar yeminli murakıp yardımcılığına atanacaklar merkezî
yarışma sınavıyla belirlenenler arasından seçilir. Uzman yardımcılığı ve
bankalar yeminli murakıp yardımcılığına atananlar ikinci yılın sonunda yetki
sınavına tâbi tutulurlar. Yetki sınavı ile bu sınavda başarılı olanların
yetkilerine ilişkin usûl ve esaslar Kurul tarafından belirlenir. Uzman
yardımcılığı ve bankalar yeminli murakıp yardımcılığına atananlar, üç yıl
çalışmak ve olumlu sicil almak kaydıyla Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi
Seviye Tespit Sınavından en az (C) düzeyinde veya buna denk kabul edilen
uluslararası geçerliliği bulunan yabancı dil puanı alması, yeterlik sınavında
başarılı olması ve konuları ile ilgili hazırlayacakları uzmanlık tezinin
oluşturulacak jüri tarafından kabul edilmesi hâlinde ilgisine göre bankacılık,
hukuk ve bilişim uzmanı ile bankalar yeminli murakıbı olarak atanır ve bunlara
bir defaya mahsus olmak üzere bir derece yükseltilmesi uygulanır. Mazereti
olmaksızın tez hazırlamayan veya sınava girmeyen veya sınavda iki defa
başarısız olanlar diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki öğrenim durumlarına
uygun kadrolara atanmak üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.
Kurumun meslek ve idarî personelinin
yeterlik ve yarışma sınavları, nitelikleri ile çalışma usûl ve esasları ile
ilgili diğer hususlar Kurum tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Görev,
Yetki ve Sorumluluk
Kurumun görev ve yetkileri
MADDE
93. — Kurum, bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatın verdiği yetkiler
çerçevesinde finansal piyasalarda güven ve istikrarın sağlanması, kredi
sisteminin etkin bir şekilde çalışması, malî sektörün gelişmesi, tasarruf
sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması için;
a) Bankalar ve finansal holding
şirketleri ile diğer kanunlarda ve ilgili mevzuatta yer alan hükümler saklı
kalmak kaydıyla finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerinin;
kuruluş ve faaliyetlerini, yönetim ve teşkilat yapısını, birleşme, bölünme,
hisse değişimini ve tasfiyelerini düzenlemek, uygulamak, uygulanmasını
sağlamak, uygulamayı izlemek ve denetlemek,
b) Yurt içi ve yurt dışı muadil
kurumların katıldığı uluslararası malî, iktisadî ve meslekî teşekküllere üye
olmak, görev alanına giren hususlarda yabancı ülkelerin yetkili mercileri ile
mutabakat zaptı imzalamak,
c) Kanunla verilen diğer görevleri
yapmak,
İle görevli ve yetkilidir.
Kurum, tasarruf sahiplerinin haklarını
ve bankaların düzenli ve emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye sokabilecek ve
ekonomide önemli zararlar doğurabilecek her türlü işlem ve uygulamaları
önlemek, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere gerekli
karar ve tedbirleri almak ve uygulamakla yükümlü ve yetkilidir.
Kurum; her türlü faaliyetinde, kuruluş
kanununda verilen yetkiler saklı kalmak kaydıyla kalkınma plânı, programlar ve
hükûmet programında yer alan ilke, strateji ve politikalara uyar.
Kurum, bu Kanun ve ilgili diğer
mevzuat hükümleri çerçevesinde kendisine verilen yetkilerini, düzenleyici
işlemler tesis ederek veya özel nitelikli kararlar alarak kullanır. Kurum,
Kurul kararıyla bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikler ve tebliğler
çıkarmaya yetkilidir.
Kurum, iç düzenlemeleri dışındaki
düzenleyici işlemlerini yürürlüğe koymadan önce sektör stratejisi ve
politikaları ile ilişkisinin kurulması bakımından ilişkili Bakanlığın, kalkınma
plânı ve yıllık programla ilişkisinin kurulması açısından Devlet Plânlama
Teşkilatı Müsteşarlığının ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların görüşünü alır.
İlişkili Bakanlık ve Devlet Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığı en geç yedi gün
içinde cevap vermezse olumlu görüş verilmiş sayılır.
Kurumun hazırlayacağı ikincil
düzenleme taslakları en az yedi gün süreyle Kurumun internet sayfası başta
olmak üzere uygun vasıtalarla kamuoyunun bilgisine sunulur.
Özel nitelikli kararlardan gerekli
görülenler doğrudan ilgili kişi ve kuruluşlara ve uygun görüldüğü takdirde
Kurumun haftalık bülteni ile duyurulur.
Kamu kurum ve kuruluşları, Kanun ile
belirlenmiş görev alanlarında Kuruma gerekli yardımı sağlamakla yükümlüdür.
Sektörün
geliştirilmesi
MADDE
94. — Kurum, finansal hizmetler sektörünün geliştirilmesi amacıyla;
a) İşlem ve aracılık maliyetlerinin
azaltılarak bankaların kârlı, verimli ve rasyonel çalışmalarının ve finansal
piyasaların tarafları arasında rekabet ortamının sağlanması,
b) Finansal sisteme rekabet gücünün
kazandırılması, finansal piyasalara ilişkin diğer düzenlemeler ve uygulamalar
ile bütünleşmenin gerçekleştirilmesi ve piyasanın daha etkin işleyişinin
sağlanması suretiyle etkin ve şeffaf bir finansal sistemin oluşturulması,
c) Denetim ve faaliyet alanları
bakımından uluslararası bankaların durumunun yakından izlenmesi,
tecrübelerinden yararlanılması,
d) Birimler, kurumlar, meslek
mensupları ve uluslararası diyalog ve işbirliğinin artırılması suretiyle malî
piyasalarda meslek mensupları arasında bütünleşmenin sağlanması,
e) Malî piyasalara ilişkin
düzenlemelerin ilgili taraflarla istişare edilerek hazırlanması,
Hususlarında strateji belirlemeye
yetkilidir.
Yerinde
denetim ve gözetim
MADDE
95. — Bu Kanun hükümleri ile bu Kanun kapsamındaki kuruluşlar hakkında
diğer kanunlarda yer alan hükümlerin uygulanmasının ve bu kuruluşların her
türlü işlemlerinin gözetimi ve yerinde denetimi ve bu Kanun kapsamındaki
kuruluşların konsolide ve konsolide olmayan bazda risk yapısı, iç kontrol, risk
yönetimi ve iç denetim sistemleri ile varlıkları, alacakları, özkaynakları,
borçları, kâr ve zarar hesapları, yükümlülükleri ve taahhütleri arasındaki ilgi
ve dengelerin ve malî bünyeyi etkileyen diğer tüm unsurların ve bu kuruluşların
kurumsal yönetim ilkelerine uyum seviyesinin gözetimi, tahlili ve ölçümü Kurum
tarafından yapılır.
Kurum, bağımsız denetim kuruluşlarınca
yapılan yıllık finansal raporların yapısı, uygunluğu ve güvenilirliğinin
değerlendirilmesini de yerine getirir.
Bu Kanuna tabî kuruluşlar tarafından,
Kurulca belirlenen usûl ve esaslar çerçevesinde konsolide ve konsolide olmayan
bazda istenilen her türlü bilgi, belge, cetvel, rapor ve finansal tabloların,
hesap ve kayıt düzenleriyle uyumlu olarak, zamanında ve doğru şekilde Kuruma
tevdi edilmesi şarttır.
Söz konusu kuruluşlarda denetim yapma
yetkisi bulunanlar tarafından düzenlenen rapor ve mütalâaların bir suretinin
anılan kuruluşlarca Kuruma gönderilmesi zorunludur.
Kurum, incelemelerini Başkanın
onayından geçmiş çalışma programları ile Başkan tarafından yapılacak
görevlendirmeler çerçevesinde gerçekleştirir.
Başkan, yapılacak yerinde denetimde,
Kurumun meslek personelini oluşturan bankalar yeminli murakıp ve yardımcıları,
bankacılık uzmanı ve yardımcıları, bilişim uzmanı ve yardımcıları, hukuk uzmanı
ve yardımcıları arasından uygun göreceği bir denetim ekibini görevlendirir.
Kurumun yerinde denetim yapmaya yetkili meslek personeli Ankara'da Asliye
Ticaret Mahkemesinde yemin etmedikçe yerinde denetim yapamazlar. Yerinde
denetim yapan Kurumun meslek personeli denetim konularıyla ilişkili olarak bu
maddede belirtilen tüm yetkileri haizdir.
Başkan, gerekli gördüğünde ve özellik
arz eden konularda bağımsız denetim kuruluşlarını ilgili konu hakkında inceleme
yapılması için görevlendirme yetkisini haizdir. Bağımsız denetim yapan
kuruluşun denetçisi denetim konularıyla ilişkili olmak kaydıyla bu maddede
belirtilen ilgili yetkileri haiz olduğu gibi, bu Kanun kapsamındaki sırların
saklanması yükümlülüklerine de tâbidir.
Kurum, bankalardan, bunların bağlı
ortaklıklarından, nitelikli paya sahip oldukları ortaklıklardan, birlikte
kontrol ettikleri ortaklıklardan, şubeleri ile temsilciliklerinden, destek
hizmeti kuruluşlarından ve diğer gerçek ve tüzel kişilerden bu Kanun hükümleri
ile ilgili görecekleri bütün bilgileri gizli dahi olsa istemeye, bunların
vergiyle ilgili kayıtları dahil olmak üzere tüm defter, kayıt ve belgelerini
incelemeye yetkili olup, bilgi istenenler de istenilen bilgileri vermekle,
defter, kayıt ve belgeleri incelemeye hazır bulundurmakla, tüm bilgi işlem
sistemini denetim amaçlarına uygun olarak Kurumun yerinde denetim yapan meslek
personeline açmakla, verilerin güvenliğini sağlamakla ve muhafaza etmek zorunda
oldukları her türlü defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları
bilgilere ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri
ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale
getirmek için gerekli tüm sistem ve şifrelerini inceleme için ibraz etmek ve
işletmekle yükümlüdür.
Kamu kurum ve kuruluşları, Merkez
Bankası ve benzeri kuruluşlar ile Risk Merkezi görevleriyle ilgili olarak
istenecek her hürlü bilgi ve belgeyi gizli de olsa Kurumun yerinde denetim
yapan meslek personeline geciktirilmeksizin verirler. Kurul, ilgili taraflarla
bu husustaki detayları belirleyen mutabakat zaptı düzenleyebilir.
Kurum tarafından gerçekleştirilen
denetimler sırasında talep edilmesi hâlinde, bankalar tarafından iç kontrol,
risk yönetimi ve iç denetim sistemlerinde çalışanların görevlendirilmesi dâhil
olmak üzere her türlü destek sağlanır.
Diğer kanunlar uyarınca Kurumun meslek
personelinin bu Kanun kapsamındaki görevleri dışında görevlendirilmeleri, bu
maddede sayılan görevleri öncelikli olmak kaydıyla Başkan tarafından yapılır.
Kurum; bu Kanunun, Kurumun görev,
yetki ve sorumluluklarına ilişkin hükümlerinde zikredilen ve 20.2.1930 tarihli
ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümlerine
aykırı hareket eden kuruluşlar ve ilgilileri hakkında, adı geçen Kanunun ek 1
inci maddesindeki yetkilere sahip olduğu gibi tüm bankaların kuruluş kanunu
hükümleri ile diğer kanunların bankalarla ilgili hükümlerinin uygulanmasını
denetlemeye de yetkilidir.
Bankalarda yerinde denetim yapan
kişiler, bu Kanunda belirtilen düzenlemeler dışında diğer kanunlara
aykırılıkları tespit ettikleri takdirde bu tespitleri ilgili mercilere derhal
bildirmek zorundadırlar.
Denetim ve gözetime ilişkin usûl ve
esaslar Kurulca düzenlenecek yönetmelikle belirlenir.
Bilgi
ve belge isteme
MADDE
96. — Bu Kanunun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen kuruluşlar ile ortakları, bunların bağlı ortaklıkları, nitelikli
paya sahip olduğu ortaklıkları, birlikte kontrol ettiği ortaklıkları, şubeleri
ile temsilcilikleri, bağımsız denetim, değerleme ve destek hizmeti kuruluşları
gizli dahi olsa bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak her türlü bilgi ve
belgeyi Kurumun talebi üzerine Kuruma tevdi etmekle yükümlüdür.
Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek
ve tüzel kişiler, Devletin güvenliği ve temel dış yararlarına karşı ağır
sonuçlar doğuracak hâller ile meslek sırrı, aile hayatının gizliliği ve savunma
hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla özel kanunlardaki yasaklayıcı ve
sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaksızın gizli dahi olsa Kurum tarafından bu Kanun
kapsamında verilen görevler ile sınırlı olmak üzere istenecek her türlü bilgi
ve belgeyi uygun süre ve ortamda, sürekli veya münferit olarak vermeye,
istenecek defter ve belgeleri ibraz etmeye ve incelemeye hazır bulundurmaya,
tüm bilgi işlem sistemini denetim amaçlarına uygun olarak ilgili personele
açmaya, verilerin güvenliğini sağlamaya ve muhafaza etmek zorunda oldukları her
türlü defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları bilgilere
ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki
kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için
gerekli tüm sistem ve şifreleri incelemek için ibraz etmeye ve işletmeye
mecburdurlar.
Bu madde kapsamında ilgili kişi, kurum
ve kuruluşlar Kurumun belirleyeceği süre içerisinde söz konusu talebe cevap
vermek ve gereken kolaylığı göstermekle yükümlüdürler.
Şeffaflık
ve hesap verebilirlik
MADDE
97. — Kurumun faaliyetleri hakkındaki yıllık rapor, raporun ait olduğu
dönemi izleyen yılın mayıs ayı sonuna kadar Bakanlar Kuruluna sunulur ve kesin
hesaplar ile birlikte kamuya açıklanır. Kurum, faaliyetleri ile ilgili olarak
yılda bir defa Türkiye Büyük Millet Meclisi Plân ve Bütçe Komisyonuna bilgi
verir.
Kurum, stratejilerine ve bu
stratejilerin yerine getirilmesine ilişkin olarak Bakanlar Kuruluna altı ayda
bir bilgi verir.
Kurum, ilgili sektörde yaşanan önemli
gelişmelere ve bu Kanunun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen kuruluşların performanslarına ilişkin olarak toplulaştırılmış bazda
üç aylık süreli raporlar yayımlar. Kurum risk yönetim politikalarını kamuya
açıklar.
Kurul tarafından yapılan düzenlemeler,
değişiklikleri de içerecek şekilde sürekli olarak güncellenmek suretiyle
Kurumun internet sayfasında yayınlanır.
Kurumca hazırlanacak süreli raporların
biçim ve içerikleri ile usûl ve esasları Kurulca belirlenir.
Kurumlararası
işbirliği
MADDE
98. — Para, kredi ve bankacılık politikalarının yürütülmesiyle ilgili
konularda Kurum, Hazine Müsteşarlığı, Devlet Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığı,
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve Merkez Bankası karşılıklı mütalâa ve bilgi
teatisinde bulunurlar.
Kurum, Fon ve Merkez Bankası bu
Kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek amacıyla veri tabanlarında yer
alan ve birlikte üzerinde uzlaşılan bilgileri gizlilik hükümleri çerçevesinde
paylaşırlar.
Yabancı ülke kanunlarına göre denetime
yetkili ve Kurum muadili mercilerin, kendi ülkelerindeki finansal piyasalarda
faaliyet gösteren kuruluşların Türkiye'deki şube veya ortaklıklarında denetim yapma
ve bilgi talepleri ile bankaların yurt dışındaki şube veya ortaklıklarının
konsolidasyon kapsamında yer alan bilgilerine ilişkin taleplerinin,
karşılıklılık ilkesi de dikkate alınarak yerine getirilmesi Kurulun iznine
tâbidir.
Kurum ayrıca, politikaların ve
düzenlemelerin uyumlaştırılmasına yönelik olarak, gerekli gördüğü hâllerde
yabancı ülkelerde denetim yapma ve eğitim ile personel değişimi imkânı sağlamak
üzere Kurum muadili merciler ile düzenleyeceği ikili mutabakat zabıtları
çerçevesinde veya başka yollarla finansal kuruluşlarla ve finansal piyasalarla
ilgili her türlü işbirliği ve bilgi alışverişinde bulunmaya yetkilidir. Kurum,
bu mutabakat zabıtlarının usûl ve esasları hakkında kamuoyunu bilgilendirir.
Kurum, yurt dışında şube veya
ortaklığı bulunan bir bankanın faaliyet iznini kaldırdığı veya Fona devrettiği
takdirde, ilgili ülkenin muadil merciine durumu ivedilikle bildirir.
Yurt içi ve yurt dışı yetkili
mercilerle denetime, bilgi paylaşımına ve diğer hususlara dair yapılacak
işbirliğine ilişkin usûl ve esaslar ilgili tarafların görüşü alınmak suretiyle
Kurulca belirlenir.
Finansal
Sektör Komisyonu
MADDE
99. — Kurum nezdinde, Kurum, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Merkez
Bankası, Sermaye Piyasası Kurulu, Fon, Rekabet Kurulu, Devlet Plânlama
Teşkilatı Müsteşarlığı, İstanbul Altın Borsası, Menkul Kıymetler Borsaları,
Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsaları ve kuruluş birlikleri temsilcilerinden
oluşan Finansal Sektör Komisyonu kurulur. Komisyon, finansal piyasalardaki
güven ve istikrar ile gelişmeyi temin etmek üzere, bilgi teatisini,
kurumlararası işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, ortak politika önerilerinde
bulunmak ve finans sektörünün geleceğini ilgilendiren konulara ilişkin görüş
bildirmekle görevlidir.
Finansal Sektör Komisyonu en az altı
ayda bir toplanır ve sonuçları hakkında Bakanlar Kuruluna bilgi sunar.
Komisyonun çalışma usûl ve esasları üye kurumların görüşleri alınmak suretiyle
Kurul tarafından belirlenir.
Eşgüdüm
Komitesi
MADDE
100. — Bankacılık sisteminin genel durumu, kredi kuruluşlarının denetimleri
sonucu alınacak önlemler, risk esaslı sigorta primlerinin hesaplanmasında
kullanılmak üzere kredi kuruluşlarının malî bünyelerini gösteren analiz
sonuçları ve ayrıca bu bankaların mevduat ve katılım fonları hesap adetleri,
sigortalı mevduat ve katılım fonları ve toplam mevduat ve katılım fonu
tutarları hakkında gerekli bilgilerin paylaşılması, Fonun görev alanına giren
konularda ve işlem tesis edilmesinin gerekli olduğu hâllerde Kurum ile Fonun
azamî düzeyde işbirliği yapmasını sağlamak üzere Başkan ve Kurum başkan
yardımcıları ile Fon Başkanı ve Fon başkan yardımcılarından oluşan bir eşgüdüm
komitesi kurulur.
Komite en az üç ayda bir defa olmak
üzere, tarafların uygun göreceği sıklıkta toplanır. Tarafların bir diğerinden talep
edeceği bilgilerin ve belgelerin diğer tarafa uzlaşılacak bir süre içerisinde
verilmesi esastır.
Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasında
her iki kurumu ilgilendiren konularda ve bilgi paylaşımında izlenecek usûl ve
esaslar Kurum ve Fon tarafından müştereken belirlenir.
BEŞİNCİ
BÖLÜM
Çeşitli
Hükümler
Kurumun
bütçesi, hesap ve harcamaların denetimi
MADDE
101. — Kurumun gelirlerinin, giderlerini karşılaması esastır. Kurum bütçesi
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerinde belirlenen usûl
ve esaslara göre hazırlanır ve kabul edilir.
Kurumun malî yıl sonunda oluşan gelir
fazlaları, izleyen yılın mart ayı içinde genel bütçeye gelir olarak aktarılır.
Ancak, Kurum bütçe durumunu göz önünde bulundurarak daha önce de aktarma
yapabilir.
Kurumun bütçe yılı takvim yılıdır.
Kurumun giderleri, bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri
ve finansman şirketlerince bütçenin yürürlüğe girmesinden önce katılma payı adı
altında Kuruma yapılacak ödemelerle karşılanır. Giderlere katılma payı olarak
tahsil olunacak tutar, söz konusu kuruluşların bir önceki yıl sonu bilanço
toplamlarının onbinde üçünü geçemez. Belirlenen süre içerisinde ödenmeyen
katılma payları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre tahsil edilir.
Kurumun iç ve dış denetimi hakkında,
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri uygulanır.
Kurul, Kurumun yıllık hesaplarını bir
bağımsız denetim şirketine denetletebilir ve bu durumda bağımsız denetim raporu
faaliyet raporu içinde derc edilerek yayımlanır.
Kurum faaliyetlerine ilişkin olarak
her yılın mart ayı sonuna kadar bir önceki yıla ait kararları, yaptığı ikincil
düzenlemeler ile bunların ekonomik ve sosyal etkilerini analiz eden bir
faaliyet raporu hazırlar. Faaliyet raporu, ayrıca Kurumun performans hedefleri
ile uygulama sonuçlarının karşılaştırılmasını ve değerlendirilmesini de içerir.
Kurumun yıllık faaliyet raporu, malî
tabloları ve bütçe kesin hesabı Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Kesinhesabın bir örneği de Maliye Bakanlığına gönderilir.
Kurum, faaliyetleri hakkında internet
ortamı ve resmî bültenler aracılığıyla kamuoyunu azamî ölçüde bilgilendirir.
Ücretler,
malî ve diğer sosyal haklar
MADDE
102. — Kurul Başkanına Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen her türlü
ödemeler dâhil malî ve sosyal haklar tutarında aylık ücret ödenir. Başbakanlık
Müsteşarına ödenenlerden, vergi ve diğer yasal kesintilere tâbi olmayanlar bu
Kanuna göre de vergi ve diğer kesintilere tâbi olmaz. Kurul üyelerine ise Kurul
Başkanına yapılan ödemelerin yüzde doksanbeşi oranında aynı usûl ve esaslara
göre ödeme yapılır.
Kurumun kadro karşılığı sözleşmeli
personelinin ücretleri ile diğer malî ve sosyal hakları birinci fıkrada
belirlenen ücret tavanını geçmemek üzere Kurul tarafından tespit edilir.
Kurum personeline Kurulca belirlenecek
esaslar çerçevesinde fazla mesai ücreti ve performansa dayalı ödül verilebilir.
Her halde Kurum personeline yapılacak ödeme tutarı birinci fıkrada belirlenen
ücret tavanını geçemez.
Kurul Başkan ve üyeliklerine atananlar
ile Kurum personeli hakkında 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanunu ile ek ve değişikliklerine ilişkin hükümler uygulanır. Emeklilik ve
diğer bakımlardan Kurul Başkanına bakanlık müsteşarı, Kurul üyelerine bakanlık
müsteşar yardımcısı, Kurum başkan yardımcılarına bakanlık genel müdürü, 1 inci
dereceli daire başkanlarına bakanlık genel müdür yardımcısı, başkanlık
müşavirlerine bakanlık müşaviri, bankalar yeminli murakıp ve yardımcılarına
kazanılmış hak aylık dereceleri itibarıyla karşılık gelen bakanlık müfettişi ve
yardımcısı, bankacılık, hukuk ve bilişim uzmanlarına kazanılmış hak aylık
dereceleri itibarıyla karşılık gelen Başbakanlık uzmanı, bunların
yardımcılarına Başbakanlık uzman yardımcıları için tespit edilen ek gösterge ve
makam tazminatı uygulanır. Bu görevlerde geçirilen süreler makam ve temsil
tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde geçmiş sayılır. Bu hükümler,
akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar saklı kalmak üzere
üniversite öğretim elemanı kadrolarından gelen Kurul Başkan ve üyeleri ile
personel hakkında da uygulanır.
Kurul başkan ve üyeliklerine
atananlardan, emekliliğini hak edip talebi sonucu emeklilik işlemi tamamlanan
Kurul üyelerinin üyelikleri görev süreleri sonuna kadar devam eder. Atama
yapılmadan önce kanunla kurulmuş diğer sosyal güvenlik kurumlarına bağlı
olanların, istekleri hâlinde bu kurumlara bağlılıkları devam eder ve bunlar
hakkında yukarıdaki hükümler uygulanmaz.
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
dışındaki sosyal güvenlik kurumlarından emekli olan Kurul üyeleri, Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığına yazı ile başvurdukları tarihi takip eden ayın
başından itibaren Sandıkla ilişkilendirilir. Bu üyelerin diğer sosyal güvenlik
kurumlarından aldıkları aylıkları kesilir ve ayrılışlarında çeşitli sosyal
güvenlik kuruluşlarına prim ödeyerek geçen süreleri birleştirilmek suretiyle
kendilerine 24.5.1983 tarihli ve 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca
aylık bağlanır.
Diğer personelin emeklilik açısından
durumu 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile ek ve
değişikliklerine ilişkin hükümler dikkate alınmak suretiyle kıyasen belirlenir.
Kurul başkan ve üyelerine, birinci
fıkraya göre belirlenen ücretlerinin tutarında, damga vergisi hariç herhangi
bir kesintiye tâbi tutulmaksızın, her ay tazminat verilir.
Kurul
üyelerinin görevden ayrılması
MADDE
103. — Kurul Başkan ve üyeliklerine atananların Kurulda görev yaptıkları
sürece önceki görevleri ile olan ilişkileri kesilir. Ancak, kamu görevlisi iken
üyeliğe atananlar, memuriyete giriş şartlarını kaybetmemeleri kaydıyla, görev
sürelerinin sona ermesi veya görevden ayrılma isteğinde bulunmaları ve otuz gün
içinde eski kurumlarına başvurmaları durumunda atamaya yetkili makam tarafından
bir ay içinde mükteseplerine uygun bir kadroya atanır. Atama gerçekleşinceye
kadar bunların almakta oldukları her türlü ödemelerin Kurum tarafından
yapılmasına devam olunur. Bir kamu kurumunda çalışmayanlardan Kurul Başkan ve
üyeliğine seçilip yukarıda belirtilen şekilde görevi sona erenlere herhangi bir
görev veya işe başlayıncaya kadar, almakta oldukları her türlü ödemeler Kurum
tarafından verilmeye devam edilir. Bu maddede belirtilen nedenlerle üyeliği
sona erenlere Kurum tarafından yapılacak ödeme bir yılı geçemez.
Kurul başkan ve üyelerinin bu
görevlerinde geçirdikleri süreler, tâbi oldukları kanun hükümlerine göre
hizmetlerinde değerlendirilir. Bu hüküm, akademik unvanların kazanılması için
gerekli şartlar saklı kalmak üzere, üniversite akademik kadrolarından gelen
Kurul başkan ve üyeleri hakkında da uygulanır.
Kurul
üyeleri ile Kurum personelinin cezaî ve hukukî sorumluluğu
MADDE
104. — Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurum personelinin görevleriyle
bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalar, Kurul
Başkan ve üyeleri için ilişkili Bakanın, Kurum personeli için ise Başkanın izin
vermesi kaydıyla genel hükümlere göre yapılır. Kurul üyeleri ile Kurum
personelinin iştirak hâlinde işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin
soruşturmalarda Kurum personeli hakkında soruşturma izni verme yetkisi ilişkili
Bakana aittir.
Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurum
personeli hakkında görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen
suçlardan dolayı soruşturma izni verilmesi için, bu kişilerin kendilerine veya
üçüncü kişilere çıkar sağlamak veya Kuruma ya da üçüncü kişilere zarar vermek
kastıyla hareket ederek bu işlemler sonucunda kendilerine veya üçüncü kişilere
çıkar sağlamış olmaları hususunda açık ve yeterli emarelerin olması gerekir.
Soruşturma izni verilmesi hâlinde bu durum ilgililere tebliğ olunur.
Soruşturmaya izin verilmesine ya da verilmemesine dair kararlar aleyhine,
tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Danıştay nezdinde itiraz yoluna
başvurulabilir. İzin verilmiş olsa dahi, itiraz süresi geçene kadar veya
Danıştaya yapılan itiraz sonucunda hüküm tesis olunana kadar soruşturma
başlatılamaz.
Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurum
personelinin, görevden ayrılmış olsalar dahi, görevleriyle bağlantılı olarak
işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı başlatılan soruşturma ve
kovuşturmalar, ilgili üye veya personelin talebi hâlinde, bunlarla vekâlet akdi
yapmak suretiyle görevlendirilecek bir avukat tarafından takip edilir. Söz
konusu davalara ilişkin dava giderleri ve Türkiye Barolar Birliğince açıklanan
asgarî ücret tarifesinde belirlenen avukatlık ücretinin onbeş katını aşmamak
üzere avukatlık ücreti, Kurum bütçesinden karşılanır.
Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurum
personeli aleyhine, Kurulun veya Kurumun bu Kanunda yazılı görevlere ilişkin
karar, eylem ve işlemleri sebebiyle, gerek görevlerinin ifası sırasında gerek
görevden ayrılmalarından sonra, açılmış veya açılacak her türlü tazminat ve
alacak davası, Kurum aleyhine açılmış sayılır. Bu davalarda husumet Kuruma
yöneltilir. Avukatlık ücreti ve dava giderine ilişkin bu maddenin üçüncü
fıkrası hükmü bu hukuk davaları için de aynen geçerlidir. Yargılama sonucunda
Kurum aleyhine karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Kurumun ödeme
yapması hâlinde, Kurum bu meblağı, ilgililerinden talep eder. Kurumun, yaptığı
ödemeleri ilgililerinden talep edebilmesi için, bu kişiler hakkında kusurlu
olduklarına ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi gerekir.
Kurul
kararlarına karşı yargı yolu
MADDE
105. — Kurul kararlarına karşı açılacak idarî davalar ilk derece mahkemesi
olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul kararlarına karşı yapılan
başvuruları acele işlerden sayar.
İlişkili Bakanlık, Kurulun düzenleyici
nitelikteki kararlarına karşı iptal davası açabilir.
Kurul kararlarına karşı açılacak idarî
davalarda yürütmenin durdurulması talepleri için ayrıca duruşma yapılır. Bu
halde 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununun 17 nci maddesinin (5)
numaralı fıkrasındaki otuz günlük süre uygulanmaz. Yürütmenin durdurulması
talepleri, Kurumun savunması alınmadan karara bağlanamaz. İlgili taraflar
yürütmenin durdurulması talebinin kendisine tebliğ tarihinden itibaren yedi gün
içinde savunmasını vermek zorundadır. Aksi halde savunma beklenmeksizin karar
verilir.
ONBİRİNCİ KISIM
Faaliyet İzni Kaldırılan ve Fona Devredilen
Bankalara İlişkin Hükümler
Faaliyet
izninin kaldırılması
MADDE
106. — Bir bankanın bu Kanun hükümlerine göre faaliyet izninin kaldırılması
hâlinde yönetim ve denetimi Fona intikal eder.
İznin kaldırılmasına ilişkin Kurul
kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren, banka hakkındaki
ihtiyatî tedbir dahil her türlü icra ve iflas takibatı durur ve yeni icra ve
iflas takibi yapılamaz. Banka hakkında Fon haricinde üçüncü kişiler tarafından
açılmış tüm dava, icra ve iflas takipleri mahkeme, icra ve iflas dairesi
tarafından derhal Fona bildirilir.
Fon, yönetim ve denetimi kendisine
intikal eden bankadaki sigortalı mevduatı ve sigortalı katılım fonunu doğrudan
veya ilân edeceği başka bir banka aracılığı ile ödeyerek, mevduat ve katılım
fonu sahipleri yerine bankanın doğrudan doğruya iflasını ister. Bu görev ve
yetki münhasıran Fona aittir. Bu şekilde yapılacak iflas isteminde 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanununun 178 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 179 uncu
maddesinin iflasın ertelenmesine ilişkin hükümleri uygulanmaz.
Fonun iflas talebi hakkında 1086
sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun seri muhakeme usulü hükümleri
uygulanır ve en geç altı ay içerisinde iflas talebi hakkında karar verilir.
Yönetim ve denetimi Fona intikal eden
banka hakkında iflas kararı verilmesi hâlinde Fon, iflas masasına 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesinde yer alan üçüncü sıradaki tüm
imtiyazlı alacaklılardan önce gelmek üzere imtiyazlı alacaklı sıfatıyla iştirak
eder. Fon, bu Kanunun uygulanması ile sınırlı olmak üzere 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 166 ncı, 218 inci, 219 uncu, 223 üncü, 234 üncü, 236 ncı, 249
uncu, 251 inci ve 254 üncü maddelerindeki yetki ve görevler hariç olmak üzere
iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi görev ve yetkilerine
sahip olarak bankayı tasfiye eder.
İflasına hükmolunan bankanın Fona olan
borçları, masanın nakit durumuna göre 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 232
nci maddesinde gösterilen sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin ödenir.
Alacaklılar sıra cetvelinin düzenlenmesinde İcra ve İflas Kanununun 232 nci
maddesinde öngörülen üç aylık sürenin yetersiz kalması hâlinde iflas idaresinin
talebi üzerine, Fon Kurulu tarafından üçer aylık ek süreler verilebilir.
İflas kararı verilmeyen hallerde
bankanın iradi tasfiyesi, banka genel kurul kararı aranmaksızın ve Türk Ticaret
Kanununun anonim şirketlerin infisah ve tasfiyeye ilişkin hükümlerine tâbi
olmaksızın tasfiye kurulu üyelerinin Fon tarafından atanması suretiyle
gerçekleştirilir.
Bu Kanunun 12 nci maddesi hükümlerine
göre faaliyet izni kaldırılan yabancı banka şubeleri hakkında da bu madde
hükümleri uygulanır. Bu şubelerin mevcut ve alacaklarının yurt dışına
transferine ilişkin esaslar Fon tarafından belirlenir.
Fon, iflas ve/veya tasfiye masasının
aktifindeki paralarla, iflas ve/veya tasfiye idaresi sıfatıyla tahsil ettiği
paraları muhafaza ve nemalandırma hususunda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun
9 uncu ve sair ilgili maddelerine tâbi değildir. 492 sayılı Harçlar Kanununun
36 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü bu paralar için uygulanmaz.
Müflise ait menkul ve gayrimenkullerin
satışında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri uygulanmaz.
Bu madde hükümlerinin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurulun görüşü alınmak suretiyle Fon tarafından
yönetmelikle düzenlenir.
Fona
devredilen bankalar ile ilgili hükümler
MADDE
107. — Fon, bu Kanunun 71 inci maddesi hükümlerine göre ortaklarının
temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi kendisine devredilen
bankalarla ilgili yetkilerini maliyet etkinliğini sağlama ve malî sistemin
güven ve istikrarını koruma ilkeleri doğrultusunda kullanır.
Fon, bu Kanunun 71 inci maddesi
hükümlerine göre ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve
denetimi kendisine devredilen bankanın faaliyetlerini Fon Kurulunca
belirlenecek süre ile geçici olarak durdurmaya ve/veya devir tarihi itibarıyla
düzenlenecek bilançosunu esas almak suretiyle;
a) Uygun göreceği aktiflerini,
teşkilatını ve aksine talebi olmayan personeli ile devir tarihi itibarıyla
mevduat bankaları bakımından mevduat toplamları en yüksek beş bankaca uygulanan
faiz oranları ortalamasını, katılım bankaları bakımından katılım fonu
toplamları en yüksek üç bankaca uygulanan getiri oranları ortalamasını geçmemek
üzere işlemiş faiz ve getirileri ile birlikte sigortaya tâbi tasarruf mevduatı
ve katılım fonlarını ve pasifte yer alan karşılık kalemlerini, kurulacak bir
bankaya ya da mevcut bankalardan istekli olanlara devretmeye ve aktif ve pasifi
kısmen veya tamamen devredilen bankanın faaliyet izninin kaldırılmasını
Kuruldan istemeye,
b) Hisselerine sahip olmak kaydıyla ve
sigorta kapsamındaki mevduat ve katılım fonu tutarını aşmamak koşuluyla malî
yardım sağlamaya ve kendisine intikal eden hisseleri temsil eden sermayeye
karşılık gelen zararları devralmaya,
c) Devralınacak zararlar sonucunda
hisselerinin tamamına sahip olunamaması hâlinde, zararın ödenmiş sermaye
tutarından düşülmesi suretiyle hesaplanacak sermaye esas alınmak üzere
bulunacak hisse bedelinin Fon Kurulunca belirlenecek süre içinde banka
hissedarlarına ödenmesi karşılığında hisselerini devralmaya,
d) Faaliyet izninin kaldırılmasını
Kuruldan istemeye,
Yetkilidir.
Devralınan zararlara istinaden
yapılacak ödemelerin karşılığını temsil eden hisseler, üzerindeki her türlü hak
ve takyidattan arî olarak Fona intikal eder.
Hakkında bu maddenin ikinci fıkrasının
(a) bendi hükümleri uygulanan bankanın devredilen aktiflerinin toplamının
devredilen pasiflerinin toplamını karşılamaması hâlinde aradaki fark sigorta
kapsamındaki mevduat ve katılım fonu tutarını aşmamak kaydıyla Fon tarafından
ödenir. Bu halde ve hakkında bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi hükümleri
uygulanan bankanın faaliyet izninin kaldırılması durumunda bu Kanunun 106 ncı
maddesinin ikinci ve 109 uncu maddesinin üçüncü fıkraları uygulanmaz. Bu
Kanunun 106 ncı maddesine göre iflas masaları kurulması hâlinde, Fon ödediği
tutar kadar iflas masasına 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı
maddesinde yer alan üçüncü sırasındaki tüm imtiyazlı alacaklılardan önce gelmek
üzere imtiyazlı alacaklı sıfatıyla iştirak eder.
Fon, hisselerinin çoğunluğu veya
tamamı kendisine intikal eden bankanın;
a) Gerektiğinde malî ve teknik yardım
da sağlamak suretiyle, varlık ve yükümlülüklerini kısmen veya tamamen, mevcut
bankalardan istekli olanlara ya da kurulacak bir bankaya devretmeye veya
bankayı istekli olan başka bir bankayla birleştirmeye,
b) Fon Kurulunca gerekli görülen
hallerle sınırlı olmak üzere, malî bünyenin güçlendirilmesi ve yeniden
yapılandırılması için gerektiğinde;
1) Sermayesini artırmaya,
2) Zorunlu karşılık ve umumi
disponibilite yükümlülüklerinden kaynaklanan cezaî faizlerini kaldırmaya,
3) İştirak, gayrimenkul ve diğer
aktiflerini satın almaya veya bunları teminat olarak alıp karşılığında avans
vermeye,
4) Likidite ihtiyacını gidermek üzere
mevduat koymaya,
5) Alacaklarını veya zararlarını
devralmaya,
6) Varlık ve yükümlülükleri ile ilgili
her türlü işlemi yapmaya ve nakde tahvilini sağlamaya,
c) Sahip olduğu aktifleri iskonto
uygulayarak veya sair suretlerle üçüncü kişilere satmaya ve gerekli göreceği
her türlü tedbiri almaya,
d) Hisselerini bu Kanunun 7 ve 8 inci
maddelerindeki hükümlere istinaden Kuruldan izin alınmak kaydıyla ve Fon Kurulu
tarafından belirlenecek usûl ve esaslar dahilinde üçüncü kişilere devretmeye,
Yetkilidir.
Bu madde hükümlerine göre yapılan
devir işlemlerinde alacaklı ve borçluların rızası aranmaz.
71 inci madde kapsamında temettü hariç
ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi kendisine devredilen bankaların, malî
bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması, devri, birleştirilmesi
ve satışı ile ilgili süreç devrin yapıldığı tarihten itibaren en geç dokuz aylık
bir süre içerisinde tamamlanır. Fon Kurulu kararı ile bu süre üç ayı geçmemek
üzere uzatılabilir. Bu süre içinde devir, birleşme veya satışın tamamlanamamış
olması hâlinde Fonun talebi üzerine Kurul bankanın faaliyet iznini kaldırır.
Banka
kaynaklarının istismarı
MADDE
108. — 71 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi hükümlerine göre
faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankaların hâkim ortakları ve
yöneticileri, bu Kanunun şahsi sorumluluğa ilişkin hükümleri saklı kalmak
kaydıyla, kullandıkları kaynakları ve bu suretle uğranılan zararları Fon
tarafından verilecek süre içerisinde iade ve tazmin etmekle mükelleftir.
Bu maddenin uygulanmasında, bankaların
hâkim ortaklarının ve yöneticilerinin; yönetim kurulu, kredi komiteleri,
yöneticiler, şubeler ve diğer yetkili ve görevliler aracılığıyla veya sair
suretlerle, banka kaynaklarını ve varlıklarını; rehnetmek, teminat göstermek,
açıldığı tarih itibarıyla kredibilitesi olmadığı aşikâr bulunan kişilere kredi
vermek, karşılığında kredi temin etmek amacıyla kredi kullandırmak, yurt içi ve
yurt dışı banka ve malî kuruluşlar nezdinde depo ve sair adlarla hesap açtırmak
veya bu hesapları teminat göstermek ve sair şekillerde doğrudan veya dolaylı
olarak kendileri veya başkaları lehine para, mal, her türlü hak ve alacak
temini amacıyla kullandıkları veya başkalarına kullandırdıkları banka
kaynakları ve varlıkları, dolanlı kaynak olarak kullanılmış sayılır.
Bu madde kapsamında kullanılan
kaynaklar ve maruz kalınan zarar kapsamında iade ve tazmin talebine mesnet
teşkil edecek işlemler ile iade ve tazmine konu edilecek tutarlar, ilgili
bankada Kurumca yapılacak incelemeler sonucu ulaşılacak tespitler de dikkate
alınarak Fon Kurulunca belirlenir.
Bankanın faaliyet izninin kaldırılması
hâlinde Fon tarafından verilecek süre içerisinde iade ve tazmin edilemeyen
tutarlar Fon alacağı haline gelir ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.
Bankanın Fona devrinden sonra Fon
tarafından verilecek süre içerisinde kullanılan kaynakların ve bu suretle
uğranılan zararın iade ve tazmin edilmemesi veya Fon tarafından uygun görülecek
biçimde teminatlandırılmaması veya bu ortaklara ait hisselerin Fon tarafından
verilecek süre içinde üçüncü kişilere devredilmemesi hâlinde bu zarar veya
kullanılan kaynakların miktarı dikkate alınmaksızın ortaklara ait hisseler
başkaca bir işleme gerek kalmadan Fona intikal eder. Bu suretle Fona intikal
eden söz konusu hisselerin üçüncü kişilere satışını müteakip Fon tarafından
elde edilen tutar hâkim ortakların bankaya ve/veya Fona olan borçlarına mahsup
edilir.
Bu madde kapsamında kullanılan banka
kaynağı ve bu suretle uğranılan zarar, Fon tarafından verilen süre içinde iade
veya tazmin edilse veya Fon tarafından uygun görülecek biçimde
teminatlandırılsa dahi bilançoda görülen bakiye zararın özkaynakları aştığının
tespiti hâlinde Fon, bankanın faaliyet izninin kaldırılmasını Kuruldan istemeye
yetkilidir. Bilançoda görülen zararın özkaynakları aşmaması hâlinde ise, Fon en
az beş üyesinin aynı yöndeki oylarıyla alınan Fon Kurulu kararıyla hâkim
ortaklar dışındaki ortaklara ait hisseleri, zararın ödenmiş sermaye tutarından
düşülmesi suretiyle hesaplanacak sermaye esas alınmak üzere bulunacak bedel
üzerinden Fon Kurulunca belirlenecek süre içinde banka hissedarlarına ödenmesi
karşılığında devralmaya yetkilidir.
Faaliyet
izni kaldırılan veya Fona devredilen bankalara ilişkin ortak hükümler
MADDE
109. — Faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankaların ana
sözleşmelerinde yer alan düzenlemelerin, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi
olmaksızın, genel kurul yapılmaksızın değiştirilmesine ve tescil ettirilmesine
Fon yetkilidir.
Fon, faaliyet izni kaldırılan veya
Fona devredilen bankaların hâkim ortaklarından ve tüzel kişi ortaklarının sermayesinin
yüzde onundan fazlasına sahip gerçek kişi hissedarlarından ve yöneticilerinden,
bunların eşlerinden, üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın
hısımlarından, evlatlıklarından ve kendilerini evlat edinenlerden kendilerine
ait taşınmaz ve iştiraklerini, haczi caiz olan taşınır hak ve alacaklarını ve
menkul kıymetlerini, her türlü kazanç ve gelirleri ile yaşayış tarzına göre
geçim kaynaklarını ve ayrıca bildirimden önceki iki yıl içinde ivazlı veya
ivazsız olarak iktisap ettikleri veya devrettikleri taşınmaz, haczi caiz
taşınır, hak, alacak ve menkul kıymetlerini gösterir birer mal beyannamesi
vermelerini istemeye yetkilidir. Mal beyannamesinin en geç yedi gün içinde Fona
verilmesi zorunludur. Bu mal beyanının hüküm ve sonuçları hakkında 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanununun ilgili hükümleri geçerlidir.
Fon, faaliyet izni kaldırılan veya
Fona devredilen bankada mevduat ve katılım fonu sahipleri ile diğer
alacaklıların haklarını korumaya yönelik olarak gerekli göreceği her türlü
tedbiri alır. Faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankanın hâkim
ortakları ve tüzel kişi ortaklarının sermayesinin yüzde onundan fazlasına sahip
gerçek kişi hissedarları ve yöneticilerinin mal, hak ve alacaklarına Fonun
talebi üzerine mahkeme tarafından teminat şartı aranmaksızın ihtiyatî tedbir
veya ihtiyatî haciz konulabilir, bu kişilerin yurt dışına çıkışları
yasaklanabilir. Bu şekilde alınan ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları,
karar tarihinden itibaren altı ay içinde dava, icra ve iflas takibine konu
olmaz ise kendiliğinden ortadan kalkar. İlgililer hakkında 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 11 inci bab hükümlerine göre açılacak iptal davalarında aciz
vesikası şartı aranmaz.
Faaliyet izninin kaldırıldığı veya
Fona devredildiği tarihten itibaren bankanın alacaklılarından temlik yoluyla
alacak edinen borçlular, temlik yoluyla edindikleri alacakları ile bankaya olan
borçlarının takasının yapılması veya mahsup edilmesi talebinde bulunamaz. Bu
sonucu doğuracak takas ve mahsup işlemleri banka açısından geçersizdir.
Şahsi
sorumluluk
MADDE
110. — Bir bankanın yöneticilerinin ve denetçilerinin kanuna aykırı karar
ve işlemleriyle banka hakkında 71 inci madde hükümlerinin uygulanmasına neden
olduklarının tespiti hâlinde, bankaya verdikleri zararlarla sınırlı olarak
bunların şahsi sorumlulukları yoluna gidilerek, Fon Kurulu kararına istinaden
ve Fonun talebi üzerine doğrudan şahsen iflaslarına mahkemece karar
verilebilir. Bu karar ve işlemler bankanın hâkim ortaklarına menfaat temini
amacıyla yapıldığı takdirde, menfaat temin eden ortaklar hakkında da temin
ettikleri menfaat üzerinden uygulanır. Bu suretle tahsil edilen tutarın Fon
tarafından ödenen mevduat ve katılım fonu tutarı ve fer'ileri mahsup edildikten
sonra bakiye kısmı tasfiye hâlindeki veya iflasa tâbi bankaya iade edilir.
Mahkemece iflasına karar verilenler
hakkındaki takibi Fon yürütür.
Bu madde hükmüne göre iflası
istenenler hakkında mahkemece 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257 nci ve
izleyen maddeleri hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun 106 ncı ve 109 uncu
maddeleri hükümleri, bu maddeye göre şahsi iflası istenenler hakkında da
uygulanır.
ONİKİNCİ KISIM
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna İlişkin
Hükümler
BİRİNCİ
BÖLÜM
Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu
Fonun
kuruluş ve bağımsızlığı
MADDE
111. — Bu Kanun ve ilgili diğer mevzuat ile verilen yetkiler çerçevesinde
tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla, mevduatın ve
katılım fonlarının sigorta edilmesi, Fon bankalarının yönetilmesi, malî
bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması, devri, birleştirilmesi,
satışı, tasfiyesi, Fon alacaklarının takip ve tahsili işlemlerinin yürütülmesi
ve sonuçlandırılması, Fon varlık ve kaynaklarının idare edilmesi ve Kanunla
verilen diğer görevlerin ifası için kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî
özerkliğe sahip Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kurulmuştur.
Fon görevini yaparken bağımsızdır.
Fonun kararları yerindelik denetimine tâbi tutulamaz. Hiçbir organ, makam,
merci veya kişi, Fon Kurulunun kararlarını etkilemek amacıyla emir ve talimat
veremez.
Fon, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
Kurulu ile Başkanlıktan oluşur.
Fonun merkezi İstanbul'dadır. Fon,
görevli ve yetkili olduğu alanın yoğun olduğu illerde olmak ve sayısı üçü
geçmemek kaydıyla Bakanlar Kurulu kararıyla yurt içi temsilcilik ve tahsilat
birimleri açabilir.
Fon, 3346 sayılı Kamu İktisadi
Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük Millet Meclisince Denetlenmesinin
Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile 4734 sayılı
Kamu İhale Kanunu hükümlerine tâbi değildir.
Fon, görev ve yetkilerini etkin
şekilde yerine getirmek amacıyla, yeterli sayı ve nitelikte personeli istihdam
eder.
Fonun malları Devlet malı
hükmündedir. Fonun mal, hak ve alacakları haczedilemez ve rehnedilemez.
İKİNCİ
BÖLÜM
Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu
Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu
MADDE
112. — Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu, Fonun karar organıdır. Fon
Kurulu, biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere yedi üyeden oluşur. Fon
Kurulu Başkanı Fonun da başkanıdır.
Başkanın izin, hastalık, yurt içi ve
yurt dışı görevlendirme ve görevde bulunmadığı diğer hâller ile görevden
alınması durumunda ikinci başkan, onun da bulunmadığı hâllerde Fon Kurulu
tarafından belirlenecek bir üye Başkana vekâlet eder.
Fon
Kurulu üyelerinin atanması
MADDE
113. — Fon Kurulu üyelerinin, aşağıda belirtilen şartları taşımaları
zorunludur:
a) 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 48 inci maddesinin (A) fıkrasının (1), (4), (5), (6) ve (7) numaralı
bentlerinde belirtilen şartları taşımak.
b) 8 inci maddenin birinci fıkrasının
(a), (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen şartları taşımak.
c) 26 ncı maddede yer alan çalışması
yasaklananlardan olmamak.
d) Hukuk, iktisat, maliye, bankacılık,
işletme, kamu yönetimi ve dengi dallarda lisans veya lisansüstü düzeyinde
öğrenim görmüş olmak.
Üyeler, yüksek öğrenim sonrası en az
on yıl deneyim sahibi veya yukarıda sayılan öğrenim dallarında en az on yıl
öğretim üyeliği yapan kişiler arasından Bakanlar Kurulunca atanır. Üyelerden en
az birinin hukuk fakültesi mezunu, birinin ise Fonda başkan yardımcısı, ana
hizmetbirimi yöneticisi veya meslek personeli olarak çalışmış olması şarttır.
Bakanlar Kurulu, üyelerden birini başkan birini de ikinci başkan olarak
görevlendirir. Bakanlar Kurulunun atama kararı Resmî Gazetede yayımlanır.
Fon Kurulu Başkan ve üyeleri,
görevlerinin devamı süresince görevlerini tam bir dikkat, dürüstlük ve
tarafsızlık ile yürüteceklerine, kanun hükümlerine aykırı hareket
etmeyeceklerine ve ettirmeyeceklerine dair Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu
huzurunda yemin ederler. Yemin için yapılan başvuru Yargıtay tarafından acele
işlerden sayılır. Fon Kurulu üyeleri, yemin etmedikçe göreve başlayamazlar.
Fon
Kurulu Başkan ve üyelerinin görev süreleri
MADDE
114. — Fon Kurulu Başkan ve üyelerinin görev süresi altı yıldır. Süreleri
biten başkan ve üyeler yeniden atanamazlar. Başkanlığın ve üyeliğin herhangi
bir sebeple boşalması hâlinde, boşalan yere 113 üncü maddede belirtilen esaslar
dahilinde bir ay içinde atama yapılır. Bu şekilde atananlar, bir defalığına
tekrar atanabilirler.
Fon Kurulu Başkan ve üyelerinin görev
süreleri dolmadan herhangi bir nedenle görevlerine son verilemez. Ancak, ağır
hastalık veya sakatlık nedeniyle iş göremeyecekleri, atanmaları için gerekli
şartları kaybettikleri, durumlarının 115 inci maddeye aykırı olduğu anlaşılan
veya görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlardan dolayı haklarında
verilen mahkûmiyet kararı kesinleşen Fon Kurulu Başkan ve üyelerinin görevleri
Başbakan onayı ile sona erdirilir. Bunların yerine en geç bir ay içinde atama
yapılır. Ayrıca, geçici iş göremezlik halinin üç aydan fazla sürmesi hâlinde,
bu durumda olan üyelerin üyelikleri düşer ve bunların yerlerine bir ay içinde
atama yapılır.
Fon
Kurulu Başkan ve üyeleri ile Fon personeline ilişkin yasaklar
MADDE
115. — Fon Kurulu Başkan ve üyeleri, asli görevlerini aksatmayan bilimsel
amaçlı yayın, ders ve konferans ile telif hakları hariç Fondaki resmî
görevlerinin yürütülmesi dışında kalan resmî veya özel hiçbir görev alamaz,
dernek, vakıf, kooperatif ve benzeri yerlerde yöneticilik yapamaz, ticaretle
uğraşamaz, serbest meslek faaliyetinde bulunamaz, bu Kanun kapsamındaki
kuruluşlar ve bunların doğrudan ya da dolaylı ortaklıklarında pay sahibi
olamaz, hakemlik ve bilirkişilik yapamazlar.
Fon Kurulu Başkan ve üyeleri göreve
başlamadan önce, kendilerinin veya eş ve velâyeti altındaki çocuklarının sahibi
bulunduğu menkul kıymetlerden Hazine tarafından çıkarılan borçlanmaya ilişkin
olanlar hariç bu Kanun kapsamındaki kuruluşlar ve bunların doğrudan ya da
dolaylı ortaklıklarına ait her türlü sermaye piyasası araçlarını eş, evlatlık,
üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın hısımları
dışındakilere otuz gün içinde satmak suretiyle elden çıkarmak zorundadır. Fon
Kurulu üyeleri atanmalarından itibaren otuz gün içinde bu fıkraya uygun hareket
etmezlerse üyelikten çekilmiş sayılır. Bu durum, Fon Kurulu kararı ile tespit
edilir ve ilişkili Bakana bildirilir.
Fon Kurulu Başkan ve üyeleri, yönetim
ve denetimleri Fona devredilen kuruluşlarda ve bunların doğrudan ya da dolaylı
ortaklıklarında, görevlerinden ayrılmalarını izleyen iki yıl içinde görev
alamazlar. Bu fıkra hükmüne uymayanlara 2531 sayılı Kamu Görevlerinden
Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen
cezalar verilir.
Fon Kurulu Başkan ve üyeleri ile diğer
personel, Fonla ilgili gizlilik taşıyan bilgileri ve ticari sırları,
görevlerinden ayrılmış olsalar bile kanunen yetkili kılınan mercilerden
başkasına açıklayamazlar, kendilerinin veya başkalarının menfaatine
kullanamazlar.
Fon Kurulu Başkan ve üyeleri 3628
sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa
tâbidir.
Fon
Kurulunun çalışma esasları
MADDE
116. — Fon Kurulu en az haftada bir defa olmak üzere, gerekli hallerde
toplanır. Toplantıyı Fon Kurulu Başkanı, yokluğunda ikinci başkan yönetir.
Toplantının gündemi Başkan, yokluğunda ikinci başkan tarafından hazırlanarak
toplantıdan en az bir gün önce Fon Kurulu üyelerine bildirilir. Gündem
maddelerine geçmeden önce Başkan tarafından Fonun faaliyetleri hakkında Fon
Kuruluna bilgi verilir. Gündeme yeni madde eklenebilmesi için toplantı
başlamadan önce bir üyenin öneride bulunması ve önerilen maddenin gündeme
eklenmesinin Fon Kurulunca kabul edilmesi gerekir.
Fon Kurulu en az beş üyenin hazır
bulunması ile toplânır ve bu Kanunda belirtilen özel nisap gerektiren haller
dışında en az dört üyenin aynı yöndeki oyuyla karar alır. Üyeler çekimser oy
kullanamaz. Toplantıda karar yeter sayısı sağlanamadığı durumlarda izleyen
toplantılarda, oylarda eşitlik olması hâlinde Fon Başkanının bulunduğu tarafın
oyu üstün sayılarak karar alınır. Fon Kurulu kararı tutanakla tespit edilir ve
karar tutanağı toplantı esnasında veya en geç toplantıyı izleyen işgünü,
toplantıya katılan tüm üyeler tarafından imzalanır.
Geçerli mazereti olmaksızın bir takvim
yılında toplam üç toplantıya katılmayan veya bir toplantıya katıldığı halde Fon
Kurulu kararlarını süresi içinde imzalamayan veya karşı oy gerekçesini süresi
içinde yazılı olarak bildirmeyen Fon Kurulu üyeleri üyelikten çekilmiş sayılır.
Bu durum, Fon Kurulu kararı ile tespit edilir ve ilişkili Bakana bildirilir.
Herhangi bir nedenle üye sayısının Fon
Kurulunun karar almasını imkânsız kılacak bir sayıya düşmesi hâlinde, toplantı
nisabı sağlanacak şekilde bir ayı geçmemek üzere, kıdem sırasına göre Fon
başkan yardımcıları vekâlet eder. Bu madde hükmüne istinaden Fon Kurulu üyeliği
görevini yürüten Fon başkan yardımcılarının malî ve özlük haklarında bir
değişiklik olmaz.
Bu Kanunda belirtilen süreler saklı
kalmak üzere, Fon Kurulu kararı, alındığı toplantı tarihinden itibaren en geç
onbeş gün içinde gerekçeleri, varsa karşı oy gerekçeleri ve imzaları ile
birlikte tekemmül ettirilir.
Fon Kurulu Başkan ve üyeleri kendisi,
eşi, evlatlığı ve üçüncü derece dâhil kan ve ikinci derece dâhil kayın
hısımlarıyla ilgili konularda müzakere ve oylamaya katılamazlar. Bu durum karar
metninde ayrıca belirtilir.
Fon Kurulu toplantıları gizlidir.
İhtiyaç duyulması hâlinde görüşlerinden yararlanmak üzere uzman kişiler Fon
Kurulu toplantısına davet edilebilir. Ancak Fon Kurulu kararları toplantıya
dışardan katılanların yanında alınamaz.
Fon Kurulunun düzenleyici nitelikteki
kararları, tekemmül etmesinden itibaren en geç yedi iş günü içinde ilişkili
Bakanlığa ve yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilir ve gönderildiği tarihten
itibaren en geç yedi gün içinde Resmî Gazetede yayımlanır. Bu Kanunda öngörülen
hükümler saklı kalmak üzere, Fon Kurulu kararları başta internet ortamı olmak
üzere uygun vasıtalarla kamuoyuna duyurulur. Fon Kurulu, yayımlanması ülke
ekonomisi ve kamu düzeni açısından sakıncalı nitelikteki kararların
yayımlanmamasına karar verebilir.
Haklarında dava açılıp
yürütülmelerinin durdurulmasına veya ihtiyatî tedbir kararı verilmesine rağmen,
nihai aşamada iptal istemleri reddedilen bu Kanunun 130 uncu maddesinin (e)
bendinde yer alan para cezalarına, işlemin ilgiliye tebliği tarihinden itibaren
kanunî faiz uygulanır. Para cezaları 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil
olunur.
Fon Kurulu üyeleri ile Fon
personelinin uyacakları meslekî ve etik ilkeler ile Fon Kurulunun çalışma usûl
ve esaslarına ilişkin diğer hususlar Fon tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Fon
Kurulunun görev ve yetkileri
MADDE
117. — Fon Kurulu, bu Kanun ve diğer mevzuatla verilen görevler yanında
ayrıca aşağıdaki görevleri yapar ve yetkileri kullanır:
a) Fonun ana stratejisini, performans
ölçütlerini, amaç ve hedeflerini, hizmet kalite standartlarını belirlemek,
insan kaynakları ve çalışma politikalarını oluşturmak, Fonun hizmet birimleri
ve bunların görevleri hakkında öneride bulunmak.
b) Fonun ana stratejisi ile amaç ve
hedeflerine uygun olarak hazırlanan bütçe teklifini görüşmek ve karara
bağlamak.
c) Fonun performansını ve malî
durumunu gösteren raporları onaylamak.
d) Fon Başkanının önerisi üzerine,
başkan yardımcıları ve daire başkanlarını atamak.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Başkanlık
Teşkilatı
Fon
Başkanı
MADDE
118. — Fonun en üst yöneticisi olan Fon Başkanı, Fonun genel yönetiminden,
temsilinden ve Fon Kurulunca alınan kararların yürütülmesinden sorumludur.
Fon Başkanının görev ve yetkileri
şunlardır:
a) Fon Kurulu toplantılarının
gündemini, gün ve saatini belirlemek, toplantıları idare etmek, gündeme
alınmayan başvurular hakkında gerekli işlemleri yapmak ve bunlara ilişkin
olarak Fon Kuruluna bilgi vermek.
b) Fon Kurulu kararlarının
yayımlanmasını veya tebliğini sağlamak, bu kararların gereğinin yerine
getirilmesini temin etmek ve uygulanmasını izlemek.
c) Hizmet birimlerinden gelen
önerilere son şeklini vererek Fon Kuruluna sunmak.
d) Fon Kurulunun belirlediği
stratejilere, amaç ve hedeflere uygun olarak, Fonun yıllık bütçesi ile malî
tablolarını hazırlamak.
e) Hizmet birimlerinin verimli ve
uyumlu bir biçimde çalışmasının en üst düzeyde organizasyonu ve koordinasyonunu
sağlamak, Fon hizmet birimleri arasında çıkabilecek görev ve yetki sorunlarını
çözmek.
f) Yıllık faaliyet raporlarını
hazırlamak, amaç ve hedeflere, performans ölçütlerine göre faaliyetlerin
değerlendirilmesini yaptırmak ve bunları Fon Kuruluna sunmak.
g) Fonun faaliyet gösterdiği alanda
strateji, politikalar ve ilgili mevzuat ile Başkanlığın ve çalışanların
performans ölçütleri hakkında değerlendirme yapmak.
h) Fonun diğer kuruluşlarla
ilişkilerini yürütmek ve Fonu temsil etmek.
i) Fon Kurulu tarafından atanması
öngörülenler dışındaki Fon personelini atamak.
j) Fon Başkanı adına imzaya yetkili
personelin görev ve yetki alanını belirlemek.
k) Fonun yönetim ve işleyişine ilişkin
diğer görevleri yerine getirmek.
Başkan, Fon Kuruluna ilişkin olmayan
görev ve yetkilerinden bir bölümünü, sınırlarını açıkça belirlemek ve yazılı
olmak kaydıyla, alt kademelere devredebilir.
Fon
başkan yardımcıları
MADDE
119. — Fon Başkanına başkanlığa ilişkin görevlerinde yardımcı olmak üzere
Fon Kurulu kararıyla iki başkan yardımcısı atanır. Başkan yardımcılarının 113
üncü maddede belirtilen şartları taşıması gerekir.
Fon başkan yardımcıları gerektiğinde
sınırlarını yazılı olarak açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını
alt kademelere devredebilir.
Fonun
hizmet birimleri
MADDE
120. — Fonun hizmet birimleri, daire başkanlıkları şeklinde teşkilatlanmış
anahizmet, danışma ve yardımcı hizmet birimlerinden oluşur. Ancak, daire
başkanlıklarının sayısı onu geçemez.
Hizmet birimleri, bu Kanunda belirtilen
faaliyet alanı, görev ve fonksiyonlara uygun olarak Fonun teklifi ve Bakanlar
Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
Fonda anahizmet birimi olarak Strateji
Geliştirme Daire Başkanlığı kurulur. Hukuk, basın ve halkla ilişkiler, yönetim
ve finans gibi alanlarda ihtiyaca göre sayıları toplam beşi geçmemek üzere
Başkanlık müşaviri görevlendirilebilir.
İnsan kaynakları ve eğitim, idarî ve
malî işler ve benzeri faaliyetleri yürütmek üzere Destek Hizmetleri Daire
Başkanlığı kurulur. Bu daire başkanlığında biri Fon Kurulunun özel büro
hizmetlerinde kullanılmak üzere en çok dört adet müdürlük kurulabilir.
Fon
personeli
MADDE
121. — Bu Kanun ile Fona verilen görevlerin gerektirdiği görev ve
hizmetler, Fon avukatları, Fon denetçisi ve denetçi yardımcıları, Fon uzmanı ve
uzman yardımcılarından oluşan meslek personeli ile idarî personel eliyle
yürütülür. Fonun her türlü personelinin bu Kanunun 113 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendi hariç, diğer bentlerinde yer alan nitelikleri taşımaları
zorunludur.
Başkan yardımcıları, daire başkanları,
müdürler, başkanlık müşavirleri ve meslek personeli kadro karşılığı sözleşmeli
statüde istihdam edilir. Kadro karşılığı sözleşmeli çalışan Fon personeli
ücret, malî ve sosyal haklar dışında her türlü hak ve yükümlülükleri yönünden
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbidir.
Bu Kanunun ekinde yer alan (II) sayılı
cetveldeki toplam kadro sayısı geçilmemek üzere, kadro unvan ve derecelerinin
değiştirilmesi ile bu kadroların kullanılmasına ilişkin esas ve usûlleri
belirlemeye Fon Kurulu yetkilidir.
Fonun anahizmet birimlerinde uzmanlık
gerektiren işlerde meslek personeli çalıştırılması esastır.
Fonun ikinci fıkrada belirtilenler
dışında kalan ve ekli (III) sayılı cetvelde yer alan pozisyonlarda çalıştırılacak
personeli idarî hizmet sözleşmesiyle istihdam edilir. Bu cetvelde yer alan
toplam pozisyon sayısı geçilmemek üzere, pozisyon unvanlarında değişiklik
yapmaya Fon Kurulu yetkilidir. İdarî hizmet sözleşmesiyle çalıştırılanlar
emeklilik ve sosyal güvenlik yönünden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa
tâbidir.
Fonda çalışan personel başka kamu
kurum ve kuruluşlarında geçici olarak görevlendirilemez.
Fon denetçi yardımcılığı ile Fon uzman
yardımcılığına atanacaklar, merkezî yarışma sınavıyla belirlenenler arasından
seçilir. Fon uzman yardımcılığı ve Fon denetçi yardımcılığına atananlar, üç yıl
çalışmak ve olumlu sicil almak kaydıyla Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi
Seviye Tespit Sınavından en az (C) düzeyinde veya buna denk kabul edilen
uluslararası geçerliliği bulunan yabancı dil puanı alması, yeterlik sınavında
başarılı olması ve konuları ile ilgili hazırlayacakları tezin oluşturulacak
jüri tarafından kabul edilmesi hâlinde uzman veya denetçi olarak atanır ve
bunlara bir defaya mahsus olmak üzere bir derece yükseltilmesi uygulanır.
Mazereti olmaksızın tez hazırlamayan veya sınava girmeyen veya sınavda iki defa
başarısız olanlar diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki öğrenim durumlarına
uygun kadrolara atanmak üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.
Fonun meslek ve idarî personelinin
yeterlik ve yarışma sınavları, nitelikleri ile çalışma usûl ve esasları ile
ilgili diğer hususlar Fon tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Görev,
Yetki ve Sorumluluk
Fonun görev ve yetkileri
MADDE
122. — Fon, bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatla verilenler dışında aşağıdaki
görevleri yapar ve yetkileri kullanır:
a) Fon Kurulu kararlarının
uygulanmasını sağlamak.
b) Fonun insan kaynakları
politikalarını belirlemek.
c) Yurt içi ve yurt dışı muadil
kurumların katıldığı uluslararası malî, iktisadî ve meslekî teşekküllere üye
olmak, görev alanına giren hususlarda yabancı ülkelerin yetkili mercileri ile
mutabakat zaptı imzalamak.
d) Kanunlarla verilen diğer görevleri
yapmak.
Fon, Fon Kurulu kararıyla bu Kanunun
uygulanmasına ilişkin yönetmelikler ve tebliğler çıkarmaya yetkilidir.
Fon, sigorta kapsamındaki mevduat ve
katılım fonu üzerinden prim hesaplanmasına esas teşkil edecek gerekli
bilgilerin gönderilmesini ve bu primlerin belirlediği esaslara göre yatırılıp
yatırılmadığının denetlenmesini Kurumdan istemeye yetkilidir. Kurum, makul bir
süre içerisinde, Fon tarafından istenen bilgileri temin etmek ve/veya denetimi
yapmakla yükümlüdür.
Fon, her türlü faaliyetinde, kuruluş
kanununda verilen yetkiler saklı kalmak kaydıyla, kalkınma plânı, programlar ve
hükûmet programında yer alan ilke, strateji ve politikalara uyar.
Fonun hazırlayacağı düzenleme
taslakları en az yedi gün süreyle Fonun internet sayfası başta olmak üzere
uygun vasıtalarla kamuoyunun bilgisine sunulur.
Kamu kurum ve kuruluşları, Kanun ile
belirlenmiş görev alanlarında Fona gerekli yardımı sağlamakla yükümlüdür.
Fonun
bilgi ve belge isteme yetkisi
MADDE
123. — Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler, Devletin güvenliği
ve temel dış yararlarına karşı ağır sonuçlar doğuracak hâller ile meslek sırrı,
aile hayatının gizliliği ve savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak
kaydıyla, özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate
alınmaksızın gizli dahi olsa Fon tarafından bu Kanun kapsamında verilen
görevler ile sınırlı olmak üzere istenecek her türlü bilgi ve belgeyi uygun
süre ve ortamda, sürekli veya münferit olarak vermeye, istenecek defter ve
belgeleri ibraz etmeye mecburdurlar.
Bu madde kapsamında, ilgili kişi,
kurum ve kuruluşlar Fonun belirleyeceği süre içerisinde söz konusu talebe cevap
vermek ve gereken kolaylığı göstermekle yükümlüdürler.
BEŞİNCİ
BÖLÜM
Çeşitli
Hükümler
Fonun
hesap ve harcamalarının denetimi
MADDE
124. — Fonun iç ve dış denetimi hakkında, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve
Kontrol Kanunu hükümleri uygulanır.
Fonun yıllık hesapları bir bağımsız
denetim şirketince de denetlenir ve bağımsız denetim raporu faaliyet raporu
içinde derc edilerek yayımlanır.
Fon, faaliyetlerine ilişkin olarak her
yılın mart ayı sonuna kadar bir önceki yıla ait kararları, yaptığı düzenlemeler
ile bunların ekonomik ve sosyal etkilerini analiz eden bir faaliyet raporu
hazırlar. Faaliyet raporu, ayrıca Fonun performans hedefleri ile uygulama sonuçlarının
karşılaştırılmasını ve değerlendirilmesini de içerir.
Fonun yıllık faaliyet raporu, malî
tabloları ve bütçe kesinhesabı Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Kesinhesabın bir örneği de Maliye Bakanlığına gönderilir.
Fon, faaliyetleri hakkında internet
ortamı ve resmî bültenler aracılığıyla kamuoyunu azamî ölçüde bilgilendirir.
Fon; dava, alacak, takip, tahsil,
yeniden yapılandırma ve diğer faaliyetleri ile ilgili olarak üçer aylık
dönemler itibarıyla yayımlayacağı raporlarla kamuoyunu bilgilendirir. Fon,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Plân ve Bütçe Komisyonunu, faaliyetleri hakkında
yılda bir defa yapılacak toplantı ile bilgilendirir.
Fon Kurulu
Başkan ve üyeleri
ile Fon personelinin ücretleri,
malî ve diğer sosyal hakları
MADDE
125. — Fon Kurulu Başkanına Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen her türlü
ödemeler dahil malî ve sosyal haklar tutarında aylık ücret ödenir. Başbakanlık
Müsteşarına ödenenlerden, vergi ve diğer yasal kesintilere tâbi olmayanlar bu
Kanuna göre de vergi ve diğer kesintilere tâbi olmaz. Kurul üyelerine ise Fon
Kurulu Başkanına yapılan ödemelerin yüzde doksanbeşi oranında aynı esas ve
usûllere göre ödeme yapılır.
Fonun kadro karşılığı sözleşmeli
personeli ile diğer personelinin ücretleri ve diğer malî ve sosyal hakları
birinci fıkrada belirlenen ücret tavanını geçmemek üzere Fon Kurulu tarafından
tespit edilir.
Fon personeline Fon Kurulunca
belirlenecek esaslar çerçevesinde fazla mesai ücreti ve performansa dayalı ödül
verilebilir. Her halde Fon personeline yapılacak ödemeler tutarı birinci
fıkrada belirlenen ücret tavanını geçemez. Fonun taraf olduğu davalarda Fonu
temsil eden avukatlar lehine hükmolunan vekâlet ücretlerinin hak sahiplerine
dağıtımı Fon Kurulunca belirlenecek esaslar çerçevesinde yapılır.
Fon Kurulu Başkan ve üyeliklerine
atananlar ile başkan yardımcıları, daire başkanları, müdürler, başkanlık
müşavirleri ve meslek personeli hakkında 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanunu ile ek ve değişikliklerine ilişkin hükümler uygulanır. Emeklilik
ve diğer bakımlardan Fon Kurulu Başkanına bakanlık müsteşarı, Fon Kurulu
üyelerine bakanlık müsteşar yardımcısı, Fon başkan yardımcılarına bakanlık
genel müdürü, 1 inci dereceli daire başkanlarına bakanlık genel müdür
yardımcısı, başkanlık müşavirlerine bakanlık müşaviri, Fon denetçilerine ve
denetçi yardımcılarına kazanılmış hak aylık dereceleri itibarıyla karşılık
gelen bakanlık müfettişi ve müfettiş yardımcısı, Fon avukatlarına ve Fon
uzmanlarına kazanılmış hak aylık dereceleri itibarıyla karşılık gelen Başbakanlık
uzmanı, Fon uzman yardımcılarına Başbakanlık uzman yardımcıları için tespit
edilen ek gösterge ve makam tazminatı uygulanır. Bu görevlerde geçirilen
süreler makam ve temsil tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde geçmiş
sayılır. Bu hükümler, akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar
saklı kalmak üzere üniversite öğretim elemanı kadrolarından gelen Fon Kurulu
üyeleri ile personel hakkında da uygulanır.
Fon Kurulu Başkan ve üyeliklerine
atananlardan, emekliliğini hak edip talebi sonucu emeklilik işlemi tamamlanan
Fon Kurulu üyelerinin üyelikleri görev süreleri sonuna kadar devam eder. Atama
yapılmadan önce kanunla kurulmuş diğer sosyal güvenlik kurumlarına bağlı
olanların, istekleri hâlinde bu kurumlara bağlılıkları devam eder ve bunlar
hakkında yukarıdaki hükümler uygulanmaz.
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
dışındaki sosyal güvenlik kurumlarından emekli olan Fon Kurulu üyeleri, Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığına yazı ile başvurdukları tarihi takip eden ayın
başından itibaren Sandıkla ilişkilendirilirler. Bu üyelerin diğer sosyal
güvenlik kurumlarından aldıkları aylıkları kesilir ve ayrılışlarında çeşitli
sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödeyerek geçen süreleri birleştirilmek
suretiyle kendilerine 24.5.1983 tarihli ve 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi
uyarınca aylık bağlanır.
Fon Başkan ve üyelerine, birinci
fıkraya göre belirlenen ücretlerinin tutarında, damga vergisi hariç herhangi
bir kesintiye tâbi tutulmaksızın, her ay tazminat verilir.
Fon tarafından bu Kanun hükümleri çerçevesinde
yönetim ve denetimi devralınan şirketlerin yönetim, denetim veya tasfiye
kurullarına atanan memurlar ve diğer kamu görevlilerine kamu iktisadi
teşebbüsleri yönetim kurulu üyeleri için belirlenen aylık ücretin üç katını
geçmemek üzere Fon Kurulunca belirlenecek miktarda ücret ödenebilir.
Fon
Kurulu üyelerinin görevden ayrılması
MADDE
126. — Fon Kurulu Başkan ve üyeliklerine atananların Fon Kurulunda görev
yaptıkları sürece önceki görevleri ile olan ilişkileri kesilir. Ancak, kamu
görevlisi iken üyeliğe atananlar, memuriyete giriş şartlarını kaybetmemeleri
kaydıyla, görev sürelerinin sona ermesi veya görevden ayrılma isteğinde
bulunmaları ve otuz gün içinde eski kurumlarına başvurmaları durumunda atamaya
yetkili makam tarafından bir ay içinde mükteseplerine uygun bir kadroya atanır.
Atama gerçekleşinceye kadar bunların almakta oldukları her türlü ödemelerin Fon
tarafından yapılmasına devam olunur. Bir kamu kurumunda çalışmayanlardan Fon
Kurulu Başkan ve üyeliğine seçilip yukarıda belirtilen şekilde görevi sona
erenlere herhangi bir görev veya işe başlayıncaya kadar, almakta oldukları her
türlü ödemeler Fon tarafından verilmeye devam edilir. Bu maddede belirtilen
nedenlerle üyeliği sona erenlere Fon tarafından yapılacak ödeme bir yılı
geçemez.
Fon Kurulu
üyeleri, Fon personeli, Fonun atadığı veya Fonu temsilen seçilen
yöneticilerin, iflas idare memurlarının ve Fon personelinin sorumlulukları
MADDE
127. — Fon Kurulu Başkanı ve üyeleri ile Fon personelinin, görevleriyle
bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalar, Fon
Kurulu üyeleri için ilişkili Bakanın, Fon personeli için ise Fon Kurulu
Başkanının izin vermesi kaydıyla genel hükümlere göre yapılır. Fon Kurulu
üyeleri ile Fon personelinin iştirak hâlinde işledikleri iddia edilen suçlara
ilişkin soruşturmalarda Fon personeli hakkında soruşturma izni verme yetkisi
ilişkili Bakana aittir.
Fon Kurulu üyeleri ve Fon personeli
hakkında görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan
dolayı soruşturma izni verilmesi için, bu kişilerin kendilerine veya üçüncü
kişilere çıkar sağlamak veya Fona ya da üçüncü kişilere zarar vermek kastıyla
hareket ederek bu işlemler sonucunda kendilerine veya üçüncü kişilere çıkar
sağlamış olmaları hususunda açık ve yeterli emarelerin olması gerekir.
Soruşturma izni verilmesi hâlinde bu durum ilgililere tebliğ olunur.
Soruşturmaya izin verilmesine ya da verilmemesine dair kararlar aleyhine,
tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Danıştay nezdinde itiraz
yoluna başvurulabilir. İzin verilmiş olsa dahi, itiraz süresi geçene kadar veya
Danıştaya yapılan itiraz sonucunda hüküm tesis olunana kadar soruşturma
başlatılamaz.
Fon Kurulu üyeleri ile Fon
personelinin, görevden ayrılmış olsalar dahi, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri
iddia edilen suçlardan dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar, ilgili
üye veya personelin talebi hâlinde, bunlarla vekâlet akdi yapmak suretiyle
görevlendirilecek bir avukat tarafından takip edilir. Söz konusu davalara
ilişkin dava giderleri ve Türkiye Barolar Birliğince açıklanan asgarî ücret
tarifesinde belirlenen avukatlık ücretinin on beş katını aşmamak üzere
avukatlık ücreti, Fon bütçesinden karşılanır.
Fon Kurulu üyeleri ile Fon personeli
aleyhine, Fon Kurulunun veya Fonun bu Kanunda yazılı görevlere ilişkin karar,
eylem ve işlemleri sebebiyle, gerek görevlerinin ifası sırasında gerek görevden
ayrılmalarından sonra, açılmış veya açılacak her türlü tazminat ve alacak
davası, Fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda husumet Fona yöneltilir.
Avukatlık ücreti ve dava masraflarına ilişkin yukarıdaki fıkra hükmü işbu hukuk
davaları için de aynen geçerlidir. Yargılama sonucunda Fon aleyhine karar
verilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Fonun ödeme yapması hâlinde, Fon bu
meblağı, ilgililerinden talep eder. Fonun, yaptığı ödemeleri ilgililerinden
talep edebilmesi için, bu kişiler hakkında kusurlu olduklarına ilişkin mahkeme
kararının kesinleşmesi gerekir.
Mülga 3182 sayılı Bankalar Kanununun
64 ve 65 inci maddeleri ile bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı
Bankalar Kanununun 14 üncü maddesi ve bu Kanunun 71 inci maddesi uyarınca işlem
yapılan bankalarla ilgili olarak Bakan, Kurul veya Fon Kurulu tarafından atanan
yönetim kurulu ve denetleme kurulu üyeleri aleyhine görevlerinin ifası
sebebiyle açılmış bulunan davalar da atamayı yapan ilgili mercii olan Kurum
veya Fon aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda da husumet ilgili kuruma
yöneltilir. Yargılama sonucunda ilgili kurum aleyhine karar verilmesi ve
kararın kesinleşmesi nedeniyle, ödeme yapılması hâlinde, ilgili kurum bu
meblağı, ilgililerinden talep eder. İlgili kurumun, yaptığı ödemeleri
ilgililerinden talep edebilmesi için, bu kişiler hakkında kusurlu olduklarına
ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi gerekir.
Fon tarafından bu Kanunun 134 üncü
maddesi hükümlerine ve/veya bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı
Bankalar Kanununun 15 inci maddesinin (7) numaralı fıkrasının (a) bendine
istinaden atanan yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile müdürler kurulu üyeleri
ve tasfiye memurları ve/veya yönetim ve denetimi veya hisseleri Fona intikal
eden bankaların iştiraklerinde bu bankaları temsilen görev yapan yönetim ve
denetim kurulu üyeleri, müdürler kurulu üyeleri ve/veya hisseleri Fona
devredilen iştiraklerde Fonu temsilen görev yapan yönetim, denetim kurulu
üyeleri, müdürler kurulu üyeleri, iflas ve tasfiye memurları aleyhine
görevlerinin ifası sebebiyle açılan ve açılacak her türlü tazminat ve alacak
davaları ile şahsi sorumluluk davaları Fon aleyhine açılır. Fonun ödeyeceği
tazminatı ilgililere rücu işlemlerinde bu maddenin dördüncü fıkrasındaki usûl
ve esaslar uygulanır. Bu şekilde atanan ve/veya görev yapan yöneticilere,
atandıkları ve/veya görev yaptıkları şirketlerin doğmuş veya doğacak kamu
borçları ile Sosyal Sigortalar Kurumu borçlarının ve her türlü işçi alacakları
ile söz konusu şirketlerin tâbi olduğu ilgili diğer mevzuattan kaynaklanan
borçlarının ödenmemiş olması nedeniyle şahsi sorumluluk yüklenemez.
Fon Kurulu başkan ve üyeleri ile Fon
tarafından atanan ve/veya görev yapan yukarıdaki fıkrada sayılan yöneticilerin,
şirketlerin sermayesini kaybetmesinden ve/veya borca batık olmasından dolayı
mahkemeye bildirimde bulunma yükümlülükleri yoktur. Bildirimde bulunmamaktan
dolayı bu şahıslar hakkında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 179, 277 ve
devamı maddeleri ile 345/a maddeleri hükümleri uygulanmaz; 6762 sayılı Türk
Ticaret Kanununun 341 inci maddesi uyarınca şahsi sorumluluk davası açılamaz.
Yönetim ve denetimi Fon tarafından
devir alınmamış şirketlere Fon tarafından atanan yönetim ve denetim kurulu
üyeleri ile müdürler, ortaklar genel kurulunca görevden alınamayacağı gibi,
ibra edilmeyerek haklarında görev yaptıkları dönem veya dönemler dışında şahsi
sorumluluk davası açılamaz.
Fon
Kurulu kararlarına karşı yargı yolu
MADDE
128. — Beşyüzbin Yeni Türk Lirasını aşan miktarlara ilişkin Fon Kurulu
kararlarına karşı açılacak davalar ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda
görülür. Fon Kurulu kararlarına karşı yapılan başvurular acele işlerden
sayılır.
Fon Kurulu kararlarına karşı açılacak
idarî davalarda yürütmenin durdurulması talepleri
için ayrıca duruşma yapılır. Bu halde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 17 nci maddesinin (5) numaralı fıkrasındaki otuz günlük süre
uygulanmaz. Yürütmenin durdurulması talepleri, Fonun savunması alınmadan karara
bağlanamaz. İlgili taraflar yürütmenin durdurulması talebinin kendisine tebliğ
tarihinden itibaren yedi gün içinde savunmasını vermek zorundadır. Aksi halde
savunma beklenmeksizin karar verilir.
Fonun
bütçesi
MADDE
129. — Fon gelirlerinin, giderlerini karşılaması esastır. Fonun bütçesi
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirlenen usûl ve esaslara
göre hazırlanır ve kabul edilir.
Fonun bütçe yılı takvim yılıdır.
Fon, bu Kanun ile 5018 sayılı Kamu
Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen usûl ve esaslar çerçevesinde
kendisine tahsis edilen kaynaklarını görev ve yetkilerinin gerektirdiği ölçüde,
serbestçe kullanır.
Fon mevcudunun kullanılış usûl ve
esasları ile bu Kanunla Fona verilen yetkilerin kullanılmasına ilişkin diğer
usûl ve esaslar Fon tarafından hazırlanacak yönetmelikte gösterilir. Fon
giderleri Fon kaynaklarından karşılanır.
Fonun giderleri Fon Kurulu kararıyla
yürürlüğe giren, stratejik plânları ve performans hedefleri ile kurumsal,
işlevsel ve ekonomik sınıflandırma sistemine göre hazırlanan yıllık bütçeye
göre yapılır. Bütçe, eylül ayı sonuna kadar doğrudan Türkiye Büyük Millet
Meclisine, birer örneği de ilişkili Bakana, Hazine Müsteşarlığına ve Maliye
Bakanlığına gönderilir.
Fonun
gelirleri
MADDE
130. — Fonun gelirleri;
a) Mevduat ve katılım fonu sigortası
primlerinden,
b) 62 nci maddeye göre zamanaşımına
uğrayan mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan,
c) Kuruluş izni verilen bankaların
kurucularının, faaliyete geçiş tarihinden itibaren bir yıl içerisinde, bu
Kanunun 7 nci maddesinde belirtilen asgarî sermayenin yüzde onu tutarında Fona
yatıracakları sisteme giriş payından,
d) 18 inci madde hükümleri
çerçevesinde, Fona yatırılacak tutarlardan,
e) Bu Kanun hükümlerine aykırılık
dolayısıyla hükmolunacak adlî para cezalarının yüzde ellisi ile verilecek idarî
para cezalarının yüzde doksanından,
f) Fon mevcudunun gelirleri ile sair
gelirlerden,
g) 20 nci madde uyarınca Fona gelir
kaydedilecek değerlerden,
Oluşur.
Fonun
borçlanma ve avans yetkisi
MADDE
131. — Fon, Hazine Müsteşarlığından izin almak kaydıyla borçlanabileceği
gibi ihtiyaç hasıl olduğunda Fona ikrazen verilmek üzere Hazine Müşteşarlığınca
özel tertip Devlet iç borçlanma senedi ihraç edilebilir. Özel tertip Devlet iç
borçlanma senetlerinin faiz oranları ve geri ödeme şartları da dahil olmak
üzere tâbi olacağı usûl ve esaslar Hazine Müsteşarlığı ile Fon tarafından
müştereken belirlenir. Malî yıl bütçe kanunlarında yer alan borçlanma ile
ilgili hükümler ile 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin
Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 5 ve 6 ncı maddeleri hükümleri bu senetler için
de geçerlidir.
Fon, Kurum görüşü alınmak suretiyle
Fon Kurulu kararı ile bankalardan ileride doğacak prim yükümlülüklerine mahsuben
bir önceki yılda ödedikleri sigorta primi toplamına kadar avans alabilir. Avans
kullanımına ilişkin kararlarda uygulanacak faiz oranının belirtilmesi
zorunludur.
Olağanüstü hallerde, Fon kaynaklarının
ihtiyacı karşılamaması durumunda Fonun talebi üzerine Merkez Bankasınca Fona
avans verilebilir. Alınan avansın vadesi, tutarı, geri ödeme şekil ve şartları
ile uygulanacak faiz oranı ve diğer hususlar Fonun görüşü alınarak Merkez
Bankasınca belirlenir.
ALTINCI
BÖLÜM
Takip
ve Tahsil Usûlleri
Fon alacaklarının takip ve tahsiline
ilişkin yetki ve usûller
MADDE 132. — Fonun, bu Kanunun 130 uncu maddesinde sayılan
gelirleri ile 108 inci ve 135 inci maddesindeki alacaklarının takip ve
tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri
uygulanır.
Fon, bu Kanunun 108 inci maddesinde
sayılan alacakların takibine, banka kaynağının kullanıldığı tarihten itibaren
banka defter, kayıt ve belgelerine göre anapara, her türlü faiz, komisyon ve
sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş alacak tutarı üzerinden, 130 uncu
maddesinde sayılan alacakların takibine tahakkuk eden anapara üzerinden, 135
inci maddesinde belirtilen alacakların takibine ödemeye esas olmak üzere tespit
edilen tutar üzerinden başlar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunun kapsamındaki alacaklara uygulanan oranda gecikme zammı
uygular.
Fon, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulamasında anılan Kanunun Maliye Bakanlığı
tahsil dairesi ve diğer makam, merci ve komisyonlara verdiği yetkileri
kullanır.
Borçlu veya borçlunun malları başka
mahallerde bulunduğu takdirde, Fon, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun hükümlerini, kendi tahsil dairesi aracılığı ile uygulayabileceği
gibi, tahsil dairesi bulunmayan mahallerde, o mahaldeki Maliye Bakanlığı tahsil
dairesi aracılığıyla da uygulayabilir.
Fon, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca takip ettiği alacaklarına ilişkin her
türlü teminatın paraya çevrilmesinde de anılan Kanun hükümlerini uygulayabilir.
Fon, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapacağı satışlarda; satış bedelinin vadeli
tahsiline karar verebilir. Ancak, bu durumun ve vadeli satış şartlarının, satış
ilânında ve satış şartnamesinde belirtilmesi zorunludur.
Fon, 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre satışa arz ettiği
mal, hak ve alacaklarla ilgili ihaleye katılmaya, pey sürmeye ve alacağına
mahsuben ihaleden mal, hak ve alacakları satın almaya yetkilidir.
Bu Kanunun 107 nci maddesi uyarınca
bir bankanın alacaklarının devralınması hâlinde bu alacaklar, devir tarihi
itibarıyla Fon alacağı haline gelir ve bu alacaklarla ilgili olarak borçlu
aleyhine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre başlatılmış bulunan
takipler ile alacağın tahsiline yönelik davalara kaldığı yerden devam edilir.
Bu Kanunun 107 nci maddesi uyarınca
devralınan alacaklar nedeniyle Fona borçlu olanların iflası hâlinde 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanununun 221 inci maddesindeki iflas bürosu Fon temsilcisinin
katılımıyla teşekkül eder. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 223 üncü
maddesindeki iflas idaresinin, Fonun talep etmesi hâlinde üyelerinden en az
biri, Fonun göstereceği iki kat aday arasından icra tetkik mercii tarafından
seçilir. Fon, alacağının tahsili bakımından gerekli görürse iflas idaresinin en
az iki üyesinin önereceği iki katı aday arasından seçilmesini talep etmeye
yetkilidir. Bu durumda, icra tetkik mercii iflas idaresinin asgarî iki üyesini
Fonun önereceği adaylar arasından seçer. Fon bir üye seçtirmişse icra tetkik
mercii diğer bir üyeyi alacak tutarı itibarıyla çoğunlukta olanların
göstereceği iki aday arasından, bir üyeyi de alacaklı sayısı itibarıyla
çoğunlukta olanların göstereceği adaylar arasından seçer. Fon iki üye
seçtirmişse, diğer bir üye icra tetkik mercii tarafından alacaklı sayısı
itibarıyla çoğunlukta olanların göstereceği iki aday arasından seçilir.
Fon, takip ettiği alacaklar ile ilgili
olarak iskonto da dâhil olmak üzere, her türlü tasarrufta bulunmaya, sulh
olmaya, satmaya, geri almaya, alacağına mahsuben menkul ve gayrimenkul mallar
ile her türlü hak ve alacakları belirleyeceği koşullar ile devralmaya ve
alacağın yeniden itfa plânına bağlanması da dâhil olmak üzere borçlularla
anlaşma yapmaya ve borçlularla yaptığı anlaşmalar kapsamında Fon Kurulunca
belirlenecek usûl ve esaslar dâhilinde muhafaza tedbiri uygulayıp uygulamamaya,
dava açıp açmamaya veya açılmış bulunan hukuk davalarının yapılan anlaşma
süresince durdurulmasını mahkemeden istemeye yetkilidir.
Fon, her türlü alacağın teminatını
teşkil etmek üzere, Yeni Türk Lirası ve/veya yabancı para birimi üzerinden,
ticari işletme rehni, taşınmaz rehni ve taşınır rehni dâhil olmak üzere her
türlü aynî ve şahsi teminat almaya ehil ve yetkilidir.
Fon tarafından, bu Kanunun 71 inci
maddesi uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya yönetim ve denetimi Fona intikal
eden bankalarla ilgili olarak, takibi şikayete bağlı suçlar dahil olmak üzere,
bu Kanun hükümleri uyarınca yapılan başvurular üzerine açılmış veya açılacak
her türlü ceza davalarında Fon, suçtan zarar gören olarak müdahil sıfatını
kazanır. Bu davalara bağlı şahsî haklar dahi Fona ait olur.
Fona borçlu gerçek kişi ile tüzel
kişilerin kanunî temsilcileri hakkında 5682 sayılı Pasaport Kanununun 22 nci
maddesi hükümleri Fonun talebi üzerine uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl
ve esaslar Fon tarafından yönetmelik ile düzenlenir.
Sorumluluk
davalarına ilişkin istisnai yetkiler
MADDE
133. — Faaliyet izni kaldırılan bankaların tasfiyelerinin tamamlanması
ancak iflas veya tasfiye masa alacaklarının tahsil edilememiş olması hâlinde,
bankanın sorumlulukları tespit edilen ortakları, yönetim kurulu eski üyeleri ve
denetçileri aleyhine varsa ibralarının iptali ve işlemleri nedeniyle verdikleri
zararın tazmini için tasfiyenin tamamlanmasını müteakip beş yıl içinde Fon
tarafından dava açılabilir.
Fon bankalarının hisselerinin üçüncü
kişilere devir veya intikali hâlinde banka tarafından, bankanın eski ortakları,
yöneticileri ve denetçileri hakkında açılmış olan dava ve takiplere Fon
tarafından kanunî halef sıfatıyla kaldığı yerden devam olunur. Bu dava ve
takipler sonucunda hükmolunacak tutarlar Fona ait olur. Bu bankaların başka bir
bankaya devredilmesi ya da başka bir banka ile birleşmesi, hisselerinin üçüncü
kişilere devredilmesi ya da tasfiyelerine karar verilmesi hâlinde, bu
işlemlerin tamamlanmasını takip eden beş yıl içinde bankanın sorumlulukları
tespit edilen yönetim kurulu eski üyeleri ve eski denetçileri aleyhine varsa
ibralarının iptali ve işlemleri nedeniyle verdikleri zararın Fon adına tazmini
istemi ile Fon tarafından dava açılabilir. Dava açılmasına dair Fon Kurulu
kararı dava şartı olarak aranan genel kurul kararı yerine geçer.
Bu madde kapsamında açılan veya
açılacak davalar ile kanunî halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine
hükmedilen tarafa vekâlet ücreti maktu olarak belirlenir.
Fonun
alacaklarının tahsiline ilişkin diğer yetkiler
MADDE
134. — Fon, alacağının tahsili bakımından yarar görmesi hâlinde ve Fona
borçlu olup olmadıklarına bakılmaksızın, Fon bankalarının;
a) Yönetim ve denetimine sahip olduğu
iştiraklerinin,
b) Hâkim ortağı olan tüzel kişilerin,
c) Gerçek ve tüzel kişi hâkim
ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerin,
d) Yukarıda sayılan kişiler adına hareket
eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerin
ortaklarının,
Bu maddede belirtilen şirketlerde
sahip oldukları hisselerinin tamamına ve/veya bir kısmına ilişkin temettü hariç
ortaklık hakları ile bu şirketlerin yönetim ve denetimini devralmaya ve şirket
ana sözleşmesinde belirlenen yönetim, müdürler ve denetim kurulu üyelerinin
sayılarıyla bağlı kalmaksızın ve imtiyazlı hisselere dayanılarak atanıp
atanmadıklarına bakılmaksızın görevden almak ve/veya üye sayısını artırmak
ve/veya eksiltmek suretiyle bu kurullara üye atamaya yetkilidir.
Doğrudan ya da dolaylı olarak Fonun
yönetim ve denetimini devraldığı bankaların veya şirketlerin ve/veya bu madde
uyarınca yönetimini ve denetimini devir aldığı şirketlerin ve Fon iştiraklerinin
ortak sayısının, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel kanunlarda belirtilen
zorunlu ortak sayısının altına düşmesi hâlinde tüzel kişiliklerine halel
gelmez.
Fonun yönetim ve denetimine sahip
olduğu şirketlerin ve/veya bu fıkra uyarınca yönetimini ve denetimini devir
aldığı şirketlerin, Fon tarafından atanan yönetim ve denetim kurulu üyeleri ve
müdürleri ile Fonun atadığı bu yöneticiler tarafından şirketi temsil ve ilzam
ile yetkili kılınan genel müdür, genel müdür yardımcısı ve müdür gibi şirket çalışanları
veya Fon, bu fıkrada sayılan gerçek veya tüzel kişilere ait şirket hisselerinin
ve/veya bu şirketlerdeki lisans, ruhsat, 13.4.1994 tarihli ve 3984 sayılı
Kanunun geçici 6 ncı maddesi hükmü kapsamında geçici frekans ve kanal kullanımı
ve imtiyaz sözleşmelerinden doğan hakları dahil olmak üzere diğer tüm hak ve
varlıklarının ve/veya bu hisselerle orantılı aktiflerinin satışını
gerçekleştirmeye ve bu satışlardan elde edilen tutarları Fon alacaklarına
mahsup etmeye veya şirketlerin kamu borçları ve/veya Sosyal Sigortalar Kurumuna
borçları ile sair borçlarını ödemede kullanmaya ve bu işlemler ile ilgili
kararlar almaya 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 324 üncü maddesi ile bağlı
kalmaksızın yetkilidirler.
Bu şirket ve iştiraklerin yüzde
kırkdokuzundan fazlası ile bunlara ait her türlü mal, hak ve varlıklar,
gayrimenkullerle ilgili özel kanunlarındaki kısıtlamalar saklı kalmak kaydıyla
yabancı gerçek ve tüzel kişilere satılabilir.
Fon alacaklarının tahsilini teminen,
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca
haczedilen aktif değerler ile lisans, ruhsat ve imtiyaz sözleşmelerinden doğan
haklar ve bu varlıkların feri veya mütemmim cüzü niteliğindeki sözleşmelerden
doğan, ancak başlı başına iktisadî değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer
tüm hak ve varlıkları bir araya getirerek, ticarî ve iktisadî bütünlük
oluşturarak alıcısına geçişini sağlayacak şekilde satışına, hacizli malların
birden fazla borçluya ait olması ve/veya birden fazla alacaklının haczi olması
hâlinde de satışı yaptırmaya, ihale bedelinin ödenme şeklini, para birimini,
alıcıların sahip olması gereken şartları, ödeme tarihini ve ihalenin sair usûl
ve esasları ile satış şartlarını 6183 sayılı Kanun hükümlerine bağlı olmaksızın
belirlemeye, satışa konu ticarî ve iktisadî bütünlüğü alacağına mahsuben satın
almaya, satışa konu varlıkların ait olduğu şirketlerin teknik bilgi, yazılım,
donanım, ekipman, mal ve hizmet alımından doğan geçmiş dönem borçlarını ihale
bedelinden ödemeye veya ihale alıcısına ödetmeye Fon Kurulu yetkilidir. Fon
Kurulu, satış kararıyla birlikte, bu satışı gerçekleştirmek üzere en az üç
kişiden oluşan bir satış komisyonu oluşturur ve başkanını belirler. Satış
komisyonu, toplam üye sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve toplam üye
sayısının salt çoğunluğu ile karar alır. Ticarî ve iktisadî bütünlüğün muhammen
bedeli, satış komisyonu tarafından, uzman gerçek veya tüzel kişilerin kıymet
takdiri raporu dikkate alınarak, daha önce bütünlüğü oluşturan varlıkların ayrı
ayrı kıymet takdirlerinin yapılmış olması ile bağlı olmaksızın düzenlenecek
rapor çerçevesinde Fon Kurulu tarafından belirlenir. Ticarî ve iktisadî
bütünlük oluşturan mahcuzlar üzerinde birden fazla kişinin aynî veya şahsî
hakkının bulunması veya bunların mülkiyetinin birden fazla kişiye ait olması
durumunda, bu mal, hak ve/veya varlıkların değeri ayrı ayrı tespit edilir. Bu
madde hükümleri uyarınca yapılacak satış sürecinde, satış ilânının Resmî
Gazetede yayımlanması ilgililere yapılacak tebliğ hükmündedir. Ticarî ve iktisadî
bütünlük oluşturduğuna karar verilen mahcuzların satışı, kapalı zarf veya açık
artırma usûllerinden biri veya ikisi birlikte uygulanmak suretiyle yapılır.
Bundan sonra, Fon Kurulunun gerekli görmesi hâlinde, ihalelere pazarlık usûlü
ile devam edilebilir. Bu usûllerden hangisinin uygulanacağına, ticarî ve
iktisadî bütünlük oluşturan mal, hak ve varlıkların nitelikleri dikkate
alınarak Fon Kurulu tarafından karar verilir. İhale bedelinin dağıtımına esas
sıra cetveli satış komisyonu tarafından düzenlenir. İhalenin sonuçlanması, Fon
Kurulunun onayına bağlıdır. Bu hüküm uyarınca yapılan satışlarla ilgili
ihalenin feshi davaları, Fonun merkezinin bulunduğu yer idare mahkemelerinde
görülür. Ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren
iki yıl içerisinde ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan mahcuzların, Fonun
izni olmaksızın imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler tarafından muhafaza
altına alınması ve satışı talep edilemez, mahcuzların malîklerinin iflasına
karar verilemez, ilgili takyidatlar hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler
işlemez.
Yukarıdaki hüküm çerçevesinde
telekomünikasyon, enerji, ulaşım, radyo, yazılı ve görsel medya ve diğer
sektörlerdeki, yönetim ve denetimi veya hisseleri Fon tarafından devir alınan
şirketlere tanınmış imtiyaz sözleşmesi, lisans, ruhsat, işletme izni, ön izin,
yayın izni, 3984 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesi hükmü kapsamında geçici
frekans ve kanal kullanımı ve benzeri izinlerin yeni alıcıları adına devri ve
tescili işlemleri, Fonun bildirimi üzerine ilgili kurum, kuruluş ve üst
kurullarca, gerekli bilgi ve belgelerin tamamlanmasını müteakip başkaca bir
işleme gerek kalmaksızın en fazla bir ay içinde tamamlanır.
Bu hüküm uyarınca yapılacak satışlara
ilişkin diğer esas ve usûller Fon tarafından çıkarılacak yönetmelikle tespit
edilir.
Bu maddede yer alan hükümler
çerçevesinde varlıkları ticarî ve iktisadî bütünlük kapsamında satılan
şirketlerin kamu kurum, kuruluşları ve üst kurullara olan ve satış tarihine
kadar tahakkuk etmiş borçları satış bedelinden garameten tahsil edilir. Garame
ile dağıtım sonrasında bakiye borç kalması, lisans, ruhsat, imtiyaz sözleşmesi,
geçici frekans ve kanal kullanımı ve benzeri hakların devri ve yeni alıcısı
tarafından işletilmesi için gereken ve kamu kurum ve kuruluşları ve üst
kurullarca yapılması gereken devrin tescil ve nakli işlemine engel teşkil
etmez.
Bu Kanunun 71 inci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya Fona
devredilen bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan
bankaların, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen gerçek ve tüzel kişiler
ile gerçek kişilerin kan ve kayın hısımlarının edindikleri ve/veya bu suretle
üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacakların banka
kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilir. Bu
gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, her türlü mal, hak
ve alacaklar hakkında bu madde hükümlerini uygulamaya Fon yetkilidir. Bu
suretle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilen para, her türlü mal, hak
ve alacaklar üzerinde ilk kredinin ve/veya banka kaynağının kullanıldığı
tarihten sonra üçüncü kişilere yapılan satış, devir ve temlik, sınırlı aynî hak
tesisi gibi işlemler ile üçüncü kişiler lehine tesis edilen aynî ve şahsi her
türlü hak Fona karşı hüküm ifade etmez. Bu hukuki işlemlere taraf olan, küllî
ve cüz'i halefleri dâhil tüm şahısların, yukarıda belirtilen işlemlerin
gerçekleşmesinden sonra edindikleri ve/veya edindirdikleri para, her türlü mal,
hak ve alacaklar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.
Yukarıda belirtilen işlemlere taraf
olan üçüncü kişiler bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim ve
denetiminin Fona devrinden sonraki işlemler nedeniyle, bu maddenin birinci
fıkrasında sayılan kişiler ise bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya
yönetim ve denetiminin Fona devrinden önceki ve/veya sonraki işlemler nedeniyle
iyiniyet iddiasında bulunamazlar. Bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya
yönetim ve denetiminin Fona devrinden önce satış, kira, devir ve temlik gibi
işlemler ile aynî ve şahsi hak tesisine ilişkin işlemlere taraf olan üçüncü
kişiler iyiniyetli olduklarını kanıtlamak zorundadırlar.
Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan
gerçek ve tüzel kişilerin yönetim ve/veya denetimindeki şirketlerde ve/veya
işletmelerinde iş akdine bağlı ve/veya bağlı olmaksızın geçici veya sürekli
olarak istihdam edilen şahısların kurucusu, ortağı, yöneticisi veya denetçisi
olduğu şirketlerin; bir iş akdine bağlı olmaksızın, yukarıda sayılan şahısların
vekâleten ve/veya ticarî mümessil ve/veya ticarî vekil sıfatıyla ve/veya
vekâletsiz iş görme hükümleri gibi herhangi bir hukukî ilişkiye dayanarak
geçici ve/veya sürekli olarak temsil eden şahıslar ile temsil ettikleri gerçek
ve/veya tüzel kişilerin; bu fıkrada belirtilen şahıslar dışındaki ve/veya
bunlar tarafından kurulan şirketlere bankacılık mevzuatına ve/veya teamüllerine
uyulmadan ve/veya teminatsız ve/veya yetersiz teminat ile kredi kullandırılan
ve/veya genellikle faaliyet yeri olarak aynı adresi kullanan ve/veya yapılan
sözleşmelere cayma hakkı ve/veya borcun nakli
gibi hükümler koymak
suretiyle kullandıkları kredileri
ve/veya banka kaynaklarını bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ve/veya
dolaylı olarak tek başına ve/veya birlikte elinde bulunduran gerçek ve tüzel
kişilere ve/veya bunların ve/veya bankanın iştiraklerine ve/veya doğrudan
veyahut dolaylı bağı bulunan şahıs ve şirketlere yukarıdaki fıkralarda sayılan
gerçek veya tüzel kişilere aktarılmasını sağlayan gerçek veya tüzel kişilerin
kullanmış oldukları krediler ve/veya banka kaynakları bankanın yönetim ve
denetimini doğrudan ve/veya dolaylı olarak, tek başına veya birlikte elinde
bulunduran ortaklar tarafından kullanılmış banka kaynağı sayılır ve bu şahıslar
ile edindikleri ve/veya üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal,
alacak ve haklar hakkında bu madde hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun 71 inci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya Fona
devredilen bankanın hâkim ortakları, yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu
üyeleri, genel müdür, genel müdür yardımcıları ve bunların eş ve çocukları ile
evlatlıklarının, bunların diğer kan ve kayın hısımlarının ve imzaya yetkili
banka mensuplarının kendi aralarında veya üçüncü kişilerle yaptıkları taşınır
ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her
türlü sınırlı aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeler mahsus siciline veya
defterine kayıt ya da şerh edilmiş olsun veya olmasın her türlü şahsi haklar
ve/veya zilyetliğin devrine dair sözleşmeler dâhil her türlü tasarrufları ile
kara, hava ve deniz taşıtları gibi taşınır ve yalı, villa, ada, site, tüm
eklentileri ile çiftlik gibi taşınmazlarla ilgili adi ve hasılat kira
sözleşmeleri, taşınır veya taşınmaz mal, finansal kiralama sözleşmeleri, uydu
ve kablolu yayın kanalı kullanma hakkı, televizyon kanalı ile gazetelerin yayım
hakkı, marka ve lisansı devir ve kullanma hakkı veren sözleşmeleri, idare ve
hizmet vekâleti ile Avrupa Birliği standartları üzerinde prim ödemek suretiyle
yapılan hayat, bireysel emeklilik, ihtiyarlık ve sağlık sigorta sözleşmeleri ve
limitli veya limitsiz kredi kartı ile ATM kartı sözleşmeleri ile münferit veya
karşılıklı verilen banka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller ile her
türlü hisse devir sözleşmeleri Fon Kurulunun kararıyla geçersiz sayılır. Bu
sözleşmelerin geçersizliğinden dolayı karşı tarafça açılacak tazminat
davalarında sözleşmede muvazaa bulunmadığını ve sözleşmeyle ödenen bedelin
muvazaalı olmayan rayiç bedel olduğunu ispat yükü davacıya aittir.
Borçlunun, haline münasip konut
kiralamasına ilişkin sözleşme yukarıdaki fıkra kapsamı dışındadır.
Fon, bu maddede sayılan alacaklara
ilişkin para, mal, her türlü hak ve alacaklara ihtiyatî haciz koymaya, muhafaza
altına almaya ve Fon tarafından belirlenecek kurum ve kuruluşlarca hazırlanacak
raporları dikkate alarak tespit edeceği değeri üzerinden, alacağına mahsuben
devralmaya yetkilidir.
Bu alacaklara zararın ve/veya alacağın
doğmasına sebebiyet veren haksız işlemin yapıldığı
tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51
inci maddesinde belirtilen oranda gecikme faizi uygulanabilir.
Fon tarafından bu madde hükümlerine
istinaden tesis edilen işlemlere karşı idarî yargı mercilerinde açılan
davalarda mahkemelerce yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için
teminat şartı aranmaz.
Fon tarafından bu madde hükümlerine
istinaden yapılacak işlemlerde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri
uygulanmaz. Bu işlemler her türlü vergi, resim ve harçtan istisna tutulur. Bu
madde ile Fona tanınan yetkiler Fon tarafından başkaca bir işleme gerek
olmaksızın Fon Kurulunun karar alması ile tekemmül eder. Yapılan işlemlerden
tescile tâbi olanlar Fonun talebi üzerine tescil ve gerektiğinde ilân olunur.
Sigortaya tâbi mevduat ve katılım fonu
tutarının eksik beyanı hâlinde uygulanacak takip ve tahsil usûlleri
MADDE
135. — 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu ile bu Kanun
uyarınca banka tarafından yetkili mercilere beyan edilen sigortaya tâbi mevduat
ve katılım fonu tutarı ile Fon tarafından tespit edilen mevduat ve katılım fonu
tutarı arasında bir fark bulunması hâlinde, bu fark nispetinde bankanın yönetim
kurulu ve kredi komitesi başkan ve üyeleri ile genel müdür, genel müdür
yardımcıları, imzaları bankayı ilzam eden memurları ve şube müdürleri ile
yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte
elinde bulunduran ortaklarının, kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait
bankalar ve banka dışı malî kurumlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler
nezdindeki, kiralık kasa mevcutları da dahil olmak üzere, hak ve alacakları,
döviz tevdiat hesapları ve limitli ve limitsiz kredi kartı ve ATM kartları
hesapları dahil tüm banka hesaplarının dondurulmasına, kara, hava ve deniz
taşıtları dâhil her türlü taşınır ve taşınmaz, kıymetli evrak ve yurt içi veya
yurt dışı hazine bonosu, devlet tahvili, hisse senedi, yatırım fonları katılım
belgeleri gibi diğer menkul değerlerle, bağımsız ticari işletme, fabrika ve tesisler,
bu tesislerin işletilmesine yönelik marka ve lisans hakları, kamu imtiyaz
sözleşmelerinden doğan televizyon kanalı, elektrik santralı gibi bir tesisin
kurulması ve işletilmesi yetkilerini veren lisans, ruhsat ve işletme hakları
ile bu tesisleri lisans hakkına dayanarak veya lisans hakkı bulunmadan kuran ve
işleten şirketlere ait hisse senetleri, hak ve alacakların üzerindeki tasarruf
yetkisinin tamamen veya kısmen kaldırılmasına, belirtilen tüm mal, kıymetli
evrak, nakit ve diğer değerlerin zaptına ve/veya resmî sicillerdeki kayıtları
üzerinde ihtiyatî tedbir konulmasına, bunların bir tevdi mahalline
yatırılmasına ve hak ve alacakların üzerine diğer tedbirlerin konulmasına,
bunlardan elde edinilmiş her türlü taşınır ve taşınmaz, hak ve alacaklar ile kıymetli
evrak, nakit, bir tesisi işletme ve kurma hakkı veren marka ve lisans hakları,
bu tesisleri lisans, ruhsat ve işletme hakkı ile veya bu hakları bulunmadan
işleten, kuran ve hak sahibi niteliğini haiz şirketlere ait hisse senetleri
hakkında belirtilen tedbirlerin alınmasına, Fonun talebi üzerine ilgili
bankanın merkezinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimi, yargılama sırasında ise
mahkeme tarafından karar verilir.
Yukarıda belirtilen farkın bu Kanunda
yer alan hükümler dahilinde takip ve tahsiline Fon tarafından karar
verilebilir. Bu hükümler, yukarıda sayılan kişiler adına hareket eden veya
onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen kişiler hakkında da
uygulanır.
Tedbire ilişkin talepler, hâkim veya
mahkeme tarafından evrak üzerinde yapılacak inceleme sonucunda derhal ve
nihayet yirmidört saat içinde sonuçlandırılır. Gecikmesinde sakınca görülen
hallerde Cumhuriyet başsavcılıkları da hak ve alacakların dondurulmasına karar
verebilir. Cumhuriyet başsavcılıkları bu kararı en geç yirmidört saat içinde
sulh ceza hâkimine bildirir. Hâkim en geç yirmidört saat içinde bu kararı
onaylayıp onaylamamaya karar verir. Hâkim tarafından onaylanmayan kararlar
hükümsüz kalır.
Sulh ceza hâkimince verilen tedbirler,
tedbir kararını veren mahkemenin bulunduğu yerdeki nöbetçi icra dairesi
tarafından infaz olunur ve Fonun, bankanın bankacılık işlemleri yapma ve
mevduat ve katılım fonu kabul etme izninin kaldırıldığı tedbir kararlarının
verildiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde suç duyurusunda bulunmaması ve/veya
6183 sayılı Kanuna göre alacağın tahsili yolunda takip başlatmaması ve/veya
alacağın tahsili yolunda hukuk mahkemelerinde dava açmaması hâlinde sona erer.
Bu süre içerisinde suç duyurusunda bulunulması ve/veya Fon tarafından 6183
sayılı Kanuna göre alacağın tahsili yolunda takip başlatılması ve/veya alacağın
tahsili yolunda hukuk mahkemelerinde dava açılması hâlinde tedbirler, Fon
alacakları tamamen tahsil edilinceye kadar devam eder. Mahkeme, bu Kanun
hükümlerine göre Fon tarafından ödenen ve/veya ödenecek miktarın, sorumlular
tarafından doğrudan Fona ödenmesine karar verir. Bu takdirde tedbirler,
hükmolunan meblağın sorumluların bu fıkra uyarınca tedbirlere konu edilen,
para, mal, hak ve alacakları ile diğer malvarlığından tahsiline kadar devam
eder.
Yukarıdaki fıkralarda yer alan
hükümlerin konusu olup, sorumluların boşanmış veya dul eşlerinin, diğer kan
hısımları ile kayın hısımları ve üçüncü kişilerin mülkiyeti ve tasarrufuna
geçirilmiş bulunan tüm mal, sınırlı aynî veya şahsi hak ve alacaklar hakkında
da bu madde hükümleri uygulanır. Tüm bu mal, hak ve alacaklara ilişkin olarak
açılmış veya açılacak davalarda bu kişiler 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 3
üncü maddesindeki iyiniyet karinesi ile 985 inci maddesindeki mülkiyet
karinesinden ve tüm resmî sicillere iyiniyetli güven ilkesinden yararlanamaz.
İyiniyetle edinmiş olduklarını ispatladıkları takdirde, yaptıkları ödemelerin
muvazaalı olmayan rayiç değer olduğunu belgelendirmeleri şartıyla ödediklerinin
asli sorumluların malvarlığı ve diğer varlıklarından alınmasına mahkemece karar
verilir.
Bankacılık işlemleri yapma ve mevduat
ve katılım fonu kabul etme izni kaldırılan bir banka nezdinde mevduat ve
katılım fonu hesabı bulunmamasına rağmen sahte olarak düzenlediği belgeler veya
sahte olduğunu bildiği belgeleri ibraz ederek veya ettirerek, kendisine veya
bir başkasına ödeme yapılmasını talep eden kişiler hakkında, zimmet veya
dolandırıcılık ile belgede sahtecilik, işlemlerin kayıtdışı bırakılması ve
gerçeğe aykırı muhasebeleştirme veya bilişim sistemini engelleme, bozma,
verileri yok etme veya değiştirme suçlarından dolayı gerçek içtima hükümlerine
göre cezaya hükmolunur.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce gerçekleştirilen fiiller nedeniyle, bu madde hükümlerine göre Fon
tarafından ödeme yapılmasına veya yapılacak olmasına sebebiyet veren kişiler
ile bunların eş ve çocuklarına ait her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında da
bu madde hükümleri uygulanır.
Fon
alacaklarının yasal teminatı
MADDE
136. — Fon alacaklarının tahsilini teminen, Fon tarafından bu Kanun
hükümleri çerçevesinde açılan ve/veya takip edilen dava ve takiplerde verilen
ihtiyatî haciz veya tedbir kararları uyarınca üzerine ihtiyatî haciz veya
tedbir konulan para, her türlü mal, hak ve alacaklar, bu davalara konu
alacakların yasal teminatını oluşturur ve karar kesinleşinceye veya takip
sonuçlanıncaya kadar devam eder. Mahkemece karara bağlanan alacaklar, tedbir
konulan para, mal, her türlü hak ve alacakların bedelinden, imtiyazlı alacak
olarak öncelikle tahsil olunur.
İspat
külfeti
MADDE
137. — Fon tarafından bu Kanunun 108 ve 110 uncu maddeleri hükümleri
uyarınca açılmış ve açılacak davalarda ispat külfeti davalılara aittir.
Fon
alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin istisnalar
MADDE
138. — Fonun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya
tamamen Fon aleyhine neticelenmesi hâlinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda
yazılı tazminat ve cezalar Fon hakkında uygulanmaz.
Bu Kanunun 107 nci maddesi uyarınca
bir bankanın, borçlarının, taahhütlerinin yüklenilmesi veya alacaklarının
devralınması hâlinde, bu borç, taahhüt ve alacaklarla ilgili olarak açılmış
veya açılacak dava ve icra takiplerinde kanunlarda yazılı zamanaşımı ve hak
düşürücü süreler dâhil her türlü süre, alacağın devralındığı veya borcun, taahhüdün
yüklenildiği tarihten itibaren Fon bakımından dokuz ay süre ile durur.
Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin
olarak Fonun yapılan ihalelere iştirak etmesi hâlinde teminat şartı aranmaz.
Fonun alacaklı olduğu ve 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde borçlular tarafından yapılan
itirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmaz.
Fonun alacaklı olduğu dosyalarda
yaptırılan kıymet takdirleri ile satış ilânlarının borçlular dışındaki
ilgililere tebliği, ilânda belirtilen süreler geçerli olmak kaydıyla, varsa
bilinen son adreslerine yapılacak tebligat ile yoksa keyfiyetin ilanen tebliği
suretiyle yapılır.
Fonun alacaklısı olduğu icra
dosyalarında Fona ödenmesi gereken satış bedelleri sıra cetvelinin kesinleşmesi
beklenmeksizin teminatsız olarak ödenir.
Fonun
iştirakleri ile ilgili yetkileri
MADDE
139. — Fon, faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankaların
kendisinin ekonomik değeri olan iştirakleri ile bu Kanunun 134 üncü maddesi ve
bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15 inci
maddesinin (7) numaralı fıkrası kapsamında yönetim ve denetimini devraldığı
şirketler ile ilgili olarak 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri
uygulanmaksızın yapılacak sermaye artırımları da dâhil olmak üzere, yeniden yapılandırma
ve Fon alacağının tahsiline yönelik olarak söz konusu şirketlerin mal, hak ve
alacaklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla Fon Kurulunca
belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde malî kaynak sağlamak da dâhil gerekli
her türlü tedbiri almaya yetkilidir.
Fon
ve faaliyet izni kaldırılan bankalara ilişkin malî istisnalar
MADDE
140. — Fon her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
Faaliyet izni kaldırılan veya
tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin Fon tarafından,
borçlarının ve/veya taahhütlerinin üstlenilmesi ve/veya alacaklarının
devralınması hâlinde Fonun, üstlendiği borçlar ve/veya taahhütler ile
devraldığı alacaklarla ilgili devir ve temlik sözleşmeleri, her türlü teminatın
tesisi ve kaldırılması, sözleşmelerin bozulması, dava ve icra takipleri ile bu
borçlar ve/veya alacaklar ve/veya taahhütlerle ilgili diğer her türlü işlemler
ve bu işlemlerle ilgili düzenlenen kâğıtlar, her türlü vergi, resim, harç,
fonlar ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak
Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun
1 inci maddesi hükmünden istisnadır.
Borçlu tarafından ödenmesi gereken
tahsil harcı dahil her türlü vergi, resim, harç ve masraflar bu alacaktan
mahsup edilemez. Bu işlemlerden kaynaklanan döner sermaye ücreti ödenmez ve
diğer kesintiler yapılmaz.
Fon alacağına karşılık bir malın Fon
veya Fon bankaları tarafından rızaen veya icraen satın alınması hâlinde bu
işlemlerle ilgili olarak tarafların ödemekle yükümlü olduğu vergi, resim, harç
ve döner sermaye ücreti gibi malî yükümlülükler aranmaz.
Fonun, Fon bankalarının ve tasfiyeleri
Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin, mahkeme ilâmını
alması ve tebliğe çıkartması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın
ödenmesi ve her türlü ihtiyatî tedbir, ihtiyatî haciz ve tehir-i icra
taleplerinde teminat şartı aranmaz.
Fon alacaklarına ilişkin davalarda
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun seri muhakeme usûlü hükümleri
uygulanır.
Fonun, Fon bankalarının ve tasfiyeleri
Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin, yukarıda
belirtilen işlemler nedeniyle kendi aralarındaki ve/veya diğer gerçek ve tüzel
kişilerle aralarındaki işlemler nedeniyle düzenlenen sözleşmeler, belgeler ve
sair kâğıtlar ile bunların değiştirilmesi, yenilenmesi, uzatılması,
devredilmesi ya da yeni bir itfa plânına bağlanması, alacakların
teminatlandırılması, teminatların devir alınması, tarafların sulh ve/veya ibra
olması ve/veya her ne nam altında olursa olsun herhangi bir işleme tâbi
tutulması nedeniyle düzenlenen kâğıtlar ve/veya belgeler her türlü vergi, resim
ve harçlar ile özel kanunları ile hükmolunan malî yükümlülüklerden istisnadır.
Bu hüküm üçüncü kişiler yönünden, Fonun ve/veya Fona intikal eden bir bankanın
ve/veya tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen müflis bankaların iflas idarelerinin,
tasfiyeye tâbi tutulan bankaların tasfiye idarelerinin alacaklarının tahsili
ile ilgili işlemlere taraf olmaları hâlinde uygulanır.
Fonun, bu Kanunun 131 inci maddesi
uyarınca gerçekleştireceği borçlanma ve avans işlemleri her türlü vergi, resim
ve harçtan istisnadır.
Fon bankaları, faaliyet izni
kaldırılan veya tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye
idarelerinin alacaklarının tahsilini teminen yapacakları her türlü işlem, dava
ve icra takipleri, bu dava ve takiplerin borçlularınca kabul edilmek suretiyle
kesinleştirilmesi, her türlü vergi, resim, harç ve fonlar ve 2548 sayılı Ceza
Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve
Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1 inci maddesi
hükmünden istisnadır.
Faaliyet izni kaldırılan bankaların,
Fon bankalarının sandıklarının Sosyal Sigortalar Kurumuna devri hâlinde,
aktüerlerce tespit edilen fiili ve teknik açıklar için, faaliyet izni
kaldırılan bankaya, Fona ve/veya Fon bankalarına rücu edilemez.
Zamanaşımı
MADDE
141. — Bu Kanundan kaynaklanan Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde
zamanaşımı süresi yirmi yıldır.
Görevli
ve yetkili mahkeme
MADDE
142. — Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve
tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi
tarafından bakılır. O yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması hâlinde,
bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni
kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından muamele merkezi
veya ikametgâhı İstanbul ili sınırları içinde olan kişiler aleyhine açılacak
hukuk davaları ile borçlular hakkında açılacak iflas davalarına İstanbul (1) ve
(2) numaralı asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılır. İflas davası açılması
hâlinde, bu mahkeme, hakkında iflası istenen borçlunun muamele merkezinin
bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine borçlu aleyhine iflas davası
açıldığını bildirir.
Bu Kanun hükümleri ile Fona verilen
yetki ve görevler gereğince açılmış ve açılacak her türlü davalara adlî tatilde
de bakılır, bu davalarda bilirkişiler resmî kurum ve kuruluşlarda görev
yapanlar arasından seçilir, duruşmalara otuz günden fazla ara verilmez.
Varlık
yönetim şirketi
MADDE
143. — Bankalar ve Fon dâhil diğer malî kurumların alacakları ile diğer
varlıklarının satın alınması, tahsili, yeniden yapılandırılması ve satılması
amacıyla, kuruluş ve faaliyet esasları Kurul tarafından belirlenen varlık
yönetim şirketleri de kurulabilir. Varlık yönetim şirketleri alacaklarının
tahsili ve alacakların ve/veya diğer varlıkların yeniden yapılandırılması
kapsamında alacak tahsili amacıyla edindiği gayrimenkul veya sair mal, hak ve
varlıkların işletilmesi, kiralanması ve bunlara yatırım yapılması ve yine
alacaklarını tahsil etmek amacıyla borçlularına ilâve finansman sağlamak veya
sermayelerine iştirak etmek dâhil olmak üzere her türlü faaliyeti
gerçekleştirmeye yetkilidir.
Fon kurulacak varlık yönetim
şirketlerine sermaye sağlamak suretiyle kurucu ortak veya hissedar olarak
katılmaya yetkilidir.
Fonun en az yüzde yirmi hissedar
olduğu varlık yönetim şirketleri, Fondan devraldığı alacaklarla ilgili olarak
bu Kanunun 132 nci maddesinin sekizinci fıkrası ve 138 inci maddesinin beşinci
fıkrasında Fona tanınan hak ve yetkileri kullanır.
Varlık yönetim şirketleri bu
kapsamdaki işlemleri nedeniyle doğmuş veya doğması beklenen, ancak miktarı
kesin olarak belli olmayan zararlarını karşılamak amacıyla karşılık ayırmak
zorundadırlar. Karşılık ayrılacak alacakların nitelikleri ile karşılıklara
ilişkin esas ve usûller Kurul tarafından belirlenir. Varlık yönetim
şirketlerinin bu fıkra uyarınca ayırdıkları karşılıkların tamamı, ayrıldıkları
yılda kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir.
Bu Kanun kapsamında kurulan
varlık yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Malî Sektöre Olan Borçların Yeniden
Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun bu
Kanunla yürürlükten kaldırılan 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca
Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim
şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar,
kuruluş işlemleri de dâhil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen
beş yıl süresince 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga
vergisinden, 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan, her ne nam
altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri
Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden, kaynak
kullanımını destekleme fonuna yapılacak kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi hükmünden istisnadır.
Varlık yönetim şirketi tarafından, bu
borçların, taahhütlerin yüklenilmesi veya alacakların, varlıkların devralınması
hâlinde, bu borç, taahhüt, alacak ve varlıklarla ilgili olarak, takibi şikayete
bağlı suçlar dahil olmak üzere açılmış veya açılacak her türlü ceza
davalarında, alacağın devralındığı veya borcun, taahhüdün yüklenildiği tarihten
itibaren, suçtan zarar gören olarak, varlık yönetim şirketi kendiliğinden
müdahil sıfatını kazanır.
Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kurulmuş
olan varlık yönetim şirketleri bu Kanun hükümlerine tâbi olarak faaliyetlerini
yürütürler.
ONÜÇÜNCÜ KISIM
Diğer Hükümler
Faiz
oranları ile diğer menfaatler
MADDE
144. — Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat
kabulünde uygulanacak azamî faiz oranlarını, katılma hesaplarında kâr ve zarara
katılma oranlarını, özel cari hesaplar dâhil bu maddede belirtilen işlemlerde
sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azamî miktar ya da oranlarını
tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir.
Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankasına devredebilir.
Parasal
tutarlar
MADDE
145. — Para cezalarına ilişkin hükümler hariç olmak üzere, bu Kanundaki
parasal tutar ve sınırlardan her biri, her yıl kısmen ya da tamamen, Devlet
İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan yıllık üretici fiyat endeksindeki
artış oranının gerektirdiği miktarı geçmemek üzere Kurul kararıyla
artırılabilir.
ONDÖRDÜNCÜ KISIM
Yaptırımlar, Soruşturma ve Kovuşturma
Hükümleri
BİRİNCİ
BÖLÜM
İdarî
Para Cezaları
Kuruluşlara
ilişkin idarî para cezaları
MADDE
146. — Kurul kararıyla ve gerekçesi belirtilmek suretiyle, bu Kanun
kapsamındaki kuruluşlara, bu Kanunun;
a) 13 üncü ve 14 üncü maddelerine
aykırı şekilde şube ve temsilcilik açılması hâlinde, onbeşbin Yeni Türk
Lirasından ellibin Yeni Türk Lirasına kadar,
b) 18 inci maddesinin ikinci ve
dördüncü fıkraları hükümlerine aykırılık hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından
onbeşbin Yeni Türk Lirasına kadar,
c) 25 inci maddesine aykırı şekilde
atama yapılması veya 26 ncı maddesinde belirtilen kişilerin yasaklanan
görevlerde çalıştırılması hâlinde, onbin Yeni Türk Lirasından kırkbin Yeni Türk
Lirasına kadar ve cezanın tebliğ tarihinden itibaren on iş günü içinde
aykırılığın giderilmemesi hâlinde, bu sürenin bitiminden itibaren geçen her gün
için verilmiş olan cezanın yüzde onu tutarında,
d) 28 inci madde hükümlerine aykırılık
hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından onbeşbin Yeni Türk Lirasına kadar,
e) 33 veya 34 üncü maddelerine ya da
37 nci maddesinin birinci fıkrasına ya da 38, 39 veya 42 nci maddelere aykırı
davranılması hâlinde onbin Yeni Türk Lirasından yirmibeşbin Yeni Türk Lirasına
kadar,
f) 43 üncü maddede öngörülen
bildirimlerin yapılmaması hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından onbeşbin Yeni
Türk Lirasına kadar,
g) 50 nci maddesindeki kredi
yasaklarına uyulmaması hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından az olmamak üzere
verilen kredinin yüzde beşi tutarına kadar,
h) 52 nci maddesine aykırı
davranılması hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına
kadar,
i) 53 üncü maddesine göre ayrılması
gereken karşılıkların tesis edilmemesi hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından az
olmamak üzere, ayrılması gereken karşılık tutarının binde ikisine kadar; üç
aydan az olmamak üzere Kurumca verilecek süre içinde aykırılığın giderilmemesi
hâlinde ise, tesis edilmeyen karşılık tutarının yüzde üçü tutarında,
j) 54 üncü maddesindeki kredi
sınırlarına uyulmaması hâlinde, ellibin Yeni Türk Lirasından az olmamak üzere
aykırılık oluşturan tutarın yüzde birine kadar,
k) 56 ncı maddesine aykırı şekilde
ortaklık payı edinilmesi hâlinde, yirmibin Yeni Türk Lirasından az olmamak
üzere, aykırılık teşkil eden tutarın yüzde beşine kadar ve cezanın tebliğ
tarihinden itibaren bir yıl içinde aykırılığın giderilmemesi durumunda ise bu
sürenin bitiminden itibaren aykırılığın giderildiği tarihe kadar geçen her gün
için verilen cezanın yüzde biri tutarında,
l) 57 nci maddesindeki yasaklama ve
sınırlamalara aykırılık hâlinde, yirmibin Yeni Türk Lirasından az olmamak üzere,
yasaklama ve sınırlama konusu değerin yüzde onuna kadar ve cezanın tebliğ
tarihinden itibaren bir yıl içinde aykırılığın giderilmemesi durumunda ise,
kredi kullandırımından kaynaklanan aykırılık hariç, bu sürenin bitiminden
itibaren aykırılığın giderildiği tarihe kadar geçen her gün için verilen
cezanın yüzde biri tutarında,
m) 58 inci madde hükmüne aykırılık
hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından az olmamak üzere aktarılan miktar kadar, 59
uncu maddedeki sınırlamaya uyulmaması hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından az
olmamak üzere sınırı aşan miktar kadar,
n) 60 ıncı maddesinin beşinci ve
yedinci fıkralarına uyulmaması hâlinde onbeşbin Yeni Türk Lirasından ellibin
Yeni Türk Lirasına kadar,
o) 61 inci maddesindeki yükümlülüğün
yerine getirilmemesi hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk
Lirasına kadar,
p) 95 ve 96 ncı maddeleri kapsamında
Kurum tarafından bu Kanun kapsamındaki kuruluşlardan talep edilen bilgilerin
gönderilmemesi hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından onbeşbin Yeni Türk Lirasına,
geç gönderilmesi hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına,
eksik bilgi ile gönderilmesi, kontrol hataları içermesi veya kontrol
hatalarının süreklilik arz etmesi hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından onbeşbin
Yeni Türk Lirasına kadar,
r) 144 üncü maddesi uyarınca alınan
kararlara ve yapılan düzenlemelere uyulmaması hâlinde yirmibin Yeni Türk
Lirası, ayrıca Bakanlar Kurulu veya Merkez Bankası tarafından miktar ya da
oranların tespit edildiği durumlarda, söz konusu miktar ve oranlara aykırı
şekilde faiz alınması veya verilmesi ya da menfaat sağlanması hâlinde, sağlanan
menfaat tutarı kadar,
İdarî para cezası uygulanır.
Kurul bu madde uyarınca verilecek
cezaları bu Kanunun 68, 69 ve 70 inci maddeleri uygulanan bankalar için yüzde
ellisine, 71 inci maddesi uygulanan bankalar için ise yüzde yüzüne kadar
indirmeye yetkilidir.
İlgili
kişilere ilişkin idarî para cezaları
MADDE
147. — Kurul kararıyla ve gerekçesi belirtilmek suretiyle, ilgili gerçek ve
tüzel kişilere, bu Kanunun;
a) 18 inci maddesinin birinci, ikinci
veya dördüncü fıkrasına aykırılık hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından onbeşbin
Yeni Türk Lirasına kadar,
b) 36 ncı maddesine aykırılık hâlinde,
beşbin Yeni Türk Lirasından yirmibin Yeni Türk Lirasına kadar,
c) 38 inci maddesine aykırılık
hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından yirmibin Yeni Türk Lirasına kadar,
İdarî para cezası uygulanır.
Sınırlamalara,
kararlara ve düzenlemelere aykırı hareketler dolayısıyla idarî para cezaları
MADDE
148. — Kurul kararıyla ve gerekçesi belirtilmek suretiyle, bu Kanun
kapsamındaki kuruluşlar ile ilgili gerçek ve tüzel kişilere;
a) Bu Kanun veya bu Kanuna istinaden
çıkarılan düzenlemelerde yer alan sınırlamalara uyulmaması hâlinde onbin Yeni
Türk Lirasından az olmamak üzere aykırılık oluşturan tutarın binde beşine
kadar,
b) İlgili maddelerine göre, Kurul ve
Kurum tarafından bu Kanuna dayanılarak alınan kararlara, çıkarılan yönetmelik
ve tebliğlere ve yapılan diğer düzenlemelere uyulmaması hâlinde beşbin Yeni
Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına kadar,
İdarî para cezası uygulanır.
Savunma
hakkı ve kapatma kararı
MADDE
149. — İdarî para cezalarının uygulanıp uygulanmayacağına ilgilinin
savunması alındıktan sonra karar verilir. Savunma istendiğine ilişkin yazının
tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde savunma verilmemesi hâlinde savunma
hakkından feragat edildiği kabul edilir.
Bu Kanunun 13 üncü maddesi hükümlerine
aykırı olarak yurt içinde açılan şube ve temsilcilikler hakkında 146 ncı
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri uygulanmakla birlikte, bunlar
Kurumun talebi üzerine valiliklerce geçici veya sürekli kapatılabilir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Suçlar
İzinsiz
faaliyette bulunmak
MADDE
150. — Bu Kanuna göre alınması gereken izinleri almaksızın banka gibi
faaliyet gösteren ya da mevduat kabul eden yahut katılım fonu toplayan gerçek
kişiler ile tüzel kişilerin görevlileri, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, bu suçun bir
işyeri bünyesinde işlenmesi hâlinde bu işyerlerinin bir aydan bir yıla kadar,
tekerrür hâlinde ise sürekli olarak kapatılmasına karar verilebilir.
Bu Kanuna göre alınması gereken
izinleri almaksızın ticaret unvanlarında, her türlü belge, ilân ve
reklamlarında veya kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda banka adını ya da banka
gibi faaliyet gösterdikleri ya da banka gibi mevduat veya katılım fonu
topladıkları izlenimini uyandıracak söz ve deyimleri kullanan gerçek kişiler
ile tüzel kişilerin görevlileri, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, bu işyerlerinin bir aydan
bir yıla kadar, tekerrür hâlinde ise sürekli olarak kapatılmasına karar
verilebilir.
Yukarıdaki fıkralara aykırılık hâlinde
Kurumun ilgili Cumhuriyet başsavcılığını muhatap talebi üzerine sulh ceza
hâkimince, dava açılması hâlinde davaya bakan mahkemece işyerlerinin
faaliyetleri ve reklamlar geçici olarak durdurulur, ilânları toplatılır. Bu
tedbirler, hâkim kararıyla kaldırılıncaya kadar devam eder. Bu kararlara karşı
itiraz yolu açıktır.
Mevduat
ve katılım fonu sahiplerinin haklarını engellemek
MADDE
151. — Bu Kanunun 61 inci maddesi hükmüne aykırı davrananlar altı aydan iki
yıla kadar hapis ve beşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Düzeltici,
iyileştirici ve kısıtlayıcı önlemleri almamak
MADDE
152. — Bu Kanunun 68, 69 ve 70 inci maddelerine ve bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesine göre, Kurul veya
Kurumca alınması istenen önlemleri almayan bankaların bu önlemleri almakla
yükümlü olan mensupları, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve bin günden beşbin
güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılırlar.
Birinci fıkrada belirtilen önlemleri
almamak, bankanın nitelikli paya sahip ortaklarına veya bunların iştirak ve
kuruluşlarına yarar sağlamak amacıyla yapıldığı takdirde dört yıldan altı yıla
kadar hapis cezasına ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmedilir.
Yetkili
merciler ile denetim görevlilerince istenen bilgi ve belgeleri vermemek ve
görevlerini yapmalarını engellemek
MADDE
153. — Bu Kanunla yetkilendirilen mercilerin ve denetim görevlilerinin
istedikleri bilgi ve belgeler ile bu Kanun kapsamındaki kuruluşların, konsolide
finansal tabloların hazırlanmasını teminen 38 inci madde kapsamında istedikleri
bilgi ve belgeleri vermeyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşyüz
günden binbeşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bu Kanunla yetkilendirilen denetim
görevlilerinin görevlerini yapmalarına engel olan kişi iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Belgelerin
saklanması yükümlülüğüne aykırı davranmak
MADDE
154. — Bu Kanunun 42 nci maddesinde belirtilen belgelerin saklanması
yükümlülüğüne uymayanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşyüz günden
binbeşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
Gerçeğe
aykırı beyanda bulunmak
MADDE
155. — Bu Kanun kapsamındaki kuruluşların, bu Kanunda gösterilen merciler
ile denetim görevlilerine ve mahkemelere verdikleri veya yayımladıkları
belgelerdeki gerçeğe aykırı beyanlardan dolayı, bunları ve bunların
düzenlenmesine esas teşkil eden her türlü belgeleri imza edenler, bir yıldan üç
yıla kadar hapis ve binbeşyüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile
cezalandırılır.
İşlemlerin
kayıt dışı bırakılması ve gerçeğe aykırı muhasebeleştirme
MADDE
156. — Bu Kanun kapsamındaki kuruluşların işlemlerinin kayıt dışı
bırakılmasından, gerçek mahiyetlerine uygun düşmeyen bir şekilde
muhasebeleştirilmesinden, kanunî ve yardımcı defter ve kayıtları, şubeleri,
yurt içi ve yurt dışındaki muhabirleri ile hesap mutabakatı sağlanmadan yıl
sonu bilançolarını kapatmalarından dolayı, bunları ve bunların düzenlenmesine
esas olan her türlü belgeleri imza edenler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
binbeşyüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır. Gerçeğe
aykırı olarak düzenlendiğini bildiği halde bu belgeleri onaylayan bağımsız
denetim kuruluşu görevlileri de aynı şekilde cezalandırılır.
Sistemi
engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
MADDE 157. — Bu Kanuna tâbi kuruluşlar, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun 244 üncü maddesinde tanımlanan sistemi engelleme, bozma,
verileri yok etme veya değiştirme suçu açısından banka veya kredi kurumu olarak
kabul edilir.
İtibarın
zedelenmesi
MADDE
158. — Bu Kanunun 74 üncü maddesine aykırı davrananlar bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve bin günden ikibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Yukarıdaki fıkrada yazılı fiil
neticesinde özel veya kamusal bir zarar doğarsa verilecek ceza altıda bir
oranında artırılarak hükmolunur.
Sırların
açıklanması
MADDE
159. — Bu Kanunun 73 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında
belirtilen yükümlülüğe uymayanlar için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin
günden ikibin güne kadar adlî para cezası hükmolunur. Banka ve müşterilere ait
sırları açıklayan üçüncü kişiler hakkında da aynı cezalar uygulanır.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen kimseler
sırları kendileri ya da başkaları için yarar sağlamak amacıyla açıklamış olursa
verilecek cezalar altıda bir oranında artırılır. Ayrıca, fiilin önemine göre
sorumluların bu Kanun kapsamına giren kuruluşlarda görev yapmaları, iki yıldan
aşağı olmamak üzere geçici veya sürekli olarak yasaklanır.
Zimmet
MADDE
160. — Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma
ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri
veya diğer malları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren banka yönetim
kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, altı yıldan oniki yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacakları gibi
bankanın uğradığı zararı tazmine mahkûm edilirler.
Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını
sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde faile on iki yıldan az
olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası verilir; ancak,
adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde
mahkemece re'sen ödettirilmesine hükmolunur.
Faaliyet izni kaldırılan veya Fona
devredilen bir bankanın; hukuken veya fiilen yönetim ve denetimini elinde
bulundurmuş olan gerçek kişi ortaklarının, kredi kuruluşunun kaynaklarını,
kredi kuruluşunun emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek şekilde
doğrudan veya dolaylı olarak kendilerinin veya başkalarının menfaatlerine
kullandırmak suretiyle, kredi kuruluşunu her ne suretle olursa olsun zarara
uğratmaları zimmet olarak kabul edilir. Bu fiilleri işleyenler hakkında on
yıldan yirmi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur; ancak, adlî para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç
katından az olamaz. Ayrıca, meydana gelen zararın müteselsilen ödettirilmesine
karar verilir.
Soruşturma başlamadan önce, zimmete
geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların
aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde,
verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.
Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü
olarak, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin
veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin
edilmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Bu durumun hükümden önce
gerçekleşmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.
Zimmet suçunun konusunu oluşturan para
veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların değerinin
azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.
Diğer
kanunlara aykırılıklar
MADDE
161. — Bu Kanuna göre suç teşkil eden hareket ve fiiller başka kanunlara
göre de cezayı gerektirdiği takdirde, failleri hakkında en ağır cezayı
gerektiren kanun maddesi uygulanır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun
sorumluluğu gerektiren hükümleri saklıdır.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Kovuşturma
Usûlü
Yazılı
başvuru ve müdahale
MADDE
162. — Bu Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma
yapılması, Kurum veya Fon tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda
bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir. Ancak, 160
ıncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen suçtan dolayı soruşturma ve
kovuşturmalar Kurumun veya Fonun yazılı bildirimi üzerine veya gecikilmesinde
sakınca görülen hallerde re'sen Cumhuriyet savcılarınca yapılır ve Kurum ve Fon
haberdar edilir. Bu fikra uyarınca yapılan soruşturmalar neticesinde açılan kamu
davalarında, Kurumun veya Fonun başvuruda bulunması hâlinde, bunlar başvuru
tarihinde müdahil sıfatını kazanırlar.
İtibarın zedelenmesi, sırların
açıklanması ve zimmet suçlarından dolayı ilgililerin dava hakkı ile 4.12.2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri saklıdır.
İtiraz
ve bildirim
MADDE
163. — Bu Kanunun 162 nci maddesi uyarınca başlatılan soruşturmalar
neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirse, bu karar ilgisine göre
Kuruma veya Fona ve ilgili bankaya tebliğ edilir. Kurum, Fon ve ilgili banka
kendisine tebliğ edilen bu kararlara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa
göre itiraza yetkilidir.
Kamu davası açılması hâlinde,
iddianamenin bir örneği ilgisine göre Kuruma veya Fona tebliğ edilir.
Özel
görev
MADDE
164. — Bu Kanunda tanımlanan düzeltici, iyileştirici ve kısıtlayıcı
önlemleri almamak, işlemlerin kayıt dışı bırakılması ve gerçeğe aykırı
muhasebeleştirme ve zimmet suçları ile sistemi engelleme, bozma, verileri yok
etme veya değiştirme, bankacılık ve müşteri sırlarının açıklanması, bankacılık
faaliyeti çerçevesinde işlenen nitelikli dolandırıcılık, bu suçların işlenmesi
amacına yönelik olarak örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak veya bu
suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara
ait davalar, fiilin işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan (1)
numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet
Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür
suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de
görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir.
Bilirkişi
incelemesi
MADDE
165. — Bu Kanunun uygulaması ile ilgili olarak, bu Kanunda ve diğer
kanunlarda öngörülen suçlardan dolayı açılan ceza davalarında bilirkişi,
raporunu dosyanın kendisine verildiği tarihten başlayarak üç ay içinde
mahkemeye verir. Bu süre hâkim tarafından iki aya kadar uzatılabilir. Bu süre
içerisinde de rapor mahkemeye verilmediği takdirde görev, ücret ödenmeksizin
bilirkişiden alınır ve yeni bilirkişi atanır. Bilirkişilik görevi bu şekilde
kendisinden alınan kişiler, bir yıl süreyle bu Kanun kapsamında hiçbir davada
bilirkişi olarak atanamazlar. Bu kişiler, raporların süresinde verilmemesinin
sebep olduğu masrafları ödemeye ve ayrıca beşyüz güne kadar adlî para cezasına
mahkûm edilirler. Dosyanın bilirkişiye tevdi tarihinde dava zamanaşımı süresi
durur. Bilirkişinin raporunu mahkemeye verdiği tarihten itibaren bu süre
kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Kurum, Fon, Fon bankaları ile
bankaların iflas idareleri tarafından açılan hukuk davalarında gerekli görülen
hâllerde, yaptırılacak bilirkişi incelemelerinde bilirkişi, raporunu dosyanın
kendisine verildiği tarihten başlayarak üç ay içinde mahkemeye verir. Bu süre
hâkim tarafından iki aya kadar uzatılabilir. Bu süre içerisinde de rapor
mahkemeye verilmediği takdirde görev, ücret ödenmeksizin bilirkişiden alınır ve
yeni bilirkişi atanır. Bilirkişilik görevi bu şekilde kendisinden alınan
kişiler, bir yıl süreyle bu Kanun kapsamında hiçbir davada bilirkişi olarak
atanamazlar. Bu kişiler, raporların süresinde verilmemesinin sebep olduğu
masrafları ödemeye ve ayrıca beşyüz güne kadar adlî para cezasına mahkûm
edilirler.
Özel
soruşturma ve kovuşturma
MADDE
166. — 160 ıncı maddenin üçüncü fıkrası kapsamına giren suçların soruşturma
ve kovuşturmalarında aşağıdaki hükümler tatbik olunur:
a) Soruşturma, iş bölümü ilişkilerine
göre, Cumhuriyet başsavcılarınca veya görevlendireceği Cumhuriyet savcılarınca
bizzat yürütülür. Bu suçlar, görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş
olsalar bile, Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır.
b)
Bu suçların soruşturma ve kovuşturmalarında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun 135 ilâ 138 inci maddeleri de uygulanır.
c) Bu suçlarla ilgili soruşturma ve
kovuşturmalarda kolluk; soruşturma ve kovuşturma sebebiyle şüpheli, sanık,
tanık, bilirkişi ve suçtan zarar görenleri, Cumhuriyet savcısının veya mahkeme
naibinin veya istinabe olunan hâkimin emriyle belirtilen gün, saat ve yerde
hazır bulundurmaya mecburdur. Bu emir, çağrılanlar hakkında kolluğa ihzar
müzekkeresinde olduğu gibi zor kullanma yetkisi verir.
d) Cumhuriyet başsavcılıkları, bu
suçların soruşturmasında gerekli olması hâlinde, geçici olarak yargı çevresi
içerisinde veya dışındaki, genel bütçeli dairelere ve katma bütçeli idarelere,
bütün kamu kurum ve kuruluşlarına, belediyelere, bankalara ait bina, araç,
gereç ve personelden yararlanmak için istemde bulunabilirler. Bu istemler,
ilgili kurum ve makamlarca geciktirilmeksizin yerine getirilir. Özürsüz olarak
bu istemleri yerine getirmeyen sorumlu kişiler, üç aydan altı aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
e) Soruşturmanın gerekli kıldığı
hâllerde, suç mahalli veya delillerin bulunduğu yerlere gidilerek soruşturma
yapılır.
f) Soruşturmanın sonuçlanmasına kadar,
bu suç faillerinin her türlü mal, alacak, para ve sair eşyalarına hâkim kararı,
gecikmesinde sakınca olunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile el
konulur. Bu suçlara iştirak edenler ile suç faillerinin bu suçlar nedeniyle
elde ettiği her türlü haksız kazanımın transferi sonucu elde edilen, kan ve
kayın hısımlar ile üçüncü şahıslar nezdindeki mal, alacak veya sair her türlü
şeylere de Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile el konulur.
g) El koyma kararı yirmidört saat
içinde yetkili ve görevli sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim kırksekiz
saat içinde kararını açıklar. Aksi halde el koyma hükümsüz kalır.
İnfaz
MADDE
167. — 160 ıncı maddede yazılı suçlardan dolayı mahkûm olanlar, Fona veya
Hazineye olan borçları ve tazminatları ödemediği veya bu borçlar ve tazminatlar
malvarlıklarından tahsil olunamadığı sürece, bunlar hakkında koşullu
salıverilme hükümleri uygulanmaz.
ONBEŞİNCİ KISIM
Son Hükümler
Kaldırılan
ve değiştirilen hükümler
MADDE
168. — A) Bu Kanunun geçici maddelerindeki düzenlemeler hariç olmak üzere,
18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile ek ve değişiklikleri
yürürlükten kaldırılmıştır.
B) İkrazatçılık hariç ödünç para verme
işlerine ve finansal kiralama faaliyetlerine ilişkin olarak 9.12.1994 tarihli
ve 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanunda yer alan görev ve yetkilere ilişkin hükümler
yürürlükten kaldırılmıştır.
C) 10.6.1985 tarihli ve 3226 sayılı
Finansal Kiralama Kanununun;
a) 30 ve 34 üncü maddeleri hariç olmak
üzere, diğer maddelerinde yer alan "Bakanlar Kurulu" ibareleri
"Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu",
b) "Hazine ve Dış Ticaret
Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlık" ibareleri ise "Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumu",
c) 32 nci maddesinin (b) bendi
"10 uncu maddesinde belirtilen yönetmelik Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulunca,"
Şeklinde değiştirilmiştir.
D) 30.9.1983 tarihli ve 90 sayılı
Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin;
a) 12 ve 13 üncü maddelerinde yer alan
"Müsteşarlık" ibareleri "Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurulu",
b) 14 üncü maddesinin birinci fıkrası
"Bu Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi finansman şirketleri ve faktoring
şirketlerinin faaliyetleri Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu,
ikrazatçıların faaliyetleri ise Müsteşarlıkça denetlenir.",
c) 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası
"Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu finansman şirketleri ve
faktoring şirketlerinden, Hazine Müsteşarlığı ise ikrazatçılardan her türlü
bilgi ve belgeyi talep edebilir."
Şeklinde değiştirilmiştir.
E) 90 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 13 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan
"Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının görüşünü alarak" ibaresi ile
beşinci fıkrasında yer alan "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın da
görüşlerini alarak" ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.
F) 14.1.1970 tarihli ve 1211 sayılı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 40 ıncı maddesinin (I) numaralı
fıkrasının (b) bendi yürürlükten kaldırılmış ve (II) numaralı fıkrası ile 44
üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
II — Bankalar ve elektronik ödeme
araçlarını çıkaran kuruluşlar dâhil olmak üzere Bankaca uygun görülecek diğer
malî kuruluşlar, Banka nezdinde açılacak hesaplarda yükümlülükleri esas
alınarak, nakden zorunlu karşılık tesis ederler. Zorunlu karşılığa tâbi
yükümlülüklerin kapsamı, zorunlu karşılıkların oranı, tesis süresi ve bu
yükümlülükler için tesis edilen karşılıklara gerektiğinde ödenecek faiz oranı,
mevduat veya katılım fonlarından olağanüstü çekilişler ile birleşme, devir ve
bölünme hâllerinde yapılacak işlemler de dâhil olmak üzere uygulamaya yönelik
her türlü usûl ve esaslar Bankaca belirlenir.
Yukarıda belirtilen kuruluşların
taahhütlerine karşı bulunduracakları umumi disponibilitenin nitelik ve oranı,
gerektiğinde Bankaca tespit edilir.
Bankaca yapılacak düzenlemeye göre
zorunlu karşılıkların Banka nezdindeki hesaplarda bloke olarak tutulmasının istenmesi
hâlinde, bloke hesaplarda tutulan zorunlu karşılıklar, hiçbir amaç ve konunun
finansmanı için kullanılamaz, temlik ve haciz edilemez.
Zorunlu karşılıkların ve umumi
disponibilitenin süresinde tesis edilmemesi veya eksik tesis edilmesi hâlinde
Banka, belirleyeceği usûl ve esaslara göre, eksik kısım için; Banka nezdindeki
hesaplarda faizsiz mevduat tutulmasını istemeye veya cezaî faiz tahakkuk
ettirmeye yetkilidir. Tahakkuk ettirilen cezaî faiz alacakları, 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri gereğince tahsil
edilir. Tahsil edilen cezaî faizler Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna gelir
kaydedilir.
Madde 44.— Banka, Türkiye'de
faaliyette bulunan mevduat bankaları, katılım bankaları, kalkınma ve yatırım
bankaları, finansal holding şirketleri, finansal kiralama şirketleri, faktoring
şirketleri, finansman şirketleri ile Banka ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurulunca belirlenecek diğer malî kuruluşların müşterilerinin risk durumlarına
ilişkin bilgileri nezdinde toplamak, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
ve ilgili kuruluşlar ile paylaşmak üzere Risk Merkezi kurar.
Yukarıda belirtilen kuruluşlar,
bankalar bakımından keşide ettikleri protestolar da dâhil olmak üzere,
müşterilerinin risk durumları hakkında istenecek her türlü bilgiyi belirlenecek
biçim ve içerikte vermekle yükümlüdür. Risk Merkezinin bütün işlem ve kayıtları
gizlidir.
Risk Merkezince sağlanacak bilgilerin
biçim ve içeriğine, derlenmesine, paylaşılmasına ve diğer hususlara ilişkin
usûl ve esaslar Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun uygun görüşü
alınmak suretiyle Bankaca belirlenir.
G) 15.7.1950 tarihli ve 5682 sayılı
Pasaport Kanununun 14 üncü maddesinin (A) fıkrasının birinci paragrafına
aşağıdaki cümle eklenmiştir.
Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurulu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu üyeleri
için, T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilme ve emekli keseneklerinin bu
derecelerden kesilmesi şartı aranmaz.
H) 30.1.2002 tarihli ve 4743 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
I) 13.6.1945 tarihli ve 4759 sayılı
İller Bankası Kanununun mülga 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde yeniden
düzenlenmiştir.
Madde 24.— Kredilere ve diğer
alacaklara karşılık ayrılmasına ilişkin yükümlülük 24.4.2003 tarihinden
itibaren Banka hakkında uygulanmaz.
İ) 10.2.1954 tarihli ve 6245 sayılı
Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) bendinde yer alan "Bankalar
Yeminli Murakıp ve Murakıp Yardımcıları" ibaresinden sonra gelmek üzere
"Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda görevli Bankacılık Uzmanı,
Hukuk Uzmanı ve Bilişim Uzmanı ile bunların yardımcıları" ibaresi
eklenmiştir.
J) 11.1.1954 tarihli ve 6219 sayılı
Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanununun 6 ncı maddesi ile 15
inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde
6.— Hisse senetleri (A), (B), (C) ve (D) gruplarına ayrılmış olup; nama
yazılıdır.
Bankanın İdare Meclisi Genel Müdürle
birlikte, toplam dokuz üyeden oluşur. Her grubun İdare Meclisinde sahip olacağı
üye sayısı Banka ana sözleşmesinde gösterilir.
(A) grubu üyelerinden biri Vakıflar
Genel Müdürlüğünü temsil etmek üzere Başbakan tarafından, (A) grubunun diğer
üyeleri ile (B), (C) ve (D) grubu üyeleri Genel Kurulca seçilir.
Mülga
kanunlara yapılan atıflar
MADDE 169. — Diğer kanunlarda
mülga 3182 sayılı Bankalar Kanunu ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389
sayılı Bankalar Kanununa yapılan atıflar bu Kanunun ilgili maddelerine yapılmış
sayılır.
Diğer kanunlarda ve mülga 3182 sayılı
Bankalar Kanunu ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar
Kanununda özel finans kurumlarına yapılan atıflar, katılım bankalarına yapılmış
sayılır.
GEÇİCİ
MADDE 1. — Bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmelik, tebliğ ve kararlar
yürürlüğe girinceye kadar, kaldırılan hükümlere dayanılarak çıkarılan
düzenlemelerin, bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam
olunur.
Bu Kanunda öngörülen düzenlemeler bir
yıl içerisinde yürürlüğe konulur.
GEÇİCİ
MADDE 2. — 12.5.2001 tarih ve 4672 sayılı Kanunun geçici 2/a maddesi
hükümleri saklıdır.
GEÇİCİ
MADDE 3. — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Kurum tarafından daha önce
faaliyet izni verilmiş olan tüm bankalar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önceki kanunlara uygun olarak yapmakta oldukları faaliyetlerine devam ederler.
Bankalar bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren, iki ay içinde faaliyet
gösterdikleri alanları bildiren beyannameyi Kuruma verirler. Bankalar,
faaliyetlerini bu Kanunun 4 üncü maddesi kapsamındaki faaliyet konularını
genişletmeden önce Kurumdan izin almak zorundadır.
Bankalar ve finansal holding
şirketleri durumlarını, bu Kanun hükümlerine bir yıl içinde intibak ettirmek
zorundadır.
Halen faaliyette bulunan özel finans
kurumları, bir yıl içerisinde ticaret unvanlarını katılım bankası ibaresini de
kapsayacak şekilde değiştirmek ve mevcut durumlarını Kanunun finansal
raporlamayla ilgili hükümlerine intibak ettirmek zorundadır. Özel Finans
Kurumları Birliği Türkiye Katılım Bankaları Birliği olarak addolunur ve bu
Kanunun hükümlerine tâbi olup, üç ay içinde durumunu bu Kanun hükümlerine uygun
hale getirir.
GEÇİCİ
MADDE 4. — Kurumca yetkilendirilen Bağımsız denetim kuruluşları durumlarını
31.12.2006 tarihine kadar 36 ncı madde hükmüne uygun hale getirmek zorundadır.
GEÇİCİ
MADDE 5. — Bu Kanunun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki yüzde
yirmibeşlik oran, bir risk grubuna kullandırılabilecek krediler yönünden,
31.12.2005 tarihine kadar yüzde otuzbeş, 1.1.2006 tarihinden itibaren yüzde
yirmibeş olarak; yüzde yirmilik oran, 31.12.2005 tarihine kadar yüzde otuzbeş,
1.1.2006 tarihinden 31.12.2006 tarihine kadar yüzde yirmibeş, 1.1.2007
tarihinden itibaren yüzde yirmi olarak uygulanır.
Bu Kanunun 54 üncü maddesindeki kredi
sınırlarına ilişkin hesaplamalarda ortaklık payları; 2005 yılında yüzde kırk,
2006 yılında yüzde elli, 2007 yılında yüzde altmış, 2008 yılında yüzde
yetmişbeş, 2009 yılında yüzde doksan, 1.1.2010 tarihinden itibaren yüzde yüz
oranında dikkate alınır.
GEÇİCİ
MADDE 6. — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, iştirak tutarları
Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen oranların altında olan
kredi kuruluşları, hiçbir şekil ve surette bu maddede yer alan oranları
aşamazlar. Aynı tarih itibarıyla iştirak tutarları Kanunda belirtilen
oranlardan herhangi birini aşan kuruluşlar, aşım tutarlarını, 31.12.2005
tarihine kadar yüzde yirmisini, 31.12.2006 tarihine kadar yüzde kırkını,
31.12.2007 tarihine kadar yüzde altmışını, 31.12.2008 tarihine kadar yüzde
seksenini, 31.12.2009 tarihine kadar yüzde yüzünü itfa etmek suretiyle
giderirler.
GEÇİCİ
MADDE 7. — 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi
kapsamında sandık ve vakıfları bulunan bankalar durumlarını 31.12.2007 tarihine
kadar 58 inci madde hükmüne uygun hale getirmek zorundadırlar.
GEÇİCİ
MADDE 8. — Bu Kanunun yayımı tarihinden önce Kuruma yarışma ve yeterlilik
sınavıyla alınmış; avukat (Kurum uzman yardımcısı) ve Kurum uzman yardımcıları,
bankacılık uzman yardımcısı olarak atanır. Kurumda yeterlik sınavını geçerek
avukat (Kurum Uzmanı) ve Kurum Uzmanı unvanını kazanmış olanlar bankacılık
uzmanlığına atanır. Bunların Kurumda çalıştıkları süreler bankacılık uzman
yardımcılığı ve bankacılık uzmanlığında geçmiş sayılır.
Bu Kanunun yayımı tarihinde Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumunda görev yapan personelden; Kurum Uzmanı olarak
görev yapmış ve geldikleri kurumlarda mesleğe özel yarışma sınavıyla alınmış ve
yeterlik sınavında başarılı görülerek uzman, müfettiş ve benzeri unvanlarda
görev yapmış olanlar ile en az doktora derecesine sahip olanlar bankacılık
uzmanlığına atanmış sayılırlar. Bunların geldikleri kurumlarda uzman, müfettiş
ve benzeri unvanlarda ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda
çalıştıkları süreler bankacılık uzmanlığında geçmiş sayılır. Bu Kanunun yayımı
tarihinden önce başka kurumlardan naklen atanmış bankalar yeminli murakıp ve
yardımcılarının geldikleri kurumlarda çalıştıkları süreler Kurumda geçmiş
sayılır.
Bu maddenin birinci ve ikinci
fıkrasında zikredilen Kurum uzmanları dışında kalan Kurum uzmanları ve
avukatlar aynı kadro unvanlarıyla görevlerine devam ederler. Bu kadrolara bir
daha atama yapılmaz. Bu kişiler görevde kaldıkları sürece bankacılık
uzmanlarının aylık, malî, sosyal ve emeklilik haklarından aynen yararlanırlar.
GEÇİCİ
MADDE 9. — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihteki Hazine Müsteşarlığının
3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu hükümleri ile 90 sayılı Ödünç Para Verme
İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ikrazatçılık dışındaki hükümlerinin
uygulanmasıyla ilgili personeli, muvafakatları alınmak kaydıyla ve 1.1.2006
tarihine kadar talep etmeleri hâlinde Kuruma naklen atanır. Kanun yürürlüğe
girdiği tarihte, Müsteşarlığın ilgili personelinden yurt dışı teşkilatında
görev yapan veya uluslararası kuruluşlarda görevli bulunan, lisans üstü eğitim
nedeniyle yurt dışında bulunan veya askerlik ya da sair nedenlerle ücretsiz
izinli olanların naklen atanma hakları saklıdır. Süresi içinde kullanılmayan
haklar geçersiz olur.
Hazine Müsteşarlığından naklen
atanacak ilgili personelden, yaş şartı dışındaki şartları taşıyan ve Kurulca
belirlenecek usûl ve esaslara göre en az üç yıllık hizmeti bulunanlar
bankacılık uzmanı, üç yıldan az hizmeti olanlar bankacılık uzman yardımcısı
olarak atanır. Bunların geldikleri kurumda çalıştıkları süreler bankacılık uzman
ve uzman yardımcılığında geçmiş sayılır. Naklen atanan personelden Müsteşarlığa
karşı mecburi hizmet yükümlülüğü bulunanların Kurumda geçirdikleri süreler bu
yükümlülüklerin ifasında dikkate alınır.
Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne
göre Hazine Müsteşarlığından naklen ataması yapılan personelin kadroları hiçbir
işleme gerek kalmaksızın iptal edilerek, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye
ekli cetvelin Hazine Müsteşarlığına ait bölümünden çıkartılmış sayılır.
Kurum veya Fon personeli iken Fonda
veya Kurumda geçici olarak görevlendirilen personel, bu Kanunun yayımı
tarihinden itibaren üç ay içerisinde kurumlarına iade edilmemeleri hâlinde
bulundukları Kurumda veya Fonda durumlarına uygun kadro veya pozisyonlara atanırlar. Bunlara ödenecek farklar hakkında
geçici 20 nci maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.
GEÇİCİ
MADDE 10. — Bu Kanun yayımlandığı tarihte halen Fonda çalışmakta olan
personelden, Kanun ile Fona verilen aslî ve sürekli görevler ile diğer
hizmetleri yürütecek olanlar, öğrenim durumları, hizmet süreleri ve Fon Kurulu
tarafından belirlenecek diğer hususlar dikkate alınarak bu Kanuna ekli (II) ve
(III) sayılı cetvellerde yer alan kadro ve pozisyonlara atanır.
GEÇİCİ
MADDE 11. — Bu Kanunun yayımı tarihinden önce, 26.12.2003 tarihine kadar
temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden
ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri
ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri
Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar
hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil
edilinceye kadar bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanunun 14, 15,
15/a, 16, 17, 17/a ve 18 inci maddeleri, ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı maddeleri
ile geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
Bu Kanunun yayımı tarihinden önce
haklarında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanun gereği mal
bildiriminde bulunması gerekenlerin, bildirimde belirtmedikleri veya gerçeğe
aykırı olarak bildirdikleri her türlü taşınır ve taşınmaz mal, hak ve alacak
ile gelir ve harcamalar da haksız mal edinme hükümlerine tâbidir. Haksız mal
edinmediğini ispat edene bu hüküm uygulanmaz.
Bu Kanunun yayımı tarihinden önce
mülga 3182 sayılı Bankalar Kanununun 64 ve 65 inci maddeleri ile bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesi uyarınca
işlem yapılan bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemi
başlatılan bankalar hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı
Kanunun 14 üncü maddesinin (5) ve (6) numaralı fıkraları hükümlerinin
uygulanmasına devam edilir.
GEÇİCİ
MADDE 12. — 13.11.1996 tarihli ve 4208 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (a)
bendinin (6) numaralı alt bendi; bu Kanunun 134 üncü maddesinin dokuzuncu,
onuncu, onbirinci, onikinci ve onüçüncü fıkraları, 136 ncı maddesi, 137 nci
maddesi, 138 inci maddesinin ikinci fıkrası ve geçici 10 uncu maddesinin ikinci
fıkrası, 71 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükümlerine göre
faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankalar ile 26.12.2003 tarihine
kadar temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden
ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri
ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri
Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar
hakkında uygulanır.
GEÇİCİ
MADDE 13. — Sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait
olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve
temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda (Tasfiye Hâlinde T.
Emlak Bankası A.Ş. dâhil ) 26.12.2003 tarihinden önce bankacılık teamüllerine
göre teminatlı ve/veya yetersiz teminatlı kredi kullanıp da vadesi geçtiği
halde henüz ödenmemiş, süresi uzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış
kredileri kullananlar ya da yeniden yapılandırma şartlarını ihlal edenler ile
münferit veya karşılıklı verilen banka teminat mektupları, kabul kredileri ve
avaller, taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma
hakkı gibi her türlü sınırlı aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeden doğan
hakların da diğer bankaların ve üçüncü kişilerin muvazaadan arî hakları
aleyhine olmamak üzere Fon alacaklarının tahsiline ilişkin 123, 134, 136, 137,
138, 140, 142 ve 165 inci madde hükümleri, tasarrufun iptali davalarında aciz
vesikası şartı aranmaması, tüzel kişilerin kanunî temsilcileri ile borçlu ve
borçla diğer ilgililerin yurt dışına çıkmasını yasaklama dâhil bankalarınca
uygulanır.
GEÇİCİ
MADDE 14. — 13.11.1996 tarihli ve 4208 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (a)
bendinin (6), (7) ve (8) numaralı bentleri ile bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan 4389 sayılı Kanunun 15/a maddesi ve 22 nci maddesinin (4) numaralı
fıkrasında sayılan ceza ve hukuk davalarını kovuşturan, soruşturan ve yürüten
Cumhuriyet savcıları ile hâkimler bu işleri ivedilikle yürütürler ve görevleri
süresince disiplin nedenleri hariç mazeretleri ve istemleri olmadıkça üç yıl
süre ile başka bir yere veya göreve atanamazlar. Görev süresi dolanlar tekrar
atanabilirler.
GEÇİCİ
MADDE 15. — Bu Kanunun yayımı tarihinden önce iflas etmiş olan bankaların
tasfiyesi, tekemmül ettirilen işlemler ve yapılan sıra cetvelleri saklı kalmak
kaydıyla iflas idareleri tarafından bu Kanun hükümlerine göre yürütülür. Bu
maddenin uygulanmasında iflas idareleri bu Kanunun 106 ncı ve 140 ıncı
maddesinde Fona verilen yetkileri haizdir.
GEÇİCİ
MADDE 16. — Bu Kanun ile Fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek
zamanaşımı ve diğer konularda Fon lehine getirilen hükümler makable şamildir.
GEÇİCİ
MADDE 17. — Kurul Başkanı ve Fon Kurulu Başkanı hariç olmak üzere, Kurula
ve Fon Kuruluna ilk atanan üyelerin üçte biri iki yılda bir yenilenir. İkinci
yılın sonunda kur'a sonucu üyelikleri sona eren üyeler bir defalığına tekrar
atanabilir.
GEÇİCİ
MADDE 18. — Bu Kanunun yayımını izleyen bir ay içerisinde mülga 4389 sayılı
Kanunla kurulan Güvence Fonu tutarları Fona devredilir.
GEÇİCİ
MADDE 19. — Bu Kanunun 100 üncü maddesinin son fıkrası gereğince Kurum ile
Fon tarafından müştereken belirlenecek hususlar üç ay içinde belirlenir.
GEÇİCİ
MADDE 20. — Bu Kanun ile yapılan yeni düzenleme sebebiyle Kurumda görev
unvanları değişmeyenler aynı unvanlı kadrolarına atanmış sayılırlar. Bu şekilde
atanan personele, atandıkları tarihteki eski pozisyonlarına ilişkin olarak
almakta oldukları aylık ücret (fazla mesai ücreti hariç), ikramiye ve benzeri
adlarla yapılan ödemelerin toplam net tutarı; atandıkları yeni kadrolarına
ilişkin olarak yapılan her türlü ödemelerin (fazla mesai ücreti ve performansa
dayalı ödül hariç) toplam net tutarından fazla olması hâlinde, aradaki fark
atandıkları kadroda kaldıkları sürece herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın
her ay tazminat olarak ödenir. İsteğe bağlı olarak, atandıkları kadro unvanında
herhangi bir değişiklik olanlarla başka kurumlara geçenlere fark tazminatı
ödenmesine son verilir.
Görev unvanları değişenler veya
kaldırılanlar Kurumda, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl
içinde durumlarına uygun yeni bir kadroya atanır. Atama işlemi yapılıncaya
kadar Kurumca ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilebilirler. Bunlar yeni bir
kadroya atanıncaya kadar eski görev unvanlarına ait aylık ücret (fazla mesai
ücreti hariç), ikramiye ve benzeri adlarla yapılan ödemeleri almaya devam
ederler. Ataması yapılan personelin aylık ücretleri ile her türlü malî ve
sosyal haklarında meydana gelen farklar hakkında da birinci fıkra hükmü
uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte
görev yapmakta olan Kurul Başkan ve üyelerinin üyelikleri görev sürelerinin
sonuna kadar devam eder. Kurul Başkan ve üyelerinin ücretleri ile her türlü
malî ve sosyal haklarında görevde bulundukları sürece bu Kanunda yapılan
düzenlemeler sebebiyle meydana gelen farklar hakkında da birinci fıkra hükmü
uygulanır.
Yukarıdaki hükümler, Fon Kurulu Başkan
ve üyeleri ile bu Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde belirtilen kadrolara
atanacak personel hakkında da uygulanır.
Kamu kurum ve kuruluşları ile Merkez
Bankası personeli iken Kurumda veya Fonda görev alanlar istekleri hâlinde ve bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde talepte bulunmaları
kaydıyla, geldikleri kurumlarda durumlarına uygun bir göreve atanırlar. Bu
takdirde, Kurumda veya Fonda geçirdikleri süreler tâbi oldukları kanun
hükümlerine göre hizmetlerinde değerlendirilir.
GEÇİCİ
MADDE 21. — Bu Kanun uyarınca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi
olan Kurum ve Fon personelinin Kurum ve Fonda geçen hizmet süreleri, öğrenim
durumu itibarıyla yükselebilecekleri dereceyi aşmamak koşuluyla 657 sayılı
Kanunun ek geçici 1, 2 ve 3 üncü maddeleri ile 2.2.2005 tarihli ve 5289 sayılı
Kanun hükümleri dikkate alınarak kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin
tespitinde değerlendirilir.
Bu suretle 5434 sayılı Kanuna tâbi
olan personelin kazanılmış hak aylık derecelerinde değerlendirilemeyen geçmiş
hizmet süreleri emekli keseneğine esas aylıklarında değerlendirilir.
Söz konusu personele, iş mevzuatına
göre herhangi bir tazminat ödenmez. Bu personelin önceden kıdem tazminatı
ödenmiş süreleri hariç kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde geçmiş olan
hizmet süreleri 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu
hükümlerine göre emekli sandığı ikramiyelerinin hesabında dikkate alınır.
GEÇİCİ
MADDE 22. — T.C. Emekli Sandığı dışındaki sosyal güvenlik kurumlarından
emekli olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul ve Fon Kurulu
üyeliklerine atananlardan T.C. Emekli Sandığıyla ilişkilendirilmelerini
isteyenler, göreve başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren T.C.
Emekli Sandığı ile ilişkilendirilirler. Bu süreye ait emekli kesenek ve
karşılıkları genel esaslara göre T.C. Emekli Sandığına ödenir.
GEÇİCİ
MADDE 23. — 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki bankalar,
sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya
bunların teşkil ettikleri birlikler personeli için kurulmuş bulunan sandıkların
iştirakçileri ile malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasından aylık veya gelir
bağlanmış olanlar ile bunların hak sahipleri herhangi bir işleme gerek
kalmaksızın bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç yıl içinde Sosyal
Sigortalar Kurumuna devredilerek 506 sayılı Kanun kapsamına alınır. Devir
tarihi itibarıyla sandık iştirakçileri 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı
sayılırlar.
Devre esas olmak üzere Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Devlet
Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu, Sosyal Sigortalar Kurumu, Sandık iştirakçilerini
istihdam eden kuruluş ve sandığı temsilen birer üyenin katılımıyla
oluşturulacak komisyonca her bir sandık için sandıktan ayrılan iştirakçiler de
dâhil olmak üzere, devir tarihi itibarıyla devredilen kişilerle ilgili olarak,
sandıkların 506 sayılı Kanun kapsamındaki gelir ve giderleri dikkate alınarak
yükümlülüğünün peşin değeri hesaplanır. Peşin değerin aktüeryal hesabında
kullanılacak teknik faiz oranı olarak 30.6.2005 tarihi itibarıyla en uzun
vadeli iskontolu Yeni Türk Lirası cinsinden ihraç edilmiş Devlet iç borçlanma
senedinin ihraç anındaki nominal faiz oranının Orta Vadeli Programda açıklanan
tüketici fiyat indeksi yıl sonu enflasyon hedefi kullanılarak reel hale getirilen
faiz oranı esas alınarak belirlenir.
Belirlenen peşin değer, onbeş yıldan
fazla olmamak üzere, yıllık eşit taksitlerle her yıl için ayrı ayrı Hazine
Müsteşarlığınca açıklanacak Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen
Devlet iç borçlanma senetlerinin yıllık ortalama nominal faizi üzerinden
sandıklardan ve bu sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlardan
müteselsilen Sosyal Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Kanun hükümlerine göre
tahsil edilir.
Devir işlemi tamamlanıncaya kadar,
sandık iştirakçilerine sağlanan sosyal sigorta yardımları ile işirakçilerin
primlerinin tahsiline ilgili sandık mevzuat hükümlerine göre sandıklarca devam
edilir.
Bu
madde kapsamındaki yükümlülüklerin devrinden sonra sandıklar, 506 sayılı Kanunun
öngördüğü sosyal haklarının ve ödemelerinin üzerinde sağladıkları sosyal
sigorta haklarına ve ödemelerine devam edebilirler.
Devralınan iştirakçilerin hizmet
yılları ve primleri ödemek veya ödenmiş olmak suretiyle 506 sayılı Kanuna göre
emsallerine uygun olarak intibaklarının yapılması da dâhil olmak üzere, bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Komisyonun önerisi üzerine
Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir.
Söz konusu sandıklar ve sandık
iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar ile kurum bu madde uygulamasına
ilişkin tüm işlemler nedeniyle doğacak her türlü vergi, resim ve harçtan
muaftır.
Yürürlük
MADDE
170. — Bu Kanunun; 90 ve 91 inci maddeleri bu Kanunun yayımı tarihinden
itibaren iki ay içinde, 168 inci maddesinin (B), (C), (D) ve (E) fıkraları
1.1.2006 tarihinde, diğer maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE
171. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
1
Kasım 2005
(I)
SAYILI CETVEL
KURUMU: BANKACILIK DÜZENLEME VE
DENETLEME KURUMU
SINIF UNVAN DERECE ADET
GİH Başkan Yardımcısı 1 3
GİH Başkanlık Müşaviri 1 5
GİH Daire Başkanı 1 10
GİH Kıdemli Bankalar Yeminli Başmurakıbı 1 30
GİH Kıdemli Bankacılık Başuzmanı 1 20
GİH Bankalar Yeminli Başmurakıbı 1 9
GİH Bankacılık
Başuzmanı 1 4
GİH Başuzman 1 8
GİH Kurum Uzmanı 1 4
GİH Müdür 1 2
AH Avukat 1 1
SH Doktor 1 1
GİH Uzman 1 5
GİH Şef 1 3
GİH Dava Takip Memuru 1 1
GİH Sekreter 1 1
GİH Bankalar Yeminli Başmurakıbı 2 8
GİH Bankacılık Başuzmanı 2 4
GİH Başuzman 2 4
GİH Kurum Uzmanı 2 8
GİH Müdür 2 2
GİH Uzman 2 2
GİH Savunma Uzmanı 2 1
GİH Şef 2 2
GİH Memur 2 2
GİH Sekreter 2 1
GİH Şoför 2 2
GİH Bankalar Yeminli Başmurakıbı 3 13
GİH Bankacılık Başuzmanı 3 12
GİH Bankalar Yeminli Murakıbı 3 20
GİH Bankacılık Uzmanı 3 10
GİH Başuzman 3 4
GİH Kurum Uzmanı 3 4
GİH Uzman 3 5
GİH Şef 3 1
GİH Memur 3 2
GİH Sekreter 3 3
GİH Bankalar Yeminli Murakıbı 4 30
GİH Bankacılık Uzmanı 4 10
GİH Kurum Uzmanı 4 7
GİH Avukat (Kurum Uzmanı) 4 1
AH Avukat 4 1
TH Mühendis 4 1
GİH Uzman 4 3
GİH Şef 4 3
GİH Memur 4 7
GİH Sekreter 4 2
GİH Şoför 4 4
YH Hizmetli 4 1
GİH Bankalar Yeminli Murakıbı 5 30
GİH Bankacılık Uzmanı 5 15
GİH Bankacılık Uzman Yardımcısı 5 2
GİH Kurum Uzmanı 5 4
GİH Uzman 5 5
GİH Şef 5 1
GİH Santral Memuru 5 1
GİH Memur 5 1
GİH Sekreter 5 1
GİH Şoför 5 4
YH Dağıtıcı 5 1
GİH Bankalar Yeminli Murakıbı 6 45
GİH Bankacılık Uzmanı 6 40
GİH Hukuk Uzmanı 6 10
GİH Bilişim Uzmanı 6 15
GİH Bankacılık Uzman Yardımcısı 6 5
GİH Kurum Uzmanı 6 4
AH Avukat 6 1
TH Mimar 6 1
GİH Mütercim-Tercüman 6 2
GİH Şef 6 3
GİH Kütüphaneci 6 1
GİH Sekreter 6 2
TH Teknisyen 6 2
GİH Şoför 6 2
YH Dağıtıcı 6 1
GİH Bankalar Yeminli Murakıbı 7 45
GİH Bankacılık Uzmanı 7 30
GİH Hukuk Uzmanı 7 10
GİH Bilişim Uzmanı 7 15
GİH Bankalar Yeminli Murakıp Yardımcısı 7 10
GİH Bankacılık Uzman Yardımcısı 7 5
GİH Kurum Uzmanı 7 1
AH Avukat 7 1
GİH Mütercim-Tercüman 7 4
SH Doktor 7 1
GİH Şef 7 2
GİH Kütüphaneci 7 1
GİH Memur 7 1
GİH Sekreter 7 10
TH Teknisyen 7 2
GİH Şoför 7 3
GİH Bankalar Yeminli Murakıp Yardımcısı 8 30
GİH Bankacılık Uzman Yardımcısı 8 23
TH Mühendis 8 4
GİH Memur 8 3
GİH Sekreter 8 9
TH Teknisyen 8 3
GİH Şoför 8 1
GİH Bankalar Yeminli Murakıp Yardımcısı 9 45
GİH Bankacılık Uzman Yardımcısı 9 20
GİH Hukuk Uzman Yardımcısı 9 15
GİH Bilişim Uzman Yardımcısı 9 30
AH Avukat 9 3
GİH Mütercim-Tercüman 9 4
GİH Dava Takip Memuru 9 2
GİH Memur 9 5
GİH Şoför 9 2
GİH Santral Memuru 10 1
SH Hemşire 10 1
GİH Şoför 10 1
GİH Koruma ve Güvenlik Görevlisi 10 1
TH Teknisyen 12 3
SH Hemşire 12 1
YH Dağıtıcı 12 2
GİH Koruma ve Güvenlik Görevlisi 12 4
GİH Santral Memuru 13 2
GİH Memur 13 2
YH Dağıtıcı 13 3
YH Hizmetli 13 4
GENEL
TOPLAM 851
(II)
SAYILI CETVEL
KURUMU: TASARRUF MEVDUATI SİGORTA
FONU
SINIFI UNVANI DERECESİ ADET
GİH Başkan
Yardımcısı 1 2
GİH Daire Başkanı 1 10
GİH Başkanlık Müşaviri 1 5
GİH Müdür 1 2
GİH Müdür 3 1
GİH Müdür 4 1
GİH Denetçi 1 2
GİH Denetçi 2 2
GİH Denetçi 3 1
GİH Denetçi 4 1
GİH Denetçi 5 1
GİH Denetçi 6 3
GİH Denetçi 7 5
GİH Denetçi Yardımcısı 7 1
GİH Denetçi Yardımcısı 8 4
GİH Denetçi Yardımcısı 9 5
AH Avukat 1 3
AH Avukat 2 2
AH Avukat 3 3
AH Avukat 4 5
AH Avukat 5 17
AH Avukat 6 14
AH Avukat 7 30
AH Avukat 8 32
AH Avukat 9 24
GİH Uzman 1 15
GİH Uzman 2 15
GİH Uzman 3 16
GİH Uzman 4 30
GİH Uzman 5 30
GİH Uzman 6 40
GİH Uzman 7 40
GİH Uzman Yardımcısı 8 40
GİH Uzman Yardımcısı 9 13
GENEL TOPLAM 415
(III)
SAYILI CETVEL
KURUMU: TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU
POZİSYON
UNVANI ADEDİ
İdarî
Personel 120
Destek
Personeli 35
TOPLAM 155